KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/510 E., 2020/5655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptal Ve Tescil
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazın vekil edenin de hissesi olduğunu, uzun zamandır vekil edeni tarafından kullanıldığını, taşınmazda 8/40 hissesi olan ... kızı ...'yı bilen ve tanıyan kimse olmadığını belirterek, ... kızı ... adına kayıtlı olan 8/40 hissenin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin Hazine yönünden temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Dava, TMK'nin 713/2. fıkrasındaki ''...maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan...'' hukuki sebebine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Bu tür davalarda tapu kütüğünün tutulmasından devletin sorumlu olması, tapunun gereği gibi tutulamaması sonucunda koşulların oluşması halinde TMK’nin 1007. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olması ve diğer yandan ise malikin dava tarihinde bilinmediği kabul edildiğinden aynı Kanun'un 501. maddesine göre tapu malikinin hiç mirasçı bırakmadan ölmesi halinde ölen gerçek kişinin mirasının devlete kalacak olması halinde başlangıçta davalı olarak Hazine gösterilmek suretiyle taraf teşkili sağlanabilir.
Yargıtayın ve Dairemiz sapmaksızın kökleşmiş içtihatları da bu yöndedir. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının davasını Hazine yönünden taraf delilleri toplanarak kanun ve Yargıtayın belirlemiş olduğu ilkeler ve esaslar çerçevesinde tapu maliki olan “... kızı ...”nın bilinen kişi olup olmadığı tartışılıp değerlendirilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/510, K. 2020/5655, 1 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama