KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/15932 E., 2024/1752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... idaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi temsilcisi tarafından istinaf edilmesi Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Samsun ili Tekkeköy ilçesi Gökçedere Mahallesi (eski Yayla Köyü) 155 ada 7-8-9 parsel sayılı taşınmazların, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro sınır hattı tespitinin iptali ile 102 ada 1 numaralı orman parseli içine alınarak Hazine adına orman vasfı ile tescilini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; vakıf hudutnamesinin dava konusu taşınmazları kapsamadığı ve uygulanabilir olmadığı, dava konusu yerlerin de orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; 8 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağı beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki evin ...’a ait olduğu, 9 parsel sayılı taşınmaz tutanağında ise taşınmaz üzerindeki ahşap evin ...’a ait olduğu belirtilmesine rağmen lehine muhdesat verilen kişilere husumet yöneltilmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucu aynı gerekçelerle dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... idaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle bu nedenlerle istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir. Öte yandan taşınmaz tutanaklarının malik haneleri açık olduğu halde tespit gibi tescil kararı verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle de İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle, çekişmeli taşınmazların ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir.
Davacı ... İdaresi vekili hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını iddia ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/15932, K. 2024/1752, 18 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama