İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/818 Karar: 2025/5390 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/818 K.2025/5390

8. Ceza Dairesi 2025/818 E. , 2025/5390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/295 (E) ve 2024/477 (K) SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kur

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/818 E. , 2025/5390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/295 (E) ve 2024/477 (K) SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kur

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/818 E. , 2025/5390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/295 (E) ve 2024/477 (K) SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2021/275 Esas, 2022/220 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 04.06.2024 tarihli ve 2024/1155 Esas, 2024/4792 Karar sayılı kararı ile "sanık hakkında 24.04.2021 tarihli suçundan dolayı 21.12.2021 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı ve sanığın mahkum olduğu; temyize konu 05-07.09.2021 tarihli suç nedeniyle de Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2021 tarihli iddianamesi ile açılan dava üzerine, sanığın incelemekte olduğumuz dosya kapsamında mahkum olduğu anlaşıldığı ve her iki eylemin de ilk iddianamenin düzenlenmesinden önce işlendiği ve hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi bakımından uyuşturucu ticareti suçundan açılmış başkaca soruşturma veya dava dosyası olup olmadığı da araştırılarak söz konusu dosyalar da getirtilip incelenerek davaların birleştirilmesi, bu mümkün olmadığında bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulmasından sonra hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlenmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmıştır. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2024 tarihli ve 2024/295 Esas, 2024/477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43, 62, 52 ve 53, maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın cezalandırılma gerekçesinin iki adet tanık beyanından ibaret olduğuna, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırında olduğuna, ev ve araç aramasında suç unsuruna rastlanmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın kullanıcı tanıklara uyuşturucu madde sattığı ve satışa arzettiği iddiasına ilişkin olarak, Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğının saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği ve tüm dosya kapsamına göre kabulün yerinde olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2024 tarihli ve 2024/295 Esas, 2024/477 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, kullanıcı tanıklara uyuşturucu madde sattığı iddiasıyla Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmış; Dairenin daha önceki bozma kararında mükerrer cezalandırmanın önlenmesi için sanık hakkında başka soruşturma/dava bulunup bulunmadığının araştırılması istenmişti. Bozma üzerine yeniden kurulan mahkûmiyet hükmü, TCK 188/3, 43, 62, 52 ve 53. maddeler uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve adli para cezası şeklinde temyize gelmiştir.

Hukuki İlke: İki kullanıcı tanığın beyanı, dosya kapsamıyla uyumlu ve kesin verilere dayanan diğer delillerle desteklendiğinde uyuşturucu ticareti suçunun sübutu için yeterli görülebilir; ele geçen madde miktarının kullanım sınırında olması tek başına satış eylemini ortadan kaldırmaz.

Uygulama Sonucu: Onama. Yargılama işlemlerinin usule uygun yapıldığı, suç vasfının doğru belirlendiği ve kabulün yerinde olduğu gerekçesiyle temyiz istemi esastan reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: Kullanım sınırı savunması yapan müdafi, tanık beyanlarını tek dayanak gösterip diğer delilleri (ev/araç araması sonucu) çürütmeye odaklanmalı; ayrıca aynı sanığa ait paralel dosyalarda mükerrer cezalandırma ve dava birleştirme talebini erkenden gündeme getirmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla