KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/12144 E., 2018/990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Taşınır mal haczinden kaynaklanan İstihkak İddiası
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 05.04.2014 ve 08.04.2014 tarihlerinde yapılan hacizler sırasında haczedilen menkullerin davacıya ait olduğunu, borçluyla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili; mülkiyet karinesinin alacaklı lehine olduğunu, bunun aksinin kesin delillerle davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, borçlunun istihkak iddiasına konu restorantın gerçek işletmecisi olduğunu, sadece kağıt üzerinde davacı işletiyor gibi gösterildiğini, borçlunun MERNİS adresi ile ikamet adresinin haciz yapılan adres olduğunu, borçlu ile davacının evli olduklarını, “..” şeklindeki işletme isminin dahi borçlunun ismini taşıdığını, iletişim telefon numarasının borçlu üzerine kayıtlı olduğunu, bu işletme ile borçlunun doğrudan ilgili olduğunu,
web sitelerindeki tanıtımlarda sürekli borçlunun isim ve ünvanının kullanıldığını, işyerinin inşaatının borçlu tarafından yapıldığını öğrendiklerini, borçlunun danışıklı şekilde tüm mal varlığını üçüncü kişiler üzerine geçirdiğini, eşini alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla işletmeci gösterdiğini, aralarında organik ve fiili bağ bulunduğunun açık olduğunu, davacının böyle bir işletme açmak için maddi gücünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işyerinin borçluya ait olduğu, hacze konu eşyanın da borçlunun işyerinde haczedildiği, bu yönden davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, hacze konu eşyaya yönelik takibin devamına İİK'nun 36/son maddesi gereğince, hacze konu eşyanın tedbiren satışının önlenmesi bakımından, davacıdan alınan 8.000,00 TL teminat bedelinin karar kesinleştiğinde davalı alacaklıya ödenmesine, İİK'nun 97/13. maddesi gereğince hacze konu 8.000,00-TL'lik miktarın %20'si oranında tazminatın davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Teminat bedelinin iadesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı üçüncü kişi, 8.000 TL tutarındaki teminat bedelini 25.04.2014 tarihinde yatırmış olup, buna dair makbuzu dosyaya sunmuş ve akabinde mahkemece 25.04.2014 tarihinde takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş, temyize konu hükmün 2. bendinde ise, İİK'nun 36/son maddesi gereğince hacze konu eşyanın tedbiren satışının önlenmesi bakımından davacıdan alınan 8.000,00 TL teminat bedelinin karar kesinleştiğinde, davalı alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir. Ancak davacının temyize konu davada 3. kişi konumunda bulunması, takip borçlusu olmaması hususu dikkate alındığında bu teminat bedelinin alacaklıya ödenmesine dair kabul yerinde görülmemiş, hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/12144, K. 2018/990, 22 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama