KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3156 E., 2024/6640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/10 E., 2021/4 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
1.741 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine, davalı ... ve arkadaşları, davacı ..., davacı ... mirasçıları, davacı ... ve arkadaşları, asli müdahil ..., davacı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve ... mirasçısı ...'ın adli yardım talebinin kabulüne, duruşma taleplerinin masraf yokluğundan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Karaca köyü 455 parsel sayılı 18248,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1979 tarih 10 numaralı tapu kaydı ile paylı olarak ... ve arkadaşlarına aitken, Aralık 1981 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydı ve bu tapu ile aynı kökten gelen pay tapularıyla, bir kısım paylarının satıldığı, tapu kaydının tescil krokisinin zemine şeklen benzediği ancak tam uymadığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek,
üzerindeki gazino müştemilat ve evlerin kime ait olduğu beyanlar hanesine yazılarak Hazine adına tespit edilmiş, daha sonra Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/170 Esasına kayıtlı dosyasında dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesinin üstü çizilerek davalı hale getirilmiştir.
... ve arkadaşları 22.07.1994 tarihli dilekçeleriyle; taşınmazın tapulu olduğu iddiasıyla adlarına tescilini istemişlerdir.
Davacılar ... Efendi terekesi temsilcisi ...ile daha sonra ... Efendi mirasçıları ... ve ... (Onay); taşınmazların murislerine ait Şubat 1962 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bir bölümü eski Gelibolu yeni adıyla Çamlı köyü sınırları içinde 373 ila 633 parsel sayısıyla tespit görmüş ise de Söğüt çiftliği olarak geçen bölümünün Karaca köyü sınırları içinde kaldığı,
tapudaki paydaşların ölümünden sonra davalı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı iddiasıyla, kadastro tespitinin iptali ve tapudaki payları oranında, tapu makileri adına tapuya tescilini istemişlerdir. ... ve paydaşları aynı savla, ... ve ... ise tapu malikleri mirasçılarından Müfide, Bedriye, ...ve bunların mirasçısı A. ... ...'nin payını 1991 ila 1994 yılları arasında düzenlenen dört adet noter satım vaadi sözleşmesiyle satın aldığı, sözü edilen kişilere düşecek payın 1/2'şer payla adlarına tapuya tescili gerektiği iddiasıyla davaya katılmışlardır.
Karaca köyü tüzel kişiliğini temsilen ...; dava dışı 456 sayılı parselin kendisine ait olduğu, 455 parselin tespit maliklerinin 456 sayılı parsele tecavüz ettikleri, bu tecavüzün önlenmesi ve tapu kapsamı dışındaki bölümlerinin köy tüzel kişiliği adına tescili, davacılar ... ve arkadaşları 455 sayılı parsel üzerindeki muhdesatlarının tespiti ile adlarına tescili, Hazine ise 455 sayılı parselin davalı ... Ali Ünlü adına tespit edildiğini duydukları, bu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla, tespitin iptali ve 2/B gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmışlar ve davalar birleştirilmiştir.
... 12.10.2004 tarihinde, taşınmazdaki ... payını satın aldığı, adına tescili, ... 12.10.2004 tarihli dilekçeyle, ... payını tapuda satın aldığı, adına tescili, ... 12.10. 2004 tarihli dilekçeyle, ... ... payını tapuda satın aldığı, ... 04.11.2010 tarihli dilekçesiyle, ...’nın payını tapuda satın aldığı, adına tescili iddiasıyla davaya katılmışlardır.
Mahkemece, tapuya tutunan gerçek kişiler ile bu tapudan pay aldığını iddia ederek davaya katılan gerçek kişilerin davalarının kabulüne, diğer davaların reddine, çekişmeli Karaca köyü 455 sayılı parselin tespitinin iptali ve tapudaki payları oranında ... ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş, tespit tarihinden sonra satın alma iddiasında bulunan gerçek kişilerin davaları hakkında görevsizliğe karar verilmiş, hüküm ..., ... ve arkadaşları vekili, Aslı ... ve arkadaşları vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle bozulmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.02.2012 tarih ve 2011/13379 Esas, 2012/1314 Karar sayılı bozma kararında özetle; "Bir kısım davacılar vekili Avukat ..... tarafından dosyaya eklenmek üzere sunulan belgeler arasında yer alan Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2010 tarihli ve 2010/1028-926 sayılı veraset ilamından, davacılardan ...'nin, 14.10.2010 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak geriye eşi 1941 doğumlu ... ile çocukları ... ve ...'ın kaldığı Mahkemece, ...'nin adı geçen mirasçıları davadan ve duruşma gününden haberdar edilmeden yargılama sona erdirilerek karar verildiği, bu sebeple davacılardan ...'nin tüm mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemince tebliğ edilerek, davacı sıfatıyla davayı takip etmeleri için kendilerine olanak tanınması " gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davaya konu taşınmaza revizyon gören tapuda malik bulunan müdahil davacılar ..., ..., ... ... ve ...'nin davaları ile davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabul kısmen reddine, diğer davacıların davalarının reddi ile.
Muğla ili Marmaris ilçesi Karaca köyü 455 parsel sayılı taşınmazın 10.08.2016 havale tarihli harita ve kadastro bilirkişi raporuna ekli krokide (A), (B1) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 15.566,72 m2 yüzölçümündeki bölümünün aynı parsel numarası ve kadastro tespit tutanağındaki vasıfla toplam 15060 pay kabul edilerek;
... ve arkadaşları adına payları oranında tesciline, 455 parsel sayılı taşınmazın 10.08.2016 havale tarihli harita ve kadastro bilirkişi raporuna ekli krokide (B2) harfi ile gösterilen 1.173.97 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın aynı raporda (D) harfi ile gösterilen 615,34 m2, (E) harfi ile gösterilen 892,86 m2 yüzölçümündeki bölümlerini ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın her bir bölümü için 3.derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine,
müdahil davacı ...'nin davaya konu taşınmaza revizyon gören tapu kaydındaki 269/15060 hisseye ait talebi yönünden ise mahkemenin görevsizliğine, davaya konu taşınmazın 17.08.2016 havale tarihli inşaat ve kadastro bilirkişi raporuna ekli krokide yapılar için muhdesat şerhi verilmesine karar verilmiş, hükmün davacı ... ve arkadaşları ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine aynı Dairenin 20.03.2018 tarihli, 2017/8242 Esas, 2018/2005 Karar sayılı ilamı ile;
davacılardan...’nun Mahkemenin 08.09.2016 tarihli karar tarihinden önce Muğla Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2014/594 Esas, 2014/390 Karar sayılı kararı ile akıl hastalığı sebebiyle kısıtlandığı ve kendisine oğlu ...’nun vasi atandığı, anılan kararın kesinleştiği, mahkemenin gerekçeli kararının 29.09.2016 tarihinde vasiye tebliğ edildiği, ancak husumet izni kararının alınmadığı, vasinin temyiz dilekçesi sunmadığı,bu sebeple öncelikle vasinin, vesayet makamından eldeki dava yönünden husumet izni kararını almasına imkan verilmesi,
husumete izin kararının alınmasından sonra vasi tarafından kısıtlının vekiline vekaletname verilip verilmediğinin vekilden veya vasiden sorulması, vekaletname verilmiş ise anılan vekaletnamenin onaylı örneğinin bu dosyaya konulması, vekile vekaletname verilmemiş ise kararın açıklamalı davetiye ile vasiye tebliğ edilmesi, tebligata “vasinin kararı ayrıca temyiz edebileceği, yasal süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı taktirde, yetkisiz vekil tarafından yapılmış temyize muvafakat vermiş sayılacağı, temyize onay vermiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği" şerhinin yazılması gereğine değinilerek bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davaya konu taşınmaza revizyon gören tapuda malik bulunan müdahil davacılar ..., ..., ... ... ve ...'nin davaları ile davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabul kısmen reddine, diğer davacıların davalarının reddi ile.
Karaca köyünde bulunan 455 parsel sayılı taşınmazın 10.08.2016 havale tarihli haritacı ve kadastrocu bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (B1) harfleri ile gösterilen toplam 14.853,28 m2'lik yüzölçümündeki bölümün kadastro tespit tutanağındaki vasıfla ... ve arkadaşları adına payları oranında, aynı bilirkişi raporuna ekli krokide (B2) harfi ile gösterilen 1.173.97 m2'lik bölümün, (C) ile gösterilen 723.44 m2'lik bölümün, (D) harfi ile gösterilen 615,34 m2 yüzölçümündeki bölümün, (E) harfi ile gösterilen 892,86 m2 yüzölçümündeki bölümün ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline,
taşınmazın her bir bölümü için 3. Derecede doğal sit alanı içerisinde kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine, müdahil davacı ...'nin davaya konu taşınmaza revizyon gören tapu kaydındaki 269/15060 hisseye, müdahil davacı ...'ın davaya konu taşınmaza revizyon gören tapu kaydındaki 248/15060 hisseye, müdahil davacı ...Ş'nin davaya konu taşınmaza revizyon gören tapu kaydındaki 2400/3840 hisseye ait talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine, davalı ... ve arkadaşları, davacı ..., davacı ... mirasçıları, davacı ... ve arkadaşları, asli müdahil ...,
davacı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine, davalı ... ve arkadaşları, davacı ..., davacı ... mirasçıları, davacı ... ve arkadaşları, asli müdahil ...,
davacı ... mirasçıları vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARŞIOY
Kararı temyiz eden tapu malikleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği,
tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16 ve 20. Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine mahkeme hakimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu,
dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği,
Çamlı Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile Hisarönü’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu,
bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
19.11.2024
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3156, K. 2024/6640, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama