KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2162 E., 2025/6266 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/7 E., 2022/6 K.
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davaların reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... Tüzel Kişiliği vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında temyize konu Kars ili Sarıkamış ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 14... parsel sayılı 1.752,834,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri ... Köyü halkı tarafından mera olarak kullanıldığı ve hala da aynı amaca tahsisli olduğu gerekçesiyle "mera" vasfıyla sınırlandırılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince
verilen önceki tarihli hüküm Yargıtayca bozulmuş olup bozma ilamında özetle; "... 1 14... parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B) bölümleri üzerinde davacı ... lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, bu yerlerin mera vasfı taşımadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığına..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince
bozma ilamına uyulduktan sonra; davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından aynı taşınmaza yönelik olarak; dava konusu taşınmazın kendi köylerinin sınırları içerisinde kalıp Devletçe kendilerine tahsis edilen yayla ve mera olup kadastro tespit çalışmaları sırasında yanlışlıkla davalı köy sınırları içerisinde bırakıldığı, taşınmazın kendi köylerine ait mera olduğu iddiasıyla kadastro mahkemesine açılan ve tefrik kararı sonucunda önce 2007/781 Esas numarasına; sonrasında ise yine tefrik sonucu 2021/6 Esas numarasına kaydedilen dava, eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; birleşen dosya davacısı ...
Köyü Tüzel Kişiliği tarafından ileri sürülen dayanak 482 sayılı Sarıkamış İlçe İdare Kurulu kararının dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmaza uymadığı gibi davanın kadastro tespitine itiraz yanında kadastro çalışma alanına itiraz olarak da değerlendirilmesi gerektiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4/4. maddesinde '' kadastro ekibi, kadastro çalışma alanı sınırının tespitinde il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır.
Bu sınırlar mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz '' düzenlemelerine yer verildiği; anılan mevzuat hükümlerine göre belirlenen kadastro çalışma alanlarına ilişkin tespitlere karşı yapılacak itirazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 4/7 maddesi ile Yönetmeli'ğin 6. maddesinde düzenlemeler getirildiği; anılan mevzuat hükümlerine göre kadastro çalışma ekibinin belirlediği kadastro çalışma alanlarının sınırlarına ilişkin tespitlere karşı 7 gün içerisinde Kadastro Müdürlüğü nezdinde itiraz edilmesi gerekmekte olup bu süre geçirildiği takdirde çalışma alanlarına karşı itiraz imkanı bulunmadığı.
3402 sayılı Kanun'un 4/8. maddesine göre yapılan itiraz üzerine kadastro müdürlüğünün itirazı inceleyerek verdiği karara karşı da Kadastro Mahkemesi nezdinde 7 gün içinde itiraz imkanı mevcut olup, İlk Derece Mahkemesince itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu; ne var ki davalı köy ile olan sınıra ilişkin olarak davacı köyün süresi içerisinde yapmış olduğu bir itiraz da bulunmadığından; diğer davacı ...'ın yönünden ise 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki zilyetlikle taşınmaz iktisabı koşullarını gerçekleşmemesi nedeniyle davaların ayrı ayrı reddine;
temyize konu 1 14... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı ... Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı ... Tüzel Kişiliği vekilinin, hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına ve esasen davacı köyün, dava konusu taşınmazın mera olarak belirlenen vasfına da bir itirazının bulunmamasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden dava konusu taşınmazın mera vasfıyla özel siciline tesciline dair karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. ... Köyü Tüzel Kişiliği vekilinin hükme yönelen sair temyiz itirazlarına gelince; davacı köyün dava dilekçesindeki ve yargılama sırasındaki açıklama ve anlatımlarından, dava konusu taşınmazın kendi köylerine ait mera olduğu iddiasında da bulunduğu tartışmasızdır.
Nitekim 2007/781 Esas sayılı dosyada 28.10.2014 tarihinde yapılan keşifte açıkça dava konusu yerlerin kendi köylülerince kullanılan mera olduğunu ifade ettiği; yine 07.12.2020 tarihli celsede de, dava konusu taşınmazın kendi köyleri sınırları içerisinde bulunduğunu ifade ettikten sonra devamında bu yerin ... köyünün merası olduğunu da ifade ettiğinin anlaşılmasına göre; davacı ... Tüzel Kişiliğinin davasının kadastro çalışma alanı sınırına itirazın yanında; meranın aidiyetinin tespiti talebini de içerdiği anlaşılmaktadır.
Buna göre İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun'un 25/son maddesi uyarınca, yenilik doğurucu hüküm almayı sağlayan dava ile isteklerin Kadastro Mahkemesinin görevi dışında olduğu göz önünde bulundurularak, mera aidiyetine ilişkin bu talep hakkında Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu hususunun düşünülmemiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2162, K. 2025/6266, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama