KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2514 E., 2024/6013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2304 E., 2023/237 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/225 E., 2020/222 K.
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; davacılar ... ve diğerlerinin ...'ta kurulu Mülhak ... ... Ağa Bin ... Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi raporu ve ek raporuyla, davacıların sunduğu belgeler kapsamında, davacıların vakıf evladı olduklarını ispatladıkları gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacıların ... ... Ağa Bin ... Vakfının evladı olduklarının ve galleye müstehak olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar vekilinin sunduğu belgeler, bilirkişi raporu, vakıf senedi ve tüm dosya içeriğine göre davacıların galle fazlasından istifade etmeye hak kazanan vakıf evlatları olduklarını ispatladıkları, İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek bilirkişi tarafından vakfiyenin yeterince incelenmediği, vakfiye şartlarına göre davacıların vakıf evladı olabilmeleri için; murislerden sonra gelen ve davacılardan önceki kuşakta yer alan murislerin de galleye müstehak vakıf evladı olması ve vakfın galle fazlasından yararlanmış olması gerektiği, murisler açısından galle fazlasından yararlanmadan vefat edenler için; kendisinden sonra gelen çocukları ve torunlarının vakıfla olan bağlantısının kopmuş ve vakıftan yararlanma haklarını kaybettikleri ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Müdürlüğün vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2514, K. 2024/6013, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama