KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/12651 E., 2023/3410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/130 E., 2019/517 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davanın konusu; ... ili ... ilçesi , 1976 parsel 687,39 m2 tarla ile aynı yer 1977 parsel 383,32 m2 tarla vasfıyla 03.02.2012 tarihinde tesis kadastrosu yoluyla tam hisse ile ... adına kayıtlı taşınmazlara ilişkindir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1976 ve 1977 parsellerin 2012 yılında yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına yazıldığını, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, taşınmazın davalı tarafından kullanılmadığını, çalılıkla kaplı yer yer ... ve ... ağaçlarının bulunduğunu, bu nedenle tapuların iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; 51 yıldır bu topraklarda yaşadığını, 1990 dan bu yana ekip biçtiğini, ... ... ile görülen davalar nedeniyle taşınmaza gidemediğinden maki bitkisinin oluştuğunu, önceinde nohut buğday gibi yıllık bitkiler dikerek kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2015 tarihli, 2014/459 Esas ve 2015/200 Karar ... kararı ile bilirkişi raporunda ile dava konusu taşınmazlarda 20-25 yıldır tarım yapılmadığının, taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kaldığının ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, dava konusu taşınmazların davalı ... adına tapuya kayıtlı olduğu, dinlenen mahalli bilirkişi ile tanık anlatımlarında da dava konusu taşınmazların ormanla bir ilgisinin bulunmadığı, taşınmazların evveliyatında davalı ve ailesi tarafından zirai amaçlarla kullanıldığı ve taşınmazların tarıma elverişli yerlerden olduğu,
taşınmazlarda belirli bir süre tarımsal faaliyette bulunulmamasının taşınmazların özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu sonucunu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.10.2017 tarihli, 2016/3579 Esas ve 2017/8044 Karar ... ilamı ile Mahkemece yapılan orman ve zilyetlik araştırmasının hüküm kurmaya yeterli olmadığı, orman bilirkişi eşliğinde keşif yapılmışsa da, yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı,
Orman bilirkişi tarafından dava konusu taşınmazların kesinleşen tahdit dışında kaldıkları belirtilmişse de, bilirkişi raporunun tahdit evrakları getirtilmediğinden denetlenemediğini, yine mahkemece keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişinin dava konusu taşınmazlarda davalının bu zamana kadar hiç bir tasarrufu olmadığını, kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici olan yerlerin kimin taşınmazına yakın ise o kişi adına tespit gördüğünü, dava konusu taşınmazların bitişiğinde de davalının babasına ait tapulu yerler bulunduğundan, taşınmazların davalı adına tespit edildiğini söylediği,
davacı tanığının ise dava konusu taşınmazların bu zamana kadar ekip biçmek ya da ağaç dikmek suretiyle davalı tarafından kullanılmadığını, ancak 15 sene önce taşınmazların davalı ve ailesi tarafından zirai amaçlarla kullanıldığını belirttiği, Orman ve zirai bilirkişiler tarafından düzenlenen müşterek raporda ise; keşif tarihi itibariyle taşınmazlarda 20-25 yıldır tarım yapılmadığı, taşınmazların kısmen taşlık olup üzerlerinde maki türü çalıların bulunduğunun belirtildiği, bu durumda, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davalının imar- ihya ve fiili zilyetliğinin bulunup bulunmadığının tartışılmadığı,
bu nednele mahkemece usulüne uygun orman, zilyetlik ve imar ihya konularında araştırma yapılması gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
07.05.2015 tarihli keşifde dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile davacı tanıklarının beyanları, ziraat bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmeler ile fen ve orman bilirkişi raporunda da davaya konu taşınmazların tespit tarihinin 26.09.2011 olduğu, geriye doğru 20 yıl gidildiğinde 26.09.1991 tarihi itibarı ile imar ve ihyası tamamlanması gereken taşınmazların 1992 tarihli hava fotoğrafında,1976 parsel ... taşınmaz üzerinde dağınık konumda çalı ve ağaççıkların olduğu, 1977 parsel ... taşınmazın ise tamamen makilik olduğu,
1995 tarihli memleket haritasında, 1976 parsel ... taşınmazın bağlık olarak tasnif edilen alanda gösterilmiş ise de bu haritanın yapımında kullanılan 1992 tarihli hava fotoğrafına göre bağ olmadığı, 1977 parsel ... taşınmazın ise çalılık simgeli yeşile boyalı alanda kaldığı tespitleri yapıldığını, davalı yönünden zilyetlik ile kazanma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi, 1976 ve 1977 parsel ... taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kararın bir örneğinin ... Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde; Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taşınmazın maki boş arazi olduğunun doğru olmadığını 30 yaşlarında zeytin ağaçları olduğunu, mahalli bilirkişi ve tanıkların dededen beri tarım yapıldığını beyan ettiklerini , usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle ; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
274,28 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 822,85 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Taraflarca 1086 ... Kanun'un 440 ıncı maddesinin 1inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12651, K. 2023/3410, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama