Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/7719 E. , 2025/10932 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/141 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanu
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/7719 E. , 2025/10932 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/141 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.05.2023 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31/2, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin itirazı üzerine Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2024 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/15855 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/89554 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, 1-Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20. ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca, fiilllerin işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu hâlde, Mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında, Kabule göre de, 2-5271 sayılı Kanun'un 231/7. maddesinde yer alan, " Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 03/10/2019 tarih ve 2019/617 esas, 2019/12136 karar sayılı ilâmı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/03/2015 tarihli ve 2015/4-222 Esas, 2015/48 karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin daha lehe olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 231/7. maddesinde yer alan özel hüküm uyarınca da hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği, ancak şartların gerçekleşmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi veya açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca açıklanması sırasında ise 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevirme zorunluluğunun mahkemece göz önüne alınabileceği, 3-5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinde yer alan "Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir." şeklinde düzenleme uyarınca taksit miktarının 2 olarak belirlenemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca, fiilllerin işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu hâlde, Mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; a) 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan beşinci ve yedinci fıkraları; ''(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.' (7) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.'' Şeklinde düzenlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında adli para cezasına göre daha lehe hukuki sonuç doğuran hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesinde 5271 sayılı Kanun'un 250/9. maddesi uyarınca bir isabetsizlik görülmemiş ise de; Anılan düzenlemeler uyarınca, suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Kanun'un 31/2, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 ay 15 günlük hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine müteakip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, b) Suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükmolunan adlî para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin ilgili bölümünde yer alan "...Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz..." şeklindeki düzenleme uyarınca taksit sayısının dörtten az olamayacağı gözetilmeden iki taksit ile ödenmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2024 tarihli ve 2024/141 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.