KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/9787 E., 2023/1364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 1994/20 E., 2018/19 K.
- Hüküm/karar
- Asıl davanın, Asli Müdahillerin davalarının ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine
Karar Metni
3.129 kelime·16 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen davacı ...’ın ve müdahiller ..., ..., ..., ... ...’ın itirazlarının kabulüne, müdahiller ... ve ...’in itirazlarının reddine, müdahil ...’in taraf sıfatı bulunmadığından davasının reddine dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.12.1993 tarihli ve 1993/38 Esas, 2010/15870 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda asıl dava davacısı ve müdahillerin davaları ile bozma sonrası birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dava davacısı ... mirasçıları ..., ..., birleşen dava davacısı ... vekili, bir kısım asli müdahiller ..., ..., ..., ... ve ... mirasçıları ... ve ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl dava ilk olarak davacı ... tarafından 25.03.1986 tarihinde ... Kadastro Hakimliğine hitaben açılmışsa da ... Asliye Hukuk Mahkemesince Kadastro Mahkemesi sıfatıyla 1986/79 Esas numarasıyla görülmüş olup Mahkemece 21.06.1988 tarihinde verilen görevsizlik kararının 14.09.1988 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştirilmesi üzerine dosya ... Kadastro Mahkemesine gönderilerek 1988/666 Esas numarasını almıştır.
21.05.1990 tarihinde ..., 10.01.1991 tarihinde ... ve ... , 28.03.1991 tarihinde ..., ... , ... ve ..., 22.04.1991 tarihinde ... davaya müdahil olmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl dava davacısı ... ve müdahiller ..., ..., ... ve ...’ın davalarının kabulüne, müdahiller ... ve ...’in davalarının reddine, ...’ın davasının ise taraf sıfatı bulunmadığından reddine karar verilmiş olup Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.12.1993 tarihli ve 1993/108 Esas, 1993/4604 Karar sayılı ilamı ile araştırma ve incelemenin yetersiz olduğundan bahisle yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine dosya ...
Kadastro Mahkemesinde 1994/20 olan şimdiki esasını almıştır. Birleşen dava davacısı ... tarafından 12.07.2007 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde 2007/262 Esas numarası ile elatmanın önlenmesi davası açılmışsa da Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya ... Kadastro Mahkemesinde 2011/26 Esas numarasını almış ve bu dosya eldeki 1994/20 Esas numaralı dosya ile birleştirilmiştir. Birleşen dava davacısı ... tarafından 13.11.2008 tarihinde ise ...
Asliye Hukuk Mahkemesinde 2008/529 Esas sayılı dosya ile taşınmazın ...’a aidiyetinin tespiti için dava açılmış, yine birleşen dava davacısı ... tarafından 05.01.2009 tarihinde ...
Asliye Hukuk Mahkemesinde 2009/2 Esas sayılı dosya ile taşınmazın arsasının Laal Paşa Vakfı’na ait olduğunun belirtilmesi üzerine vakfa karşı taşınmazın ve üzerindeki evin adına tespiti talebiyle dava açılmış, bu dava 2008/529 Esas numaralı dava ile birleştirilmiş, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine ise dosya ...
Kadastro Mahkemesinde 2012/3 Esas numarasını alarak 1994/20 Esas numaralı eldeki dava ile birleştirilmiştir. ... ise 20.11.1996 tarihinde 1994/20 Esas numaralı dosyaya asli müdahil olmuştur.
2. Asıl dava davacısı ... dava dilekçesinde.
Hazine’nin 1950 yılında mütegayip şahıslara ait taşınmazları ihale yoluyla satışa çıkardığını, 22.09.1950 tarihinde I nolu karar ile 7716 m2 lik yeri satın alarak 1980 yılında tapuya tescil ettirdiğini, yine aynı sene 2 nolu karar ile satışa çıkarılan ... ait 9190 m2 lik sınırları sabit yeri de satın aldığını ve satış bedelini ödediğini, dava konusu olup fazlaya ait miktarın ise hali yerlerden ve tapu içinden imar ederek 50 senedir ziraat arazisi olarak kullandığını, bu yerlerin kadastro çalışmaları esnasında 16 ada 1, 17 ada 1, 18 ada 1, 19 ada 1, 20 ada 1, 21 ada 1, 22 ada 1, 23 ada 1, 24 ada 1, 25 ada 2, 26 ada 1, 27 ada 1, 28 ada 1,
29 ada 1, 31 ada 2 parsel numaraları alarak Hazine adına yapılan tespitlerinin iptali ile adına tescillerini talep etmiştir. Asıl dava davacısı ... 07.03.1991 tarihinde yapılan keşifte dava konusu ettiği 31 ada 2 parselde bulunan asli müdahiller ..., ... ve ...’ya ait yerler hakkında yapmış olduğu itirazından feragat etmiştir. Asıl dava davacısı ...
31.05.1991 tarihinde yapılan keşifte ise dava konusu ettiği 31 ada 2 parselde bulunan asli müdahiller ..., ..., ..., ... ve ...’a ait yerlerde hakkı olmadığını beyan etmiştir.
3. Asli müdahil ... vekili; dava konusu 31 ada 2 parsel taşınmaz içerisinde I harfi ile tespiti yapılan ve hazine adına yazılan bina ve etrafındaki briket duvarla çevrili 300 m2 lik yeri 1970 yılında ...’dan haricen satın aldığını ve o tarihten beri kullandığını, bu kısmın tespitinin iptali ile ifraz edilerek asli müdahil adına tescilini istemiştir.
4.Asli müdahiller ... ve ... vekili; dava konusu 31 ada 2 parsel taşınmaz içerisinde asli müdahil ...’nın T ve Ş harfleri ile tespiti yapılan ve Hazine adına yazılan 2 adet bina ve etrafında çevrili tahminen 1700 m2 lik yeri 1965 yılında ...’dan haricen satın aldığını ve o tarihten beri kullandığını, yine asli müdahil ...’nın ise U harfi ile tespiti yapılan ve Hazine adına yazılan 2 katlı bina ve etrafındaki tahminen 400 m2 yeri 1969 yılında ...’dan haricen satın aldığını ve o tarihten beri kullandığını, bu kısımların tespitlerinin iptali ile ifraz edilerek asli müdahiller adına ayrı ayrı tescillerini istemiştir.
5. Asli müdahiller ..., ..., ..., ... vekili; dava konusu 31 ada 2 parsel taşınmaz içerisinde asli müdahil ...’ın D harfi ile tespiti yapılan ve Hazine adına yazılan ev ve etrafında çevrili tahminen 700 m2 lik yeri 1960 yılında ...’dan haricen satın aldığını, asli müdahil ...’un V harfi ile tespiti yapılan ve Hazine adına yazılan ev ve etrafında çevrili 330 m2 lik yeri 1960 yılında ... ...’nın ...’dan satın aldığını, 1967 yılında bu yeri ... ... ’nın ... ’ye sattığını, asli müdahilin ise bu yeri 1978 yılında ... den satın aldığını, asli müdahil ...’ın taşınmazdaki 200 m2 lik kısmı önceki maliki ...’tan 1966 yılında satın aldığını,
...’ın ise bu yeri ...’dan 1960 yılında satın aldığını, müdahilin 1966 yılında bu yere F ve G harfleriyle gösterilen binaları yaptığını ancak çalışmalar esnasında bu iki yerin eşi ... adına hataen yazıldığını, asli müdahil ...’in ise E ve H harfleri ile tespiti yapılan ve Hazine adına yazılan ev, tuvalet ve etrafında çevrili 350 m2 lik yeri 1975 yılında ...’tan 1970 yılında satın alan ...’tan satın aldığını, ...’ın ise 1960 yılında ...’dan haricen satın aldığını, müdahillerin eklemeli zilyetliklerinin 40 yıldan fazla olduğunu, bu kısımların tespitlerinin iptali ile ifraz edilerek asli müdahiller adına ayrı ayrı tescillerini istemiştir.
6.Asli müdahil ... vekili; dava konusu 31 ada 2 parsel taşınmaz içerisinde A ve C harfi ile tespiti yapılan ve baba adı belirtilmeyen ...’ya ait olduğu yazılarak ve Hazine adına tespiti yapılan 2 adet bina ve etrafında çevrili tahminen 400 m2 lik yeri çevresince ... olarak bilinen gerçek adı ise ... olan asli müdahilin 1960 yılında ...’dan haricen satın aldığını,o tarihten beri kullandığını, bu kısımların tespitlerinin iptali ile ifraz edilerek asli müdahil adına tescilini istemiştir.
7.Asli müdahil ... vekili.
Şubat 1334 tarihli 6 cilt 141 sayfa 95 sıra numarasında ve 142 sayfa 105 sıra numarasında Aleni binti Dimitraki ... adına kayıtlı 10 dönüm 2 evlek 2 adet taşınmaz malın kadastro sonucunda 16 adet parsele revizyon gördüğünü 14 adet parselin eldeki davada davalı olduğunu, bu 14 adet taşınmazın Laal Paşa Camii Şerifi Vakfından icareteynli olması nedeniyle dava konusu taşınmazların metruken idareye intikali gerektiğini, halen yürürlükte olan Envali Metruk Kanunu’nun 2 inci maddesi ile 15 Nisan 1339 tarih 333 sayılı Envali Metruken Kanunu’nun 6 ıncı maddesi gereğince Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.03.1980 tarihli ve 1979/9515 Esas,
1980/2265 Karar sayılı ilamı ile ... Karşıyaka 2. Asliye Mahkemesinin 1982/1016 Esas 1985/565 Karar sayılı ilamı ile taşınmazların metruken idareye kazandırıldığını, bu nedenle 17 ada 1, 18 ada 1, 19 ada 1, 20 ada 1, 21 ada 1, 22 ada 1, 23 ada 1, 24 ada 1, 25 ada 2, 26 ada 1, 27 ada 1, 28 ada 1, 29 ada 1, 31 ada 1 parsel sayılı taşınmazların metruken idare adına tescili ile taşınmazlar üzerine Laal Paşa Camii Şerifi Vakfı şerhi konulmasını istemiştir.
8.Birleşen yeni 2011/26 Esas (Eski 2007/262 Esas) sayılı dava davacısı ... vekili; 24.05.2006 tarihli ev ve arsa alım satım senedinde doğusu yol , batsısı ... Caddesi, kuzeyi ... evi, güneyi yol ile çevrili 300 m2 taşınmaz ve üzerinde 50 m2 yüzölçümünde 2 katlı bina olduğunu davalıların evin kilidini kırarak 2 adet asma kilit takmak suretiyle tecavüz ettiklerini, taşınmazı ...’tan (davacının dedesinin resmi kaydı olmayan eşi) satın aldığını ve evde oturmasına müsaade ettiğini, ...’ın da 18.12.1990 tarihinde taşınmazı ...’tan ölünceye kadar bakma akdiyle Noterde satın aldığını, eklemeli zilyetlikle 30 yılı aşkın süredir taşınmazın kullanıldığını, davalıların müdahalelerinin men’ini istemiştir.
9. 2009/2 Esas sayılı dosya davacısı ... vekilinin Laal Paşa Camii Vakfı’na karşı açtığı davada; dava konusu ... Mahallesi 25 ada 2 parsel ve üzerindeki 2 katlı evin davacıya ait olduğunu, taşınmazı 24.05.2006 tarihinde ...’tan taşınmaz alım satın sözleşmesi ile satın aldığını, ...’ın ise bu yeri ...'tan Noterden 18.12.1990 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi karşılığında aldığını, 2008/529 Esas sayılı dosyada taşınmazın Laal Paşa Camii Vakfına ait olduğunun belirtilmesi üzerine bu vakfa karşı dava açılması istendiğini bu nedenle dava konusu evin ve arsanın davacıdan önceki malik ...’a ait olduğunun tespitini ve davacının da dava konusu ev ve arsa da hakkı olduğunun tespitini istemiştir. Bu dosya 2008/529 Esas sayılı dosya ile birleşmiştir.
10. Birleşen 2012/3 Esas (Eski 2008/529 Esas) sayılı dava davacısı ... vekili; 2007/262 Esas sayılı dosyada dava konusu ettiği taşınmaz ve üzerindeki evin ...’a ait olduğu belirtilmişse de bu yerin davacıdan önceki maliki ...’a ait olup olmadığının tespitini, davacının da hak sahibi olduğunun tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup ... arazisi vasfını taşımayan tepelik, bozkır görünümünde dere yatakları ile çevrili yerler olduğunu, özel mülkiyete konu olmadığını, zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, davacı iddia ettiği doğrultuda tapu kaydı üzerine almadığından yapılan çalışmaların doğru olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.07.1992 tarihli ve 1988/666 Esas, 1992/87 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazlar; mütegayip şahıslardan kalan yerlerden olduğundan bahisle Hazine adına tespit edilmişlerse de davacının iddiası, Mahkemece mahallinde yapılan keşifler bu keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler ve yeminli tanık beyanları fen bilirkişinin krokisi ve raporu ziraatçı bilirkişi raporu, mahkeme gözlemi, müdahiller tarafından sunulan harici sözleşmeler DSİ yazısı,
taraflar arasında belgesizden tescil gören taşınmaz bulunmadığına dair Kadastro Müdürlüğü cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamına göre davacı ... ile müdahil davacılardan ..., ..., ..., ... (...) ve ...’ın iddiaları sabit görüldüğünden itirazlarının kabulüne, müdahil davacılar ..., ...’in iddiaları sabit görülmediğinden Kadastro Kanunu 13-B-b maddesi gereğince itirazlarının reddine, müdahil davacı ...’ın itirazının sıfatı bulunmadığından reddine, buna göre ... ilçesi ...
Mahallesi 31 ada 2 parselin teknik bilirkişi (fen bilirkişisi)sinin 01.06.1992 tarihli krokisinde belirtilen 7260 m2 lik miktar payda kabul edilerek 285 hissesinin müdahil davacı ..., 1470 hisse ile 250 hissesinin ..., 375 hissesinin ..., 350 hissesinin ... (...), 760 hissesinin ..., 3770 hissesinin davacı ... adına, keza yine ... ilçesi ...
Mahallesi sınırları içerisinde bulunan davaya konu 16 ada 1, 17 ada 1, 18 ada 1, 19 ada 1, 20 ada 1, 21 ada 1, 22 ada , 23 ada 1, 24 ada 1, 25 ada 2, 26 ada 1, 27 ada 1, 28 ada 1, 29 ada 1 parsellerin kadastro tespitinin iptali ile Kadastro Kanunu’nun 13, 14, 15 ve 20 son maddeleri gereğince davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve müdahiller ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay ( Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.12.1993 tarihli ve 1993/108 Esas, 1993/14604 Karar sayılı ilamı ile araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, dava kousu taşınmazların kadastro tutanağında gösterilen tapu kayıtlarının tüm tedavülleriyle getirilerek taşınmaza uygulanmadığı, yine tutanakta dava konusu edilen taşınmazlar dışında başka taşınmazlarla da bir bütün olduğu belirtilmiş olup taşınmazı çevreleyen bu diğer taşınmazlara ait tutanak örneklerinin getirtilip uygulanmadığı, davacının tapu kaydı ve tadilat kararının da uygulanmadığı,
satış kararına ilişkin dosya eklerinin getirilmediği tüm bu eksikliklerin tamamlanarak keşif yapılmak suretiyle rapor alınması ve davacı ...’ın 31.05.1991 tarihli keşifte davaya katılan ve kararı temyiz eden ..., ... ve ...’un zilyet ve tasarruflarında olan yerlerde hakkı olmadığına dair beyanının gözetilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün iddiaları açısından.
Laal Paşa Camii Vakfının gayri sahih vakıflardan olduğu, dava konusu taşınmazların mülkiyetinin ...'ta kurulu Laal Paşa Camii Vakfına ait olmadığı, yalnızca öşrünün, yani vergisinin söz konusu vakfa vakfedildiği, taşınmazların çıplak mülkiyetlerinin Miri arazi yani Hazineye ait olduğu, Emval-i Metruke Kanunlarına göre de mutasarrufları mütegaip hale gelen Miri araziden icareteynli vakıf taşınmazlarının mülkiyetlerinin Hazineye dönmesi gerektiği, birleşen dosya davacısı ...'ın dava konusu etmiş olduğu ...
Mahallesinde kain 25 ada 2 parsel sayılı taşınmazın da kök tapu kaydının kapsamında kaldığı, tapu kaydı olan taşınmazlardan zilyetlikle edinimin mümkün olmadığı, davacı ...’ın iddiaları açısından yapılan değerlendirmede; dava konusu yerlere kadastroda çalışmalarında uygulanan, Şubat 1334 tarih 2 ve 3 sıra nolu ve Mart 1334 tarih 6 sıra nolu tapu kayıtlarının, Köstek oğlu ... ve ... oğlu ... adlarına halen geçerli ve hükümlü olarak kayıtlı bulunduğu ve yine, dava konusu olan bu yerlerin 1936 umumi tahririnde bir bütün olarak ...
Mahallesi 269 tahrir numaralı vergi kaydı ile 5 hektar miktarla Maliye Hazinesi adına kayıtlı iken, bu kayıttan 7716 m²’lik kısmının kadastroda 1 ada 10 ve 11, 25 ada 1 ve 32 ada 1 numaralı parsellere uygulanan 22.01.1957 tarih 25 sıra nolu tapu kaydı ile davacı olan Hasan oğlu ...’a satıldığı ve vergi kaydının tümünün de, o zaman ...’a nakledildiği, yine davacı ...’ın 1959 yılında, ilk tesisi 5 hektar olan vergi kaydını takdir komisyonu marifeti ile 110 dönüme yükselttirdiği, 22.09.1950 tarihli satış kararı ile 16.12.1950 tarihli Tapu Sicil Memurluğu'na yazılan Kaymakamlık müzekkeresi fotokopilerini ibraz ederek,
çalılıktan temizleyip, 30 yıllık zilyetliği altında olan 9190m²’lik yerin kendisine yazılmadığını iddia etmiş ise de, bahsi geçen Şubat 1334 tarih, 2 nolu tapu ile Köstek oğlu Todiri adına kayıtlı ve hükümlü olan yer olduğu, tapu ile satışı yapılmayan mütegayyip eşhastan kalan yerlerin Maliye Hazinesine geçeceği, zaman aşımı, zilyetlik ve vergi kaydı yolu ile kazanılması yolunun Kanunlarla kapalı olduğu, dolayısıyla tapu kaydı bulunan taşınmazlarda tapu dışında yapılan alım satım işlemlerine değer verilmemesi gerektiği gerekçesiyle davacı ...’ın ...
İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 31 ada 2 parsel sayılı taşınmaz için Hazine ve ..., ..., ..., ..., ..., , ... ve ... aleyhine açmış olduğu davanın feragat nedeniyle reddi ile, davacı ...'ın ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 16 ada 1, 17 ada 1, 18 ada 1, 19 ada 1, 20 ada 1, 21 ada 1, 22 ada 1, 23 ada 1, 24 ada 1, 25 ada 2, 26 ada 1, 27 ada 1, 28 ada 1, 29 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için Hazine aleyhine açmış olduğu davanın reddi ile, asli müdahil davacı ...'ın ... İli, ...
İlçesi, ... Mahallesi 31 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ekli krokilerde "I", asli müdahil davacı ...'nın ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 31 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ekli krokilerde "U", asli müdahil davacı ...'nın ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 31 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ekli krokilerde "T ve Ş", asli müdahil davacı ...'ın ... İli, ... İlçesi, ...
Mahallesi 31 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ekli krokilerde "D", asli müdahil davacı ...'un ... İli, ... İlçesi, .. Mahallesi 31 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ekli krokilerde "V", asli müdahil davacı ...'ın ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 31 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ekli krokilerde "F ve G", asli müdahil davacı ...'in ... İli, ... İlçesi, ...
Mahallesi 31 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ekli krokilerde "E ve H", asli müdahil davacı ...'in ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 31 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ekli krokilerde "A ve C" harfleri ile gösterilen taşınmaz kısımları için açmış oldukları davaların reddi ile, dahili davacı ...'nün açmış olduğu davanın reddi ile, birleşen 2011/26 ve 2012/3 ve ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/2 Esas sayılı dava dosyaları açısından; davacı ...'ın ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 25 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan 294.59 m² yüzölçüm miktarındaki taşınmaz kısmı için açmış olduğu davanın reddi ile, dava konusu ... İli, ... İlçesi, ...
Mahallesi 16 ada 1, 17 ada 1, 18 ada 1, 19 ada 1, 20 ada 1, 21 ada 1,22 ada 1, 23 ada 1, 24 ada 1, 25 ada 2, 26 ada 1, 27 ada 1, 28 ada 1, 29 ada 1, 31 ada 2 parsel sayılı taşınmazların Kadastro tutanaklarında belirtilen miktar ve vasıfları ile Hazine adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dava davacısı ... mirasçıları ..., ..., birleşen dava davacısı ... vekili, bir kısım asli müdahiller ..., ..., ..., ... ve ... mirasçıları ... ve ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dava davacısı ... mirasçısı ... ve ... ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde.
İlk Derece Mahkemesince yeterli delil toplanmadan gerçeği yansıtmayan fen bilirkişilerinin raporuna istinaden ve eksik bilgi ihtiva eden mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edildiğini, mahalli bilirkişilerin sonradan geldikleri ve yaşları itibariyle bilebilecek imkanlarının olmadıklarını, murisin satın aldığı 7716 m2 lik kısmın muris adına tescil edildiğini ancak murisin Malmüdürlüğünden satın aldığı kısımdan yeteri kadar bahsedilmediğini, ihale yoluyla mal müdürlüğünden alınan yerin dava konusu yeri kapsamadığının belirtildiği fen bilirkişi raporunun doğru olmadığını,
mahkemenin dayanak yaptığı tapu kaydının tedavül görmediğini ve hukuki değerini kaybettiğini, zilyetliğin 60-70 yıl üzerinde olduğunu, bu nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Birleşen dava davacısı ... vekili, H harfli yerin davacının satın aldığı kişi adına tapulu olduğunu, silsile halinde satış senetleri olduğunu, davacının çok uzun süredir de vergi kayıtları bulunduğunu, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu tercümeli şekilde arşiv kayıtlarının dosya arasına getirilmesi ve mülkiyet belirlemesi yapılması gerektiğini, sair nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Bir kısım asli müdahiller ..., ..., ..., ... ve ... mirasçıları ... ve ... vekili ile asli müdahil ... vekili ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde; dayanılan tapu kaydının mahalli bilirkişilerce sınırları itibariyle net ve belirgin şekilde dava konusu yerlere tam olarak uygulanmadığını, İlk Derece Mahkemesince Kanuni evvel 1303 tarih 6 numaralı tapu kaydının gitti kayıtlarının dava konusu yerleri kapsadığı şeklindeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, asli müdahillerin süreçte iyiniyetli malik ve zilyet konumunda olduğunu,
mahalli bilirkişilerin yaşlarının ve bu bölgeye sonradan gelmeleri nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceğini, bu beyanlara binaen hazırlanan fen bilirkişi raporunun da yeterli olmadığını, eksik inceleme araştırma ile karar verildiğini, bu nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
4. Asli müdahil ... vekili; bilirkişilerce yapılan tespitlerin hatalı ve yetersiz olduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Asıl dava davacısı ... mirasçıları ..., ..., birleşen dava davacısı ... vekili ,bir kısım asli müdahiller ... , ...,
... ... ve ... mirasçıları ... ve ... vekili, asli müdahil ... vekili, asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle ; İlk Derece Mahkeme kararının ONANMASINA,
35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/9787, K. 2023/1364, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama