İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4512 K.2025/588

Taraflar arasındaki 2/B ve kullanıcı şerhi konulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2022/4512Karar2025/588Tarih3 Şubat 2025Okuma8 dk · 1.553 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/4512 E., 2025/588 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Şubat 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/950 E., 2022/436 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/296 E., 2021/69 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.553 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki 2/B ve kullanıcı şerhi konulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro sonucunda; dava konusu 1521 parselin 643 m2 yüz ölçümüyle, betonarme ev ve arsası vasfıyla, Zilkade 1282 tarih 165 sıra nolu tapu kaydına istinaden ... kızı ...'nin malı iken intikal, taksim ve satışlar neticesinde ... adına tespit edildiği,

davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Antalya Kadastro Mahkemesi nezdinde Muratpaşa Vakfına ait 01.08.1936 tarih 2 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek davalı adına yapılan tespitin iptalini talep ettiği, yargılama devam ederken 13.01.1992 tarihli dilekçeyle Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün açmış oldukları davadan vazgeçtiklerini bildirdikleri, Asli Müdahil ...

Yörük ve arkadaşlarının ise taşınmazın C.Ahir 1280 tarihli tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek taşınmazın adlarına tescilini talep ettikleri, Asli Müdahil Hazine'nin de 24.11.1992 tarihli dilekçesiyle taşınmazın 1942 yılında yapılan tahdit içerisinde kaldığı gerekçesiyle orman vasfıyla Hazine adına tescil talep ettiği, yargılama neticesinde mahkemenin 1991/342 E., 2006/4 K. sayılı kararıyla 1521 parselin davalılar adına olan tespitlerinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği,

hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 18.06.2009 tarih 2009/8498 Esas, 2009/10281 Karar sayılı kararıyla "1521 parselin kadastro tespitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" şeklinde düzelterek onama kararı verildiği ve hükmün 01.12.2009 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın halihazırda tapuda 22/a neticesinde 28125 ada 203 parsel olarak 636,63 m2 yüz ölçümüyle tarla vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Antalya ili Kepez ilçesi Duraliler köyü 1521 parsel sayılı taşınmazın zilyedi ve muhtesatların sahibi olduğunu, dava konusu yerde yapılan kadastro tespitine karşı açılan davada Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 1991/342 E, 2006/4 K sayılı kararında dava konusu taşınmazın 2/B vasfında olduğu gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini ve tapuya tescil edildiğini, taşınmaz üzerinde davacının evi bulunduğunu, dava konusu parseli 6292 sayılı yasa hükümlerine göre doğrudan satın almak istediğini,

ancak yapmış oldukları başvuruların tapuda 2/B şerhi olmadığı için Kadastro Müdürlüğünün bu yerde kullanım tespiti yapmadığını belirterek, eski 1521, yeni Antalya ili Kepez ilçesi Avni Tolunay Mah 28125 Ada 203 parsel sayılı taşınmazın "2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu" ve "davacının zilyet olduğu" nun tespiti ile tapu sicilin beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 1991/342 Esas 2006/4 Karar sayılı kararının gerekçesine göre, dava konusu taşınmazın 1942 yılında orman sınırlarına alındıktan sonra, 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarıyla 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve hükmün kesinleşmesi üzerine de Hazine adına tapu kaydının oluştuğu, ancak taşınmazın beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmediğinin anlaşıldığından,

kesinleşmiş Kadastro Mahkemesi kararındaki tespit uyarınca, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığına dair şerh verilmesi gerektiği, davacının zilyetliğin/kullanıcının tespiti talebi yönünden ise; dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek- 4. maddesi kapsamında kullanım kadastrosuna konu olmadığından zilyetlik şerhi verilmesinin de mümkün olmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

dava konusu Antalya ili, Kepez ilçesi Avni Tolunay Mahallesi, 28125 ada 203 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerdir." şerhinin yazılmasına, davacının taşınmazın beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesi talebinin reddine, karar verilmiş, davalı Hazine vekilince hüküm istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; "...

Antalya Kadastro Mahkemesinin 1991/342 esas sayılı dosyasında alınan orman raporunda taşınmazın 1942 yılında yapılan çalışmada tamamının orman içinde, 1976 yılında yapılan 2. çalışmada tamamının orman dışında kaldığı belirtilmiş mahkemece alınan raporda taşınmaz A ve B olarak ayrılmış A ile ilgili kısmında sonraki çalışmayla orman sayılmayan yer olduğu bildirilmiş ise de ilk hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, taşınmazın tamamının 1942 yılında orman iken 1976 da orman sınrları dışına çıkarıldığı,

yörede 1942 yılında yapılan tahdidin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarihli 208 sayılı kararla sadece Muratpaşa Vakfı'na ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği halde, 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin hakem sıfatıyla verdiği bu karar ile 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun iptal edildiğinden söz edilerek yeniden orman sınırlandırması yapıldığı ve davaya konu taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığı,

bu işlemin kadastro mahkemelerince orman sınırları dışına çıkarılma olarak kabul edildiği ve taşınmazların Hazine adına tescili ile üzerinde varolan muhdesatlar için gerçek kişiler lehine şerh verildiği, bu nitelikteki taşınmazlar için 2/B şerhi konulması istemiyle açılan davaların mahkemelerce kabulüne karar verildiği ve aynı mahaldeki taşınmazlara ilişkin bu kararların da Yargıtay'ın inceleme yapan ilgili daireleri tarafından onandığı,

bu nedenle mahkemece, taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2. maddesi gereği orman sınırı dışına çıkarılmasına ilişkin tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesine yönelik kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, Hazine'nin yasal hasım olmadığı..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları ve aynı bölgeye ait Dairemizin temyiz incelemesinden geçen diğer dosyaları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/8-1089 Esas, 2024/81 Karar ve 2023/8-901 Esas, 2023/1211 Karar sayılı emsal nitelikli ilamları da gözetilerek çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre ilk kez 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğu,

Vakıflar İdaresinin Muratpaşa Vakfına ait tapu kaydına dayanarak 1942 tahdidine itiraz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarihli ve 208 sayılı iptal kararının sadece vakfın tapulu taşınmazlarına ilişkin olduğu, bu itibarla Vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden tahdidin kesinleştiği ve geçerliliğini sürdürdüğü, 1952 yılında makiye tefrik çalışmalarına konu edildiği, makiye tefrik işleminin bir tespit niteliğinde olup orman sınırları dışına çıkarma işlemi olmadığı,

bu hususa 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında “3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp orman tahdidi içinde kaldığı kesinleşen, ancak, tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Kanun ile değişik 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit niteliği taşıdığına, teknik ve hukuki anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığına” şeklinde de işaret edildiği,

1976 yılında orman kadastro komisyonunca “Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının 19.12.1947 tarihli ve 208 nolu hakem kararı gereğince eski tahdit hattı iptal edilen devlet ormanının tekrar kadastrosu yapılmak üzere” nitelendirilmesiyle 03.06.1976 tarihli işe başlama tutanağı ile orman kadastrosuna başlanıldığı, bu çalışma kapsamında 1942 yılında yapılan orman tahdidinin tamamen iptal edildiği kabul edildiğinden, önce çekişmeli taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonra 14.07.1976 tarihinde II nolu parsel sahası olarak 1744 Sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı,

tahdit ve 2. madde uygulamasının 15.07.1976 tarihinde ilan edildiği, süresi içinde itiraz edilmesi üzerine itirazları inceleme komisyonunca 09.11.1976 tarihli itirazları inceleme tutanağında belirtildiği üzere “2 nolu parselin 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin istisna fıkraları hükmüne giren yerlerden olduğu tespit edildiğinden, 2 nolu parsel ile içerisinde mevcut itirazlı sahanın 6831 sayılı Kanun'un orman saymadığı yerlerden olarak orman sınırları dışında bırakılmasına ve ekip tarafından yapılan işlemin bu şekilde düzeltilmesine” karar verilmek suretiyle orman sınırları dışında orman sayılmayan yerde bırakıldığı,

söz konusu komisyon tutanağının 09.12.1976 tarihinde ilan edildiği, daha sonra 1989 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarına konu edilmediği anlaşılmaktadır.

Tüm bu açıklamalar ışığında 1942 yılında yapılan orman tahdidinin, sadece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarihli ve 208 sayılı kararla Vakıflar İdaresinin dayandığı Muratpaşa Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar bakımından orman tahdidinin halen geçerliliğini sürdürdüğü,

taşınmazların orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca yok sayılıp, 1976 yılında yeniden yapılan orman kadastrosunda tamamının orman dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, 1942 yılından beri orman sınırları içinde olan bir taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2 nci veya 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılmasının ancak idarece usulüne uygun şekilde yapılacak işlemle mümkün olduğu, idarenin yaptığı bir tasarruf olmadan mahkemelerin orman sınırı içinde kalan bir taşınmazı orman sınırı dışına çıkarmasının mümkün olmadığı,

kesinleşen orman tahdidi içinde kalan bir taşınmazın orman sınırı dışında yani ziraat alanında bırakılmasının ise kanuni bir dayanağının olmadığı, çekişmeli taşınmazın halen 1942 yılında kesinleşen orman sınırları içinde olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; temyiz talebinin, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında olduğuna dair şerhi verilmesine yönelik olduğuna ve taşınmazın anılan Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında veya 2/B maddesi kapsamındaki alanda kalmadığı anlaşıldığına göre İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar dikkate alınarak taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğuna ilişkin şerh verilmesi yönündeki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4512, K. 2025/588, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4512
Karar No
2025/588
Tarih
3 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4513 K.2025/824
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/4517 K.2025/1871
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4518 K.2025/1522
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4535 K.2025/1210
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/4584 K.2025/1586
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4598 K.2025/582

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.