KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2012/9345 E., 2012/8484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Şikayetçi vekili dilekçesinde takip dayanağı ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını belirtip takibin iptalini istemiş, mahkemece ilamın hüküm fıkrasında istirdata karar verildiğinden şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak ilama dayanarak ilamlı icra takibi yapılabilmesi için hükmün kesinleşmiş olması şart değildir. Yine 1086 sayılı HUMK.nun 443/1. (HMK.nun 367/1) maddesi gereğince kural olarak temyiz edilmiş olması da ilamın icrasını durdurmaz.
Ancak, bazı istisnai durumlarda ilam kesinleşmedikçe icraya konulamaz. Bu istisnaların bir bölümü HUMK.nun 443/2. maddesinde belirtildiği gibi bir bölümü de özel yasalarında gösterilmiştir. Bu istisnai hükümlerden birisi de 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72. maddesinin 4 ve 5. fıkralarında düzenlenmiştir. Buna göre, menfi tespit konulu ilamın anılan maddeler karşısında kesinleşmeden takibe konulabilmesi olanaklı değildir. Menfi tespit istemi yargılama aşamasında istirdata dönüşse de yasa gereği bu tür ilamların icrası için kesinleşme şartı aranmalıdır.
Somut olayda takip dayanağı ilam “borçlu olmadığının tespitine ve haksız ödenen 2675 TL'nin istirdatına ilişkin olup, yukarıdaki açıklamalar nazara alındığında” kesinleşmeden takibe konulması usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.
Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/9345, K. 2012/8484, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama