Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/816 E. , 2026/1291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2717 Esas, 2024/2038 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/816 E. , 2026/1291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2717 Esas, 2024/2038 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2024 tarihli ve 2024/51 Esas, 2024/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53, 63, 54/1, 54/4 maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/2717 Esas, 2024/2038 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın ele geçirilen maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğuna, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 21.11.2023 tarihinde kolluk görevlilerinin İskenderpaşa Mahallesi üzerinde devriye görevlerini ifa ettikleri esnada durumundan şüphelenerek durdurulan sanık ...'nin yapılan kaba üst yoklamasında montunun sol cebinde kabarıklık olduğunun fark edilmesi üzerine, suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda şeffaf poşetler içerisinde bulunan bir miktar esrar, metamfetamin, .. ve ..ihtiva eden uyuşturucu maddeler ile 4 adet şeffaf kağıdı, 2 adet şeffaf klipsli poşeti ve 1 adet hassas teraziyi rızası ile teslim ettiği olayda sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, üst arama tutanağı, tartı tutanağı, kriminal raporu ile birlikte ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği, çeşitlilik arz etmesi, farklı neviden oluşu ve hassas terazinin mevcudiyeti karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/2717 Esas, 2024/2038 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 21.11.2023 tarihinde İskenderpaşa Mahallesi'nde devriye gezen kolluk, durumundan şüphelendiği sanığı durdurmuş; kaba üst yoklamasında montunun sol cebindeki kabarıklık fark edilince sanık, esrar ve metamfetamin dahil farklı türde uyuşturucu maddeleri, şeffaf kağıtları, klipsli poşetleri ve hassas teraziyi rızasıyla teslim etmiştir. Ağır ceza mahkemesinin ticaret suçundan verdiği mahkûmiyete yönelik istinaf düzeltilerek reddedilmiş, 8. Ceza Dairesi hükmü onamıştır.
Hukuki İlke: Ele geçirilen uyuşturucuların farklı neviden ve çeşitlilik arz etmesi, paketleme malzemeleri (şeffaf kağıt ve klipsli poşetler) ile hassas terazinin birlikte bulunması, maddelerin ticari amaçla bulundurulduğunun kabulü için yeterli delil bütünü oluşturur; sanığın maddeleri rızasıyla teslim etmiş olması suç vasfını kullanma amacına çevirmez.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm onanmış ve salıverilme talebi reddedilmiştir; madde çeşitliliği, paketleme malzemeleri ve hassas terazi karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayalı beraat talebi yerinde görülmemiştir.
Dava Strateji Notu: Üzerinde birden fazla tür madde ile birlikte boş poşet, şeffaf kağıt ve terazi taşıyan şüpheli için 'kullanıcıyım' savunmasının başarı şansı çok düşüktür; savunma bu tablodaki her bir unsurun (özellikle paketleme malzemesinin) günlük hayatta meşru kullanımına dair somut açıklama getiremiyorsa, hedefi vasıf tartışması yerine ceza bireyselleştirmesine kaydırmak daha gerçekçidir.