KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2425 E., 2024/7487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1717 E., 2023/448 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/166 E., 2021/335 K.
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 11/10 uncu maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dilekçesinde özetle; İstanbul ili Sarıyer ilçesi ... köyünde kain 7 ve 8 parsel ile 1718 ada 1 parsel sayılı taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olmasına rağmen itiraza konu çalışmalarda orman sınırı içine alındığını ileri sürerek, itirazın kabulü ile kadastro işlemlerinde yapılan hatanın düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine ile Orman İdaresi vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 6292 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7139 Sayılı Kanun) 54 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından komisyonun teşkilinde sorun bulunduğu,
yetkisiz komisyonun yapmış olduğu çalışmaların değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme çalışmalarının iptaline karar verilmiş, davalılar vekillerinin istinaf istekleri Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyize gelmiştir.
Dava, orman kadastro sınırlarının düzeltilmesi işleminin iptali isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidi, 1960 yılında yapılan ve kesinleşen tapulama çalışmaları, 1979 yılında 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'na (1744 Sayılı Kanun) göre yapılan 2 inci madde uygulamaları, 1984 yılında 2896 sayılı 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun'a (2896 sayılı Kanun) göre yapılan 2/B madde uygulamaları,
1988 vılında 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a (3302 sayılı Kanun) göre yapılan 2/B çalışmaları, 2010 yılında 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a (5831 sayılı Kanun) göre yapılan sınır düzeltmesi çalışmaları ile 6292 sayılı Kanun'un 11/10 uncu maddesi gereğince yapılıp, 24.07.2018 - 27.08.2018 tarihleri arasında ilan edilen sınır düzeltme çalışmaları bulunmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile 6292 Sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme çalışmalarının iptaline karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Öncelikle eldeki dava 28.08.2018 tarihinde açılmış olup, Orman İdaresi'nin 12.09.2018 tarihli cevabi yazı ekinde bulunan belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu çalışmanın askı ilanının 24.07.2018 - 27.08.2018 tarihleri arasında yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, kadastrosu kesinleşen taşınmazlara ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olacağından, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle dava konusu parseller hakkında Kadastro Mahkemesinde derdest dava olup olmadığının araştırılması, kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, bunlara göre görev hususunun göz önünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Öte yandan, 7139 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ile 6292 Sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası yürürlükten kaldırılmış ise de, aynı Kanun'un 35 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılan düzenlemenin 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine 13 ve 14 üncü fıkralar olarak eklendiği ve her iki düzenlemenin aynı tarihte yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, dava konusu orman kadastrosu sınır düzeltme çalışmalarının dayandığı kanun maddesinin ayakta olduğu, itiraz konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kabule göre de, dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtlarına göre davacının kayıt maliki olarak yer almadığı, ne var ki mahkemece tedavüllü tapu kayıtları dosyaya kazandırılmadığı gibi, davacının mülkiyete dair iddiası olup olmadığı da araştırılmadığından, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususu da denetlenememiştir.
Hal böyle olunca, öncelikle görev hususunun çözüme kavuşturulması, mahkemenin görevli olması halinde ise bu kez davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aktif dava ehliyeti yoksa bu nedenle davanın reddine karar verilmesi, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun anlaşılması halinde ise, işin esası incelenerek, iptali istenen düzeltme çalışmalarında hata bulunup bulunmadığı tespit edilerek oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteğinin esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2425, K. 2024/7487, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama