İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/218 K.2023/3192

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının…

Esas2023/218Karar2023/3192Tarih25 Mayıs 2023Okuma10 dk · 2.080 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/218 E., 2023/3192 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/82 E., 2021/364 K.
Karar
Davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.080 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ... ... ... Vakfı ile ... ... ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2015/394 Esas, 2017/265 Karar ... kararı ile; davanın kabulüne ve davacıların ... ... ... Vakfı ile ... ... ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2018 tarihli ve 2018/83 Esas, 2018/252 Karar ... kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 11.12.2019 tarihli ve 2018/12238 Esas, 2019/11198 Karar ... kararıyla; kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının ise bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu ... ... ... ... Vakfı ve ... ... ... Vakıflarının galle şartlarının 1 inci ve 2 nci nesil çocuklarla sınırlı olması, davacıların ise vakfedenlerle 7 nci kuşaktan soybağlarının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde.

İlk Derece Mahkemesinin hatalı değerlendirme yaptığını, bozma öncesi alınan rapor ve ek raporlar ile bozma sonrası alınan raporlar arasında ciddi çelişkiler olduğunu, bozma öncesi sunulan raporlarda her iki vakfın galle fazlası için batın şartı olmadığı ve gelirin evlatların evlatların evlatlarına dağıtılacağının belirtildiğini, bozma sonrası alınan ve hükme esas bilirkişi raporunda ise her iki vakfın gelirinin vakfedenin 1 ve 2 nci nesil evlatları ile sınırlı olduğunun belirtildiğini, Ahmed ... ...

Vakfının vakfiyesinin 10 uncu sayfasında; "...evladı evladımın evladı evladımın evladı evladımın evladı evladında..." diyerek vakfeden iradesinde batın şartının kaldırıldığını, davalı lehine vekalet ücreti verilmesinin de hatalı olduğunu açıklayarak, arz ve izah olunan sebeplerle davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 3, 6, 7 ve 75 inci maddeleri, 24.02.1943 tarihli ve 1942/27 Esas, 1943/11 Karar ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Vakıflar Yönetmeliğinin 23, 28, 53 ve 55 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Davacı ... yönünden; UYAP ortamında temin edilen nüfus kaydına göre dava devam ederken 09.11.2021 tarihinde vefat etmiştir.

Her dava, açıldığı tarihteki maddi vakıalara göre değerlendirilir. Ancak yargılama sırasında davanın konusuz kalması halinde İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.

Galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalar, şahsa bağlı davalardan olup, davanın bu niteliği gereği dava konusu talebin mirasçılara intikal etmeyeceği, mirasçıların vakfın galle fazlasından yararlanmaya yönelik bir talepleri var ise kendi adlarına galle fazlasına müstehak vakıf evladı istemli dava açmalarının gerektiği açıktır. Somut olayda, davacı ...'nın dava açıldıktan sonra 09.11.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılmasına göre, iş bu davacı yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

2. Diğer davacılar yönünden;

Mülhak vakıf, 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 3 üncü maddesinde, mülga 743 ... Türk Kanunu Medenisi'nin (743 ... Kanun) yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 ... Kanun'un yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 ... Vakıflar Kanunu (2762 ...

Kanun) gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddelerinde ise mazbut vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 ... Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstahak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır.

Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.

Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda, galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.

Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dolayısı ile idarenin (Vakıflar Genel Müdürlüğü veya Mülhak Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir mahkeme ilamına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; galle fazlası için vakfiyede öngörülen şartların incelenmesinden önce davacılar ile vakfedenler ... ... ... ... ... ile oğlu ... ... ... arasında kan bağına dayalı olarak soybağı kurulmasının üzerinde durulması gerektiği, davacıların kök murisi ... ...'nin (1876-1924) kardeşi ... ... oğlu 1881 doğumlu ... ... ...'un dava konusu her iki vakıfta da mütevelli olarak görev yaptığı, dolayısı ile davacılar ile vakfedenler ... ... ... ... ... ile oğlu ... ... ... arasında 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre soybağı bulunmaktadır.

Şimdi galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti için ikinci aşama olan, galle fazlası için vakfiyede öngörülen şartların davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalıdır.

743 ... Kanunun yürürlük tarihinden önce kurulan vakıflar, amaçları çerçevesinde vakıftan yararlananlar bakımından, “hayrî vakıf” ve “zürrî vakıf” olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bunlardan zürri vakıflarda, vakıf gelirlerinden (galleden) vakıfın evlatlarının yararlanması amaçlanmıştır. Zürri vakıf denilen bu vakıflarda vakfiyede belirtilen ... koşulların ifasından sonra vakfın gelirinden (galle) fazlasının vakfiyede belirtilen evlatlara ya da hısımlara verilmesi öngörülmüştür.

Vakfeden, vakfın gelir fazlasından sadece belirli bir kişi ya da kişilerin yararlanmasını mümkün kılabileceği gibi, çocuklarının, usul ve/veya füruunun ya da diğer akrabalarının yararlanmasını mümkün kılabilir (Akipek, Ş./ Altaş, H.: “Vakıflarda Evladiye Davaları”, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 47, S. 1-4, s. 145-151, ... 1998, s. 145-146. Uluç, Y.:Vakıflar Hukuku ve Mevzuatı, ... 2008, s. 49).

Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (Akgündüz, ...; İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır.

"Evlâd lâfzı bir def'a zikr olundukda evlâd-ı sulbiyyeye mahmûldür. Binâenaleyh ahfâda (torunlar) şâmil olmaz (kapsamaz). Meselâ vâkıf, somut olayda olduğu üzere- vakfımın gallesini evlâdıma şart eyledim deyü evlâd lâfzını bir def'a zikr idüb tekrâr itmese meşrûtünleh yalnız vâkıfın evlâd-ı sulbiyyesine mahsûs olub ahfâda şâmil olmaz." (Sungurbey, İsmet/Karinabadizâde, ... ...; Eski Vakıfların Temel Kitabı, ... 1978, sh 53; ... ... Karinabadizade, Ahkamül Evkaf, Mes'ele 140)

Veled kelimesinin çoğulu olan "evlad" ifadesi veled tabirinden farkı bulunan bir ifadedir. Evlad tabiri Türkçe'de tekil olarak kullanılır. Bu sebeple de "evlad" lafzı bir defa zikredilirse, sadece vâkıfın çocukları anlaşılmalıdır.

(Akgündüz, ...; sh.275) "Evlad" lafzı iki defa zikredildiğinde yani vâkıf, "evladı ve evlad-ı evladım" (çocuklarıma ve çocuklarımın çocuklarına) dediğinde, "veledime ve veledimin veledine" tabirinden farklı olarak, bu ifade bütün batınları içine alacaktır. Yani evlat kelimesi iki defa zikredilirse bütün çocukları kapsayacaktır. [Sungurbey, İsmet/Karinabadizâde, ... .... Eski Vakıfların Temel Kitabı, ... 1978, sh 53-54; ... ...

Karinabadizade, Ahkamül Evkaf, Mes'ele 141: ("Evlad lâfzı iki def'a zikr olundukda gerek karib (yakın) ve gerek baîd(uzak) bütûna (nesillere) şamil olur. Yoksa yalnız batn-i evvel (ilk batın) ve ... (ikinci batın) münhasır kalmaz); ... Haydar, Tertibüs-Sunûf Fi Ahkâmil-Vukûf, Dersaadet 1337/1340, md. 644; ..., Ebül-Ulâ, Ahkâm-ı Evkaf, 1339-1340 Dersyılı Takrirleri, ...,153.]

Bir vakfın birden fazla vakfiye ve zeyl vakfiyesi var ise ve bu vakfiyelerde galle fazlasına dair birbirinden farklı hükümler bulunması halinde hangi vakfiyedeki hüküm muteber kabul edileceği sorunun çözülmesi gerekmektedir.

"Bir vakf-ı sahih-i lazımın muvafık-ı şer'-i ... olan şürutunu vakıfı bile tebdil ve tagyir idemez. İtmiş olsa sahih ve muteber olmaz. Şu kadar var ki ilerüde vakfının şürutunu tebdil itmek salahiyyetini hin-i vakfda vakıf kendi yedinde ibka itmiş ise o sûretde tebdil-i şürût idebülür." (Sungurbey, İsmet/Karinabadizâde, ... ...; Eski Vakıfların Temel Kitabı, ... 1978, sh 62; ... ... Karinabadizade, Ahkamül Evkaf, Mes'ele 161) Burada ana kural; geçerli olarak kurulmuş bir vakfın koşullarını vakfedenin dahi değiştiremeyeceği, bozamayacağı, değiştirse dahi geçerli olmayacağı, istisnası ise; vakıf kurulurken vakfeden, vakfın koşullarını ileri de değiştirme yetkisini kendi yedinde (elinde) bırakmış ise o zaman koşulları değiştirebilir.

İncelemeye konu vakıflardan "... ... ... ... İbni Merhum ... ... Vakfı"na ait Gurre-i Cemaziyelevvel 1163 H. (8 Nisan 1750) M. tarihli vakfiyede; "...ve icarat-ı mezkure ve gallat-ı mezburenin fazlasının semeni beş kısıma taksim olunup her bir kısmı ümmü veledlerim ...

Kadın ve ... kadın ve ... kadın ve ... kadın ve ... kadın benı-ati Abdillah nam hatunlardan her birlerine verile ve ümmü veledlerimden her hangisi müteveffıye olur ise fazla-i mezkure semeninden hums-u hissesi sadrı ve sadriye evlâdı evlâdı ilel-inkıraz mutasarrıf olalar ve badel-inkırazihim asıl ve fazlaya zam oluna ve baki ümmü veledlerim dahi bu tertip üzere amel oluna ve fazla bakiyeyi evlâdı ve evlâdı evlâdım ile-inkiraz liz-zekeri mislü hazzil-ünseyeyn beyinlerinde iktisam edeler..." yani galle fazlasının beş kısma ayrılıp, her bir kısmının vakıfın cariye kökenli hanımları ...

Kadın, ... Kadın, ... Kadın, ... Kadın ve ...

Kadın'a verilmesine, bunlardan biri ölürse hissesinin öz erkek ve kız evlatlarına ve onların evlatlarına nesilleri kesilinceye kadar verilmesini, bunların nesli kesilir ise fazlanın yeniden vakfa zam olunmasını ve bu durumda artan fazlanın soyları tükeninceye kadar evlâtları ve evlâd-i evlâtlarından erkek evlâda 2, kız evlâda 1 hisse olacak şekilde paylaştırılması şart kılınmış yani galle fazlası batın şartı ve kız-erkek evlat ayrımı olmaksızın nesil kesilene kadar evlâda şart kılınmıştır.

Diğer vakıf olan "... ... ... ... ... ... ... ... Vakfı"na ait 5 Şevval 1211 H/3 Nisan 1797 M. Tarihli vakfiye tarihli vakfiyede; "...İş bu zikr olınan vezâif ve mesârif bi temamen ru'yet ve edâ olunduktan sonra fazla-i vakfın hümusu ihrâç ve ifrâz olunup ümmü veledlerime ale's-seviyye taksim olına,

ve bi-emrillahi te'âlâ içlerinden biri vefât eder ise hissesi yine vakf-ı mezkûreme zamm olına ve bâki fazla-i vakfı bil-cümle evlâdım beyinlerinde li'z-zekeri mislü hazzi'l-ünseyeyn tevzî ve taksim eyleyeler el iyazen billâhi te'âlâ evlâd bil-külliye münkariz olur ise vakf-ı mezkurûm pederim müteveffayı mûmâ-ileyh ... ... ...'nin vakfiyye-i mamülün bihasina zamm ve ilhâk olunup derûn-u vakfiyemde tahrir eylediğim minvâl-i muharrer üzere amel eyleyeler..." yani galle fazlasının 1/5'nin ayrılarak cariyesinden olma çocuklarına (ümmi veledlerine) pay edilmesini, içlerinden biri vefat ederse hissesinin tekrar vakfına ilave edilmesini,

baki kalan fazlanın bütün evlatları arasında erkek evlâda 2, kız evlâda 1 hisse olacak şekilde paylaştırılmasını, bütün evâdın nesli kesilmesinden sonra vakıfın babası ... ... Efendinin vakfına ilave edilmesini şart kılınmıştır.

Burada evlâd lafzı tek kullanılmış olsa da bütün evlatların mümkariz olması yani neslin tümden yok olması ifadesi kullanılmış olduğundan galle fazlasının batın şartı ve kız-erkek evlat ayrımı olmaksızın nesil kesilene kadar evlâda şart kılınmış olduğunun kabulü gereklidir.

Buna göre, davacıların her iki vakıf yönünden de davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken vakfiyede yer alan "evladı ve evlâd-ı evlâdım" tabiri hatalı yorumlanarak, "evlâd bil-külliye münkariz olur ise" ibaresi ise değerlendirilmeyerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/218, K. 2023/3192, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/218
Karar No
2023/3192
Tarih
25 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/218 K.2023/2770
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/220 K.2023/5385
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/221 K.2023/5993
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2023/222 K.2023/403
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/222 K.2023/3368
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/222 K.2023/1597

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.