İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/11004 K.2023/1802

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 611 parsel yönünden davanın usulden reddine, 612 ve 163 parseller yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Esas2021/11004Karar2023/1802Tarih27 Mart 2023Okuma7 dk · 1.412 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/11004 E., 2023/1802 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mart 2023
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1286 E., 2019/1434 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/1 E., 2019/404 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.412 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 611 parsel yönünden davanın usulden reddine, 612 ve 163 parseller yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı ... dava dilekçesinde. Adana ili ... ilçesi ...

Mahallesi 163 ve 353 parsel sayılı taşınmazların davalı adına kayıtlı olduğunu, 163 parselin zuhulen davalı adına yazıldığını, oysa bu gayrimenkulü 1969 yılında kendisinin yaptırdığını, söz konusu parselde davalının hiç bir hak, zilyetlik ve tasarrufunun olmadığını, önceki yıllarda depremde evinin zarar gördüğünü, kendisine deprem yardımı yapıldığını, taşınmazının deprem sigortası, elektrik saati ve su saatinin kendisi adına olduğunu, taşınmazın ecrimisil bedelinin kim tarafından ödendiğinin sorulması gerektiğini,

orman kadastro memurlarının söz konusu parselle ilgili yapmış oldukları çalışmada da gayrimenkulün tarafına ait olduğunun tescillendiğini, yine Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/227 Esas ve 2003/283 Karar sayılı dosyasında da söz konusu gayrimenkulün tarafına ait olduğu hususunun davalılar tarafından kabul edildiğini, Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/780 Esas sayılı dosyasında da aynı şekilde davalıların beyanlarının olduğunu ileri sürerek, 163 ve 353 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tarafına tesciline karar verilmesini istemiştir.

2. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu ve 2/B çalışması 2005 yılında yapılmış, 2006 yılında kesinleşmiş olup, 2010 yılında ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya konu ettiği taşınmazın müvekkili adına kayıtlı olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu ... Mahallesi, 353 nolu parselin Kozan 1. Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas ve 2012/2 nolu Kararı ile hükme bağlandığını, bu davanın davacısının ..., davalılarının ... ve ... olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. "Davaya konu 353 parselin karayolları kamulaştırması ile 611 ve 612 parseller olduğu, 612 parselin yol olup dava konusu olan yerin ... Mahallesi 611 parsele isabet ettiğinin anlaşıldığı, 611 parsel yönünden.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinde dava şartlarının sayıldığı, bu dava şartlarından i bendinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmünün yer aldığı, dosya içerisine alınan Kozan Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas ve 2012/2 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda dava konusu ...

Köyü 353 parsel (611 parsel) sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, verilen kararın 11.10.2012 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın davalı ...'in değil, oğulları olan ... ve ... adlarına 1/2'şer hisseli olarak kayıtlı olduğu, dava konusu 163 parsel yönünden; kadastro komisyonunca parselin iptaline karar verildiği, dava konusu 612 parsel yönünden ise.

Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırma işlemi sonucunda yol olduğu" gerekçe gösterilerek 611 parsel yönünden; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/(1)-i maddesi gereğince kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, 163 parsel yönünden; kadastro komisyonunca bu parselin iptaline karar verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, 612 parsel yol olarak görüldüğünden bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli inceleme yapılmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğini, söz konusu parsellerle ilgili daha önceden Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/227 Esas sayılı dosyasında davalının beyanda bulunduğunu, gayrimenkulün tarafına ait olduğunu teyit ettiğini, aynı şekilde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/780 Esas sayılı dosyasında da davalıların gayrimenkulün tarafına ait olduğu yönünde beyanları olduğunu,

Kozan 1. Kadastro Mahkemesi'nin 2010/3 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu davada davalı avukatı Av. ... ve dosyaya bakan hakimin Fetö-PYD'de terör örgütü üyeliğinden ceza aldığını, bu dosyanın hükme esas temel alınmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, söz konusu gayrimenkulü 1969 yılında kendisinin yaptırdığını, elektrik ve su saatleri ve gayrimenkulün zilyetliğinin bu tarihe kadar tarafına ait olduğunu, bu hususların hiçbirisinin dikkate alınmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğini açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 353, 356, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 114 üncü maddeleri,

3. Değerlendirme

1. Dosya kapsamından, dava konusu edilen 353 parsel sayılı taşınmazın, 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 4.920 m2 yüzölçümlü olarak, tarla vasfıyla, beyanlar hanesine "Mehmet evlatları ... ve ...’in müştereken kullanımındadır.

2.249,16 m2’lik kısmı KGM lehine kamulaştırma sahası içinde kalmaktadır" şerhleri verilmek suretiyle Hazine adına tespit edildiği, eldeki davanın davacısı ...'in, kullanıcı tespitine itiraz ettiği, Kozan 1.Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas ve 2012/2 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu davanın reddedildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminde geçerek 11.10.2012 tarihinde kesinleştiği, daha sonra 2013 yılında 353 parselin 611 ve 612 parsel olarak ifraz edildiği, 612 parselin, yol vasfıyla 2.249 m2 yüzölçümlü olarak tapuda Hazine adına kayıtlı olduğu,

611 parselin ise, 2.671,01 m2 yüzölçümlü olarak olarak 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca, dava dışı kişiler olan kullanıcıları ...'e 2013, ...'e ise 2014 yılında satıldığı ve halen adı geçen bu kişiler adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; tapu iptali ve tescil davasının, tapuda malik olarak gözüken kişilere karşı açılabileceği, davacının 353 parsel hakkında, davalı ...'e karşı dava açtığı, ancak 353 parselin ifrazı sonucu oluşan 611 ve 612 parsel sayılı taşınmazların malikinin davalı olarak gösterilen bu kişi olmadığı sabit olduğuna göre; İlk Derece Mahkemesince, 611 ve 612 parseller yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Kaldı ki; bir hükmün başka bir dava açısından kesin hüküm teşkil edebilmesi için her iki davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince, 611 parsel açısından Kozan 1. Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas sayılı dosyasında verilen kararın eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle usulden red kararı verilmiş ise de, kadastro mahkemesinin anılan kararı ile eldeki davanın taraflarının aynı olmadığı, kadastro mahkemesindeki dava kullanıcı şerhine itiraz konulu iken, eldeki davanın ise tapu iptal ve tescil istemini içerdiği göz önüne alındığında Kadastro Mahkemesince verilen kararın eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceği açıktır.

2. Bir diğer dava konusu olan 163 parselin ise, dosya kapsamına göre, 1960 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında senetsizden tarla vasfı ile 12.840 m2 yüzöçümlü olarak ...., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edildiği, Orman İdaresinin itirazıyla Tapulama Komisyonunun 15.07.1970 sayılı kararı sonucu tapulama harici orman sayılan yer olarak bırakıldığından sicilden terkin edildiği;

tesis paftası ve 681 sayılı Orman Kanunu' nun 2/B maddesi uyarınca yapılan işleme ilişkin harita incelenerek TKGM parsel sorgudan yapılan araştırmada, 163 parselin bulunduğu alanın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca yapılan işlemle orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu alanda 3402 sayılı Kanun'un EK-4 üncü maddesi uyarınca kadastro tutanağı düzenlenerek kullanıcı belirlemeleri yapıldığı ve tapu oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, bu doğrultuda ilk tesis kadastro paftası ile 3402 sayılı Kanun' un Ek-4 üncü maddesi kapsamında yapılan çalışma sonucu ortaya çıkan kadastro paftası ve 681 sayılı Orman Kanunu' nun 2/B maddesi uyarınca yapılan işleme ilişkin harita çakıştırılmak suretiyle dava konusu 163 parselin kapsadığı taşınmazlar tespit edilerek, o parseller açısından usul ve esas bakımından değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava konusu 163 parsel hakkında hiç araştırma yapılmaksızın kadastro komisyonunca bu parselin iptaline karar verildiğinden bahisle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/11004, K. 2023/1802, 27 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/11004
Karar No
2023/1802
Tarih
27 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/11021 K.2023/1446
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/11035 K.2023/2223
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/11036 K.2023/2221
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/11039 K.2023/1230
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/11046 K.2023/2161
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/11059 K.2023/1056

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.