KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/9696 E., 2023/6409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Karar
- Kısmen kabulüne, kısmen reddine
Karar Metni
1.343 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın asli müdahil yönünden kabulüne, davacı yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili ile davalılar ... ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1967 yılında ... Serisi Devlet Ormanında yapılıp 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... (...) Mahallesi çalışma alanında bulunan 220 ada 48 parsel ... 55.190,58 metrekare yüzölçümündeki ve zeytinlik niteliğindeki taşınmaz, 1938 tarih 465, 466 ve 467 ... vergi kayıtları uygulanarak ve Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı ... tarafından Hazine, Orman İdaresi ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılmış olan tescil davası Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Yargılama sırasında ... davaya katılmıştır.
2.Davacı ... 11.09.1996 tarihinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesi ile; ...’ün tek varisi olduğunu, miras bırakanın ölümünden önce ... Alp ve ... isimli şahıslar tarafından taşınmazlarına el konduğunu; bu şahıslar aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları 1994/451Esas - 1994/405 Karar ... kararıyla muvazaa iddialarının tapulu sınırdaş taşınmaz yönünden kesinleştiğini; davaya konu taşınmazın tapusuz olduğunu belirterek davaya konu taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3.Müdahil davacı ... 19.02.1997 tarihinde ibraz ettiği müdahale dilekçesi ile; davacı ...’ün ...’ün evlatlığı olduğunu, ...’ün yaşamının son yıllarını kimsesiz ve yardıma muhtaç olarak geçirdiğini; bu zamanında bakımının kendisinin yaparak ihtiyaçlarını karşıladığını; davaya konu tapusuz taşınmazı bu sırada kendisine satarak zilyetliğini devrettiğini, davaya konu taşınmazın kendisine ait olduğunu belirterek adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği yerine kaim olan belediyeler davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
2.Davalı ... İdaresi davanın reddi ile taşınmazın orman vasfı ile tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Kadastro Mahkemesinin 23.09.2010 tarihli ve 2001/1 Esas - 2010/32 Karar ... kararıyla, dava konusu taşınmazın seri usulde yapılan orman kadastrosunun dışında kaldığından orman kadastrosunun yapılmış sayılamayacağı kabul edilerek, eski tarihli memleket haritasına göre evveliyatının orman olması nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle çekişmeli 220 ada 48 ... parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçıları vekili ve katılan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.02.2012 tarihli ve 2011/16503 Esas - 2012/1205 Karar ... kararı ile “dayanak vergi kayıtları, dayanak vergi kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilip yeniden keşfe çıkılması;
keşif esnasında kesinleşmiş orman kadastrosu ve Kadastro Mahkemesinin 1969/294 Esas - 1977/912 Karar ... dosyası arasında bilirkişi ... tarafından düzenlenen krokinin, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi, dayanak vergi kaydı genişletilebilir sınırları da içerdiğinden, komşu kayıtlardan yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere yöntemince zemine uygulanıp, 3402 ...
Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi; asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değil ise, miktar fazlasının, sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapmak suretiyle oluştuğunun kabul edilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın eski belgelerin keşfen tetkiki suretiyle orman ve mera ile alakasının olmadığının sabit olduğu; zilyetlik yönünden ise kadastro çalışması sırasında davaya konu taşınmaza uygulanan 465-466-467 tahrir nolu emlak kayıtlarının mevki ve sınırlar itibarı ile davaya konu taşınmazı kapsamadıkları; emlak kayıtlarının mevkisinin kozağaç olduğu, bu mevkiinin davaya konu taşınmazın 3-4 km kuzeyinde kaldığı; bu mevkiinin doğusunda ve batısında yer alıp güneye ... derelerin dava konusu taşınmazın doğu ve batısından geçtiği; eldeki bütün kayıtların davaya konu taşınmazın bulunduğu mevkiyi Yatağan Mevkisi olarak gösterdiği;
müdahil davacı ...’in tutunduğu 24.12.2001 tarih ve 10616 ... ... noterliğince düzenlenen zilyetlik devir senedinde satışa konu olan taşınmazın dava konusu taşınmaz olduğu; tapusuz taşınmazların devrinin şekil şartına tabi olmadığı; bu tür devirlerin görünüşte satış gibi gösterilip gerçekte bağışlanması veya benzeri yolla temlik olması halinde; görünüşteki işlem tarafların iradesine uygun olmadığı için geçersizdir, ancak gizli sözleşme şekil şartına tabi olmadığı için geçerli olduğu; bu nedenle müdahil davacının tutunduğu zilyetlik devir sözleşmesinin muvazaa ile sakat olduğunu ileri sürmenin hukuki kıymetinin bulunmadığı;
müdahil davacı ...’in davaya konu taşınmaza malikiyet sıfatı ile zilyet olduğunun tutanakta belirtildiği davacı ... ve onun ölümü ile de yerine kaim olan varislerin bu durumun aksini ispat edemedikleri; davaya konu taşınmazda lehlerine taşınmaz mülkiyeti kazanma koşullarının gerçekleştiğini kanıtlayamadıkları; böylece müdahil davacı ... lehine kadastro tespit tarihinden önce tahakkuk ettiği; iktisabı engelleyen hukuki; fiili taşınmaz vasfından ve davacının şahsından kaynaklanan bir halin bulunmadığı; sınırdaş arazilerin gerçek kişiler adına tapulu olmasını bu durumu teyit ve tevsik ettiği;
diğer davacı ...’ün taşınmazda mülkiyet hakkını kazandığını ispat edemediği; gerekçesiyle müdahil davcı ...' in davasının kabulü, diğer davacının davasının reddi ile; çekişmeli 220 ada 48 parselin zeytinlik vasfıyla tespit ve müdahil davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçıları vekili ile davalılar ... ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
1.Davacı ... mirasçıları vekili; Mahkemece vergi kayıtları ve önceki mahkeme kararlarının göz ardı edilerek hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, asli müdahil tarafından tutunulan zilyetlik devir sözleşmesinin Mahkeme kararıyla iptal edildiğini, kaldı ki devir senedinin bu taşınmazı kapsamadığını, bu hususta mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili; davada hasım olarak gösterilmelerine rağmen kendileri açısından davanın reddi ile idare lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmamasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... İdaresi vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğini, çekişmeli taşınmazların hem evvelinde hem eylemli durum itibariyle orman olduğunu, ormanların zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmamasına rağmen mahkemece gerçek kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... 1 inci ve devamı maddeleri, 3402 ... Kanun'un 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 29, 30 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ..., davalı ...
İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davacı mirasçı ve davalı ... Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/9696, K. 2023/6409, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama