KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2953 E., 2025/290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 115 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 2/B kapsamına alındığını, daha sonra Hazine adına çalılık vasfıyla kaydedildiğini, kullanıcı kısmının boş bırakıldığını, davacının uzun süreli zilyetliği bulunduğundan bahisle kadastro çalışmasındaki kullanıcı hanesinin boş bırakılması işleminin iptali ile ... ... köyiçi mevkii 115 ada 29 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin ... olduğunun tespitine, 2/B tespit tutanağının kullanıcı hanesine "..." ibaresinin eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1972 yılında 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastro çalışmaları ve 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 sayılı Kanun)
değişik 2 inci madde çalışmaları vardır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde ilk tesis kadastrosu takeometrik yöntemle 1982 yılında yapılarak kesinleştirilmiştir. Dava konusu taşınmaz tapulama çalışmaları sırasında 1061 parsel numarasını alarak ... ... adına tespit görmüştür. Yapılan kadastro tespitine, Orman Bölge Şefliği tarafından itiraz edildiğinden dosya mahkemeye gönderilmiştir. İznik Tapulama Mahkemesinin 1984/96 Esas ve 1984/181 Karar nolu ilamında dava konusu 1061 nolu parsel orman sayılan yerlerden olması asabiyle kadastro tespitinin iptaline ve tescil harici alan olarak bırakılmasına karar verilmiştir. ... Mahallesinde yapılan Orman Kadastro Çalışması neticesinde, 1061 nolu parsel P.XXVI nolu 2/B bloğu içerisinde bırakılarak 2/B parseli olarak sınırlandırılmıştır.
2010 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü Maddesi uyarınca yapılan 2/B Kullanım Kadastrosu çalışması neticesinde 1061 nolu parsel, dava konusu parsel olan 115 ada 29 nolu parsel olarak Hazine adına çalılık vasfıyla sınırlandırılmış ve 30 günlük askı ilanına alınmak suretiyle kesinleştirilmiştir. Kullanım kadastro çalışması esnasında dava konusu taşınmaların tapu kayıtlarına kullanıcı belirtilmesi (şagil) yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "söz konusu yerin mevcut eğiminin %12'den fazla olması, eski hava fotoğraflarında orman sayılan bölge olması ve dosya içerisindeki bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarında belirtildiği şekliyle halihazırda ne zaman dikildiği tam olarak bilinemeyen fındık ağaçlarının dışında orman ağaçlarının bulunması ve toprağın orman karakterini muhafaza etmesi nedeniyle söz konusu yerin orman sayılan yer olduğu, bu nedenle fiili kullanımın orman sayılan yerlerde kabul edilemeyeceği" gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, halen 2/B vasfında olan taşınmaza yönelik olarak verilen ret kararının doğru olmadığını, davacının bu taşınmazı atalarından devir aldığı ve kullandığını, açılan davalar sonucu son zamanlarda taşınmazın bakımını yapamadığını, ancak fındık ağaçlarını koruduğunu beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf talebinde bulunduğu gerekçelerle aynı olarak temyiz talebinde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2953, K. 2025/290, 20 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama