Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/7888 E. , 2025/8585 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/661 Esas, 2025/370 Karar SUÇ : Cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/7888 E. , 2025/8585 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/661 Esas, 2025/370 Karar SUÇ : Cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2023 tarihli kararının sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.02.2024 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına dair verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 14.10.2024 tarihli ve 2024/21640 Esas, 2024/7636 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan ya da tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden birinden kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kurul raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, ... Şehir Hastanesince tek hekim tarafından düzenlenen rapor esas alınarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,... Kabul ve uygulamaya göre de;... a. Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası 'Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.' şeklindedir. Somut olayda; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde yer alan 'suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı cezaya hükmolunur' şeklindeki orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları gözetilmeden, eyleminde suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, suç kastının önem ve değeri meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı failin kastına dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik bakımından bir özellik arzetmeyen sanık hakkında hükmedilen temel cezanın üst sınıra yakın şekilde tayini, b. İkinci kez mükerrir olan sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağı hususunun gözetilmemesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine; Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2024/661 Esas, 2025/370 Karar sayılı kararı ile sanığın cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-e, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, eşi olan mağdur ...’i konut içerisinde kapıları kilitleyerek ve anahtarları üzerinde bulundurarak iradesine aykırı şekilde alıkoyduğu, bu süreçte silah ve bıçakla tehditte bulunarak fiziki cebir uyguladığı iddiasına ilişkin olarak; Oluş, dosya kapsamındaki tüm deliller, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında değişmeyen midesinde dinleme cihazı olduğu yönündeki beyanları ile mağdurun sanığın midesine cihaz koyduğunu söyleyerek kendisine saldırdığına dair anlatımları ve bozma ilamı sonrası alınan 08.04.2025 tarihli Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi raporunda sanıkta ceza sorumluluğunu kaldıracak ya da azaltacak nitelikte akıl hastalığı veya zayıflığı saptanmadığı yönündeki tespit birlikte değerlendirilmiştir. Yargılama işlemlerinin usule uygun yürütüldüğü, ileri sürülen iddia ve savunmaların delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, mahkemece oluşturulan vicdani kanaatin dosya kapsamındaki veriler ile kriminal raporlar ve bozma ilamındaki tespitlere uygun olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; mağdurun 16.04.2023 tarihinde saat 02:20’de babasına, ertesi sabah 10:30’da ise kardeşine “evden çıkamıyorum, zorla tutuyor, evde silah var, ateş etti” içerikli mesajlar gönderdiği; kolluk tutanakları ve tanık polis memurlarının anlatımlarına göre, ekipler eve ulaştığında sanığın mağdurun başına silah dayadığı ve “öldüreceğim, kimse beni alamaz” şeklinde sözler söylediği, müdahale sırasında arka bahçeden kaçmaya çalışırken yakalandığı; olay yeri incelemesinde ev içinde isabet izleri ile kovan ve çekirdek parçalarının bulunduğu, konut kapılarının kilitli olduğu ve çıkış yollarının engellendiğinin anlaşıldığı; böylelikle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak, kesin delillerle sabit olduğu kabul edilmiştir. Sanığın mağduru serbest iradesiyle ve güvenli bir ortamda bırakmadığı, aksine alıkoyma eylemine kolluk müdahalesi gerçekleşinceye kadar devam ettiği ve yakalanma anında dahi mağdurun başına silah dayamayı sürdürdüğü sabit olduğundan, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yine sanığın kıskançlık nedeniyle suçu işlediğine dair savunması karşısında, tahriki doğuran mağdurdan kaynaklanan somut ve haksız ilk fiilin dosyada ortaya konulamadığı gözetildiğinde, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmamıştır. Ayrıca, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinde 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca, ikinci defa tekerrür hâlinde dahi süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabileceği ve bu kapsamda denetimli serbestlik tedbirinin de uygulanabilir olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle, yerel mahkemenin sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi sonrası denetimli serbestlik tedbirine ilişkin uygulama, yürürlükteki mevzuata uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2024/661 Esas, 2025/370 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ve oybirliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.11.2025 tarihinde karar verildi.