İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/9118 Karar: 2025/11067 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/9118 K.2025/11067

8. Ceza Dairesi 2025/9118 E. , 2025/11067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/212 E., 2023/499 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8 Ce

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/9118 E. , 2025/11067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/212 E., 2023/499 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8 Ce

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/9118 E. , 2025/11067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/212 E., 2023/499 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8 Ceza Dairesinin 21.05.2025 tarihli ve 2024/18563 Esas, 2025/4100 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanuni süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 192/3. maddesi kapsamında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozma ilâmının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve ikinci kez tekerrüre esas alınan Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2014 tarihli ve 2013/377 Esas, 2014/15 Karar sayılı ilamda tekerrüre esas alınan Bakırköy 11. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2012/200 Esas, 2013/249 Karar sayılı ilamın “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşması durumunda, “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması sonucuna göre ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dava dosyası kapsamına göre, olay günü sanığın, temyiz isteminden vazgeçen sanık ... ile birlikte kaldığı evde uyuşturucu satışı yaptıkları istihbari bilgisi üzerine, Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı gereğince evde yapılan aramada kokain ve esrar bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Olay tutanakları, kriminal rapor ve ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı, paket sayısı ile çeşitliliğine göre ele geçen uyuşturucu maddeleri ticari amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ihbar üzerine sanık ...'in kardeşi ile birlikte kaldığı sabit olan evde yapılan arama sonucu suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildikten sonra soruşturma aşamasında ele geçen 28 gr esrarın kendisine ait olduğunu beyan eden ancak sonraki aşamalarda bu beyanından da dönen sanık ...'in suça konu uyuşturucu maddelerin bir kısmının kendisine ait olduğunu ikrarı ile uyuşturucu ile ilgili kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiğinden bahsedilemeyeceğinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2024/18563 Esas, 2025/4100 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.02.2024 tarihli ve 2024/328 Esas, 2024/354 Karar sayılı kararında sanık müdafiince belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna yönelik Üye ... ve Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Ceza Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli, 2023/10-53 Esas ve 2025/207 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, "5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranmalıdır: 1- Fail TCK'nın 1 88... . maddelerinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır. 2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır. 3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır. 4- Hizmet ve yardım, gönüllü olarak, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından/soruşturma başlamasından sonra ancak hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir. 5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir. 6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır. "Gönüllülük", Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde; "bir iş yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken üstlenen" olarak tanımlanmıştır. Pişmanlık ve gönüllülük failin psikolojik dünyasıyla alakalı ve son derece soyut kavramlar olması nedeniyle sanığın gerçek ve samimi bir pişmanlık duyup duymadığı veya gönüllü olup olmadığının tespiti fevkalade zordur. Suç sonrasındaki tutum ve davranışların belli ölçüde cezadan kurtulma düşüncesine dayanması son derece insani bir durumdur (Baba, Türk Ceza Hukukunda Etkin Pişmanlık 2013 baskı syf 98). Bu nedenle aslında saptanmaya çalışılacak olan, failin salt cezadan kurtulma saikiyle değil fiilin yarattığı haksızlığı gidererek legaliteye dönme düşüncesiyle hareket edip etmediği hususudur ki bu da ancak her somut olay özelinde kişinin dış dünyaya yansıyan davranışlarıyla belirlenebilir." Bu açıklamalar ışığından somut olay değerlendirildiğinde, sanık ... üzerinden herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmediği ve ikamete geldiği anda elinde alüminyum folya da bulunmadığı, arama için uyuşturucu maddelerin bulunduğu ikamete gidildiğinde temyiz talebinden vazgeçen sanık ...'nın orada bulunduğu ve ....'un üzerinden çıkan anahtar ile evin açıldığı nazara alındığında, sanık ...'in hakkında mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli olmayan soyut ihbar haricinde ....'un yakalandığı ikamet ile ilişkisi olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı aşmada ve diğer sanık ...'un beyanınından da önce arama yapıldığı sırada ikamette bulunan esrarın kendisine ait olduğunu beyan ederek ikamet ile ilişkisi olduğunu ve kendi suçunu ortaya çıkardığı, İlk Derece Mahkemesinin "soruşturma aşamasında müdafi huzurunda vermiş olduğu beyanında 28 gr Esrar maddesinin kendisine ait olduğu beyan etmesi, kardeşi olan sanık ...'un da benzer beyanlarda bulunduğu görülmüş, sanıklar isnat edilen eylemde ele geçirilen maddeleri kendi aralarında kullanım sınırları içerisinde pay ederek maddeleri sahiplenmişler" şeklindeki gerekçesi ile sanık ...'in mahkumiyetinde kendi beyanın hükme esasa alındığı, Ceza Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere sanığın vermiş olduğu beyanında sebat etmesinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları arasında bulunmadığı, suç sonrasındaki tutum ve davranışların belli ölçüde cezadan kurtulma düşüncesine dayanmasının son derece insani bir durum olduğu ve bu nedenle beyan değiştirmesinin sanık aleyhine yorumlanamayacağı anlaşılmakla sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluşması nedeni ile sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilmesi ve temyiz isteminin esastan reddedilmesi gerektiğine ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir. 22.12.2025

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanığın kardeşiyle kaldığı evde uyuşturucu satışı ihbarı üzerine savcı arama kararıyla evde kokain ve esrar ele geçirilmiştir. Sanık, soruşturmada 28 gram esrarın kendisine ait olduğunu beyan edip sonra dönmüş; daireden verilen bozma ilamına karşı Başsavcılık, TCK 192/3 etkin pişmanlığın uygulanmaması gerektiği gerekçesiyle itiraz etmiştir.

Hukuki İlke: TCK 192/3 etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için failin kendi suçunun ya da başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde ve gönüllü katkı sağlaması gerekir; ele geçen maddenin bir kısmının kendisine ait olduğunu ikrar edip sonra dönen sanığın, kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiğinden söz edilemeyeceğinden etkin pişmanlık koşulları oluşmamıştır.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: TCK 192/3 etkin pişmanlık, zaten ele geçmiş maddeyi sahiplenen ikrarla değil, resmi makamların bilmediği bir suçu veya suç ortağını ortaya çıkaran gönüllü ve sonuca etkili katkıyla kazanılır; karşı oyun aksi yöndeki görüşü de savunma dilekçesinde dayanak yapılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla