İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/7676 Karar: 2025/8340 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/7676 K.2025/8340

8. Ceza Dairesi 2025/7676 E. , 2025/8340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/98 E., 2020/593 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/7676 E. , 2025/8340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/98 E., 2020/593 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/7676 E. , 2025/8340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/98 E., 2020/593 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 17.06.2020 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 22.09.2018 tarihli eylem nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz istemi; Savunmalarına itibar edilmediğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın 26.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle sanık hakkında 09.03.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararı verildiği, KDAE kararının kesinleşmesinden önce 11.12.2017 tarihinde, kesinleşmesinden sonra ise 29.04.2018 tarihinde işlediği aynı neviden suç ile KDAE kararını ihlal ettiği, sonrasında, 04.06.2018, 12.07.2018, 22.09.20 18... .02.2019 tarihlerinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu veya kullandığı, bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda: Sanık hakkında, 26.10.2017 tarihli eyleme ilişkin olarak, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2-3. maddesi uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde itiraz süresinin 7 gün olarak belirtildiği, sanığın bu karara, karar tarihi itibariyle 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 09.03.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2020/98 Esas, 2020/593 Karar sayılı, sair yönleri incelenmeyen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Van 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Van 2. Asliye Ceza Mahkemesi sanığı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm etmiş, istinafta ceza artırılmış; sanığın 26.10.2017 eylemine ilişkin verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının içeriğinde itiraz süresinin 7 gün olarak gösterildiği, oysa 15 gün olması gerektiği saptanmıştır.

Hukuki İlke: TCK 191/2-3 uyarınca verilen KDAE kararında itiraz süresi ve mercii usulüne uygun bildirilmemişse karar sanık tarafından öğrenilse bile kesinleşmez; KDAE usulüne uygun kesinleşene kadar işlenen tüm kullanma suçları tek suç sayılır. Karar usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşmeden kovuşturma şartı oluşmadığından CMK 223/8 gereği durma kararı verilmelidir.

Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması

Dava Strateji Notu: Kullanma suçlarında KDAE kararındaki yasa yolu (itiraz süresi/mercii) bildiriminin doğruluğu mutlaka denetlenmeli; hatalı bildirim kararı kesinleştirmez, kesinleşmemiş KDAE sonrası eylemler tek suç sayılır ve kovuşturma şartı oluşmadığından CMK 223/8 uyarınca durma gerekir - bu güçlü bir bozma/beraat stratejisidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla