KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/10782 E., 2023/5747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
Karar Metni
1.340 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
...
MAHKEMESİ
... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI
2018/2005 E., 2019/1513 K. ... ... ...
İLK DERECE MAHKEMESİ
Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2011/648 E., 2017/51 K.
Taraflar arasında görülen kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldığı iddiasına dayalı tapu kaydının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ...,... köyünde kain 3890 parsel ... taşınmaz 31.450 m2 yüzölçümü ile ve tarla vasfıyla, Bursa Tapulama Mahkemesinin 1978/7 Esas ve 1979/379 Karar ... ilamı ile davalılar ve murisleri adına hükmen tescil edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3890 parsel ... taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, ancak sözkonusu taşınmazın aynı köyde bulunan 4390 ... orman parseli ile mükerrer tescilli olduğunu açıklayarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davalıların taşınmaza müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın vekil edenleri adına Tapulama Mahkemesi kararı ile tescil edildiğini, bu karar verilirken gerekli araştırmaların yapıldığını ve taşınmazın orman vasfında olmadığının tespit edildiğini, hak düşürücü sürenin de geçtiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 1058 ve 3890 nolu parsellerin 3884 nolu parselle mükerrer tescilli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3890 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili istinaf başvuru dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın Tapulama Mahkemesi kararı ile vekil edenleri adına tescil edildiğini, taşınmazın orman vasfında olmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 ... Orman Kanunu (6831 ...
Kanun) hükümleri uyarınca 1982 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının 1970 yılında yapılan genel arazi kadastrosuna karşı ikinci kadastro kabul edilemeyeceği, davanın mükerrer kadastrosunun iptali davası olmadığı, talebin kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin olduğu, dosyada yer alan bilirkişi raporlarından dava konusu 3890 numaralı parselin tamamının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının sabit olduğu,
davanın kabulü ile 3890 nolu parselin tapu kaydının iptaline yönelik ilk derece mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısın davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Tapulama Mahkemesi kararı ile vekil edenleri adına gerekli araştırmalar yapılarak tescil edildiğini, tescil tarihinde taşınmazın mera vasfında olduğunun tespit edildiğini ve hiçbir zaman orman vasfında olmadığını açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun), 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun)
3. Değerlendirme Bilindiği üzere, bir yerde kesinleşmiş orman tahdidi varsa o yerin orman vasfında olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla tespit edilir.
6831 ... Orman Kanunu'nun 11 inci maddesinde, orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritaların askı suretiyle ilan edileceği, bu ilanın ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmünde sayılacağı düzenlenmiş ise de, davaya konu tahdidin ilan edildiği 21.4.1982 tarihinde yürürlükte bulunan, 6831 ... Kanun'un 1744 ... Kanun'la değişik 11 inci maddesinde.
"Orman kadastro ekiplerince düzenlenen tutanakların ve orman kadastro komisyonunca verilen kararların askı suretiyle ilanı ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir.
Ancak; ekiplerin sınırlama çalışmaları sırasında, sahibi, kanuni mümessili veya vekili hazır bulunmayan taşınmaz mallar sınırlama tutanağında orman sınırları içinde gösterilmiş ve Komisyon Başkanlığına da 30 günlük süre içinde itiraz edilmemiş ise, bu gibi taşınmaz malların bilirkişi beyanına göre tutanağa adı yazılan ilgililerine mahkemeye müracaatla itiraz davası açabilecekleri, Komisyon Başkanlığıca Tebligat Kanununda belirtilen esaslar dahilinde tebliğ olunur" şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Ayrıca, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 705/1 inci maddesine göre, miras, Mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır.
Açıklaması yapılan Kanuni düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar davaya konu 3890 parsel ... taşınmazın tapu kaydı, 28.2.1985 tarihinde, tescil hükmüne istinaden oluşturulmuş ise de, sözkonusu işleme esas olan Bursa Tapulama Mahkemesinin tescil kararı 30.6.1981 tarihinde kesinleşmiş olup, taşınmaz mülkiyeti 21.4.1982 tarihinde yapılan orman kadastrosu işlemleri sırasında davalılara ait bulunmaktadır.
Bu durumda, davacı ... İdaresi tarafından, orman kadastro ekiplerince düzenlenen tutanakların ve orman kadastro komisyonunca verilen kararların davalılara / murislerine, Tebligat Kanununda belirtilen esaslar dahilinde tebliğ olunduğu iddia ve ispat edilmediğine göre, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kesinleşmiş orman tahdidi bulunduğundan bahsedilemez.
Dava konusu taşınmazın tesciline ilişkin yargılamada orman idaresi taraf da olmadığından, taşınmazın orman vasfında olup olmadığının belirlenmesi açısından, Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu kaydının oluşumuna esas Bursa Tapulama Mahkemesi'nin 1978/7 Esas ve 1979/329 Karar ... dosyası ile yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen,
davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli. 3116, 4785 ve 5658 ...
Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli,
taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 ...
Orman Kanunu'nun 17/2 inci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/10782, K. 2023/5747, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama