KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/8307 E., 2023/5441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/109 E., 2020/509 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki mükerrer kadastronun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında ve tapuda 2.960,00 metrekare yüzölçümlü olarak müvekkili ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan 1916 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün Kadastro Müdürlüğü tarafından re'sen 561,50 metrekare olarak düzeltildiğini ve bu hususta müvekkiline tebligat yapılmadığını ileri sürerek, yapılan düzeltme işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 1916 parsel ... taşınmazın tapulama çalışmasına 1956 yılında, 858 ve 859 parsel ... taşınmazların tapulama çalışmasına ise 1955 tarihinde başlandığını, paftalardaki mülkiyet sınırlarının 2981 ... İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 ... İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un (2981 ... Kanun) uygulanmasıyla koordinatlara bağlanmasına binaen dava konusu 1916 parsel ... taşınmaz ile 858 ve 859 parsel ... taşınmazların kısmen mükerrer olduğunun tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2012/174 Esas, 2014/896 Karar ... kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2012/174 Esas, 2014/896 Karar ... kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/2418 Esas, 2018/4566 Karar ... kararıyla; "uyuşmazlığın 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/1 inci madde kapsamında ve 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 1026 ncı maddesinde düzenlenen ve niteliği itibariyle mülkiyet ihtilafından kaynaklanan mükerrer kadastroya ilişkin olduğu, mükerrer kadastrodan kaynaklanan davalarda ise görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, mahkemece görevsizlik kararı ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. "07.09.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre ... Köyü sınırları içinde yapılan tesis kadastrosu sırasında 858 ve 859 parsel ... taşınmazların 23.08.1955 tarihinde tahdit ve tespit edildiği, Bağcılar Köyü 1916 parsel ... taşınmazın ise 30.06.1957 tarihinde tahdit ve tespitinin yapıldığı,
1916 parsel ... taşınmazın 2.960,00 metrekare miktarında olduğu ancak bölgede yapılan sayısallaştırma çalışmaları sonrasında yapılan hesaplamada yüzölçümünün 2.763,00 metrekare geldiği ve bu alanın 2.201,50 metrekarelik kısmının mükerrer olduğu (krokide bu kısmın sarı renge boyanarak belirlendiği) tapu kütüğünde taşınmazın, gerçekte 561,50 metrekarelik alan olarak 01.05.2003 tarih ve 4289 yevmiye ile tashihin yapıldığı, anılan rapora göre dava konusu 1916 parsel ... taşınmazın kadastrosunun 30.06.1957 tarihinde yapıldığı, taşınmazın 2.201,50 metrekarelik kısmının mükerrer olduğunun sabit olduğu,
sayısal düzeltmenin ikinci bir kadastro tespiti niteliğinde ve kurucu bir işlem üstlenmediği, aksine sayısal bir çalışma niteliğinde olduğu, fiili durumla özdeş bu çalışmanın 3402 ... Kanun'un 22/1 inci maddesi ile uyumlu bir çalışma olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, Bakırköy Gezici Kadastro Mahkemesinin 1958/1659 Esas ve 1960/821 Karar ... kararının kesin hüküm ve kesin delil niteliğinde olduğunu, sözü edilen karara istinaden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın yüzölçümünün azaltılmasının mülkiyet hakkına aykırı olduğunu, idarece müvekkiline tebligat yapılmadan doğrudan tapu kaydının iptaline karar verildiğini, mükerrer olan taşınmazlardan hangisinin kadastro tespitinin ilk kadastro olarak değerlendirileceği ve evvel yapılan kadastronun hangi tarihe göre belirleneceği konusunda açık bir kriterin bulunmadığını, yeni bilirkişi raporu alınması talebinin mahkemece reddedildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar arasında mükerrerlik durumunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un ) 22/1 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Dava, hükmüne uyulan bozma ilamında da açıklandığı üzere; 3402 ... Kanun'un 22/1 inci maddesi kapsamında ve 4721 ... Kanun'un 1026 ncı maddesinde düzenlenen ve niteliği itibariyle mülkiyet ihtilafından kaynaklanan, mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
2. Bu tür davalarda husumetin, tapu maliklerine, tapu maliklerinin ölü olması halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunludur. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında İlk Derece Mahkemesince re'sen dikkate alınması gerekir.
3. Somut olayda, mahallinde icra edilen keşif sonucunda dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna ekli krokide, çekişmeli 1916 parsel ... taşınmazın sarı renk ile gösterilen kısmının ... Köyü 858 ve 859 parsel ... taşınmazlarda kaldığı gerekçesi ile tapudan terkin edildiği belirtildiğine göre bu taşınmazların maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur. Ne var ki, davada bu parsel maliklerinin taraf olarak yer almadıkları anlaşılmaktadır. Bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez.
4. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle ... Köyü 858 ve 859 parsel ... taşınmazların kesinleşme durumunu gösterir şekilde kadastro tespit tutanakları ile tüm tedavüllerini ve kesinleşme tarihlerini gösterir şekilde tapu kütük sayfaları celbedilmeli, bundan sonra 858 ve 859 parsel ... taşınmazların tapu malikleri ya da ölmüş olmaları halinde ise mirasçılarını davaya dahil etmeleri için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde davanın esasına girilmek suretiyle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
5. İlk Derece Mahkemesince, taraf koşulu yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8307, K. 2023/5441, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama