Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/824 E. , 2026/1777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2837 Esas, 2024/2023 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/824 E. , 2026/1777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2837 Esas, 2024/2023 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2023/338 Esas, 2024/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 58, 63, 54/1, 54/4 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.11.2024 tarihli ve 2024/2837 Esas, 2024/2023 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, önleme araması kararı bulunmadığına dolayısıyla arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurduğuna, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunamadığına, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 10/06/2023 tarihinde kolluk görevlilerinin .. Mahallesi, .. .. Bulvarı üzerinde devriye görevini ifa ettiği sırada seyir halinde olan ve sanık ...'nun içerisinde bulunduğu aracın durdurulduğu, araçtan inen sanığın yapılan kaba üst yoklamasında kabarıklık olduğunun fark edilmesi üzerine suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda cebinde bulunan şeffaf poşete sarılı vaziyette kullanım sınırı üzerinde sentetik ... maddesini teslim ettiği olayda sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin usule uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, yakalama ve üst arama tutanağı, elkoyma tutanağı, Adli Tıp raporu, kriminal raporu, sanığın aşamalarda ele geçirilen maddelerin tarafına ait olduğuna dair savunmaları ile ele geçirilen maddenin niteliği ve madde miktarının kişisel kullanım sınırı üzerinde olması karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, sanığın suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde kabul edilebilecek bir eylemi bulunmadığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.11.2024 tarihli ve 2024/2837 Esas, 2024/2023 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Adana'da devriye görevi sırasında seyir hâlindeki araç durdurulmuş, araçtan inen sanığın kaba üst yoklamasında fark edilen kabarıklık sorulunca sanık, cebindeki şeffaf poşete sarılı, kullanım sınırının üzerindeki sentetik uyuşturucuyu teslim etmiştir. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi 15 yıl hapis ve mükerrirlere özgü infaz rejimine hükmetmiş; 8. Ceza Dairesi, önleme araması kararı bulunmadığı ve etkin pişmanlığın uygulanmadığı yönündeki itirazları reddederek hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Kişisel kullanım sınırının üzerindeki madde miktarı, sanığın maddelerin kendisine ait olduğunu kabul eden savunmalarıyla birleştiğinde ticaret suçunun sübutu için yeterlidir; etkin pişmanlık ise ancak sanığın suçun ortaya çıkarılmasına yardım niteliğinde bir eylemi varsa uygulanabilir, maddeyi yakalanınca teslim etmek bu kapsamda değildir.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm onanmış, salıverilme talepleri reddedilmiştir; arama usule uygun bulunmuş, ayrıca alt sınırdan uzaklaşılmadan eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından sadece eleştirilmiştir.
Dava Strateji Notu: Yakalama anında maddeyi kendiliğinden teslim etmek etkin pişmanlık sayılmaz; indirimden yararlanmak için sanığın kaynak, satıcı veya başka failler hakkında suçun ortaya çıkmasına somut katkı sunması gerekir. Müdafi bu ayrımı müvekkile soruşturmanın en başında anlatmalıdır.