KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3760 E., 2023/6775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
884 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.04.2021 tarihli ve 2017/3656 Esas, 2021/3707 Karar ... ilamı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 11, 38, 39, 88, 216, 217, 246, 247, 248, 283, 387, 105 ada 3, 4, 111 ada 16, 22, 23, 39, 4, 43, 44, 46, 50, 51, 52, 116 ada 1, 128 ada 61 ve 133 ada 15 parsel ... muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar, toprak tevzi komisyonu tarafından oluşturulan tapu kaydı, irsen intikal, harici taksim, ifraz ve satın alma nedenleriyle, payları oranında ... ... mirasçıları adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların yaklaşık 40 dönüm miktarındaki kısmının kök muris ...’dan geldiğini, kalan kısmın kendi miras bırakanları ... ...’den (kök muris ... ...'in oğlu) intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazlardaki ... payın iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 101 ada 11, 38, 39, 88, 216, 217, 246, 247, 248, 283, 387, 105 ada 3, 4, 111 ada 16, 22, 23, 39, 4, 43, 44, 46, 50, 51, 52, 116 ada 1, 128 ada 61 ve 133 ada 15 parsel ... taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Sebahattin ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.04.2021 tarihli ve 2017/3657 Esas, 2021/3707 Karar ... ilamı ile.
"Mahkemece, çekişmeli taşınmazların kök muris ...’dan intikalen geldiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi, davacı ve davalı tanıkları, çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğunu bilmediklerini, ancak öteden beri davacıların murisi tarafından kullanıldığını ifade ettikleri, bu beyanlara göre, çekişmeli taşınmazların kök muristen intikal ettiği yönündeki iddianın ispat edilemediği, taşınmazların davacıların murisinden intikalen geldiğinin anlaşıldığı, ancak;
davacıların dava dilekçesinde, davaya konu taşınmazların 40 dönüm miktarındaki bölümünün kök muristen intikal ettiğini ifade ettiklerine göre, bu taşınmaz bölümlerinin dava konusu hangi taşınmazlara isabet ettiğinin belirlenmesi gerektiği, hal böyle olunca.
Mahkemece, kök muristen intikal eden taşınmaz bölümlerinin tespiti bakımından mahallinde yeniden keşif yapılarak ve davacılara sorulmak suretiyle, kök muristen intikal eden taşınmaz bölümlerinin belirlenmesi ve bu bölümler yönünden davacıların kök muristen gelen miras payları oranında adlarına tescile, kalan taşınmazlar yönünden ise davanın kabulüne karar vermesi" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
Bozma ilamına karşı davalı ... mirasçıları vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Uyuşmazlık; taşınmazların tamamının tarafların kök murisleri olan ve 1931 yılında ölen ... oğlu ...'dan mı geldiği yoksa, davacıların dava dilekçesinde ada/parsel numaralarını belirtmeksizin yalnızca 40 dönümünün kök muristen mi geldiği noktasında toplanmaktadır.
Kök muris ... ...'in 1931 yılında ölümüyle geriye mirasçı olarak eşi ... ... ile önceki eşinden olma ... (murisin ölüm tarihinde 18 yaşında idi) ve resmi eşi ...'den olma ...'in (murisin ölüm tarihinde 1 yaşında idi) kaldığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan 20.10.2014 tarihli keşifte dinlenen 1958 doğumlu yerel bilirkişi ...; yaşı itibariyle öncesini bilemediğini, taşınmazların kendisini bildi bileli davacıların murisi ... ...
(Kök muris ...'ın oğlu) tarafından ekilip biçildiğini, keşfi yapılan taşınmazlar dışında ... ... mirasçıları tarafından kullanılan başkaca taşınmazlarında olduğunu, davalı ...'e yada mirasçılarına babası ... ...'in mirasından taşınmaz, taşınır mal yada para verilip verilmediğini bilemediğini söylemiş, 1942 doğumlu tespit bilirkişisi ... ile 1945 doğumlu tespit bilirkişisi ... benzer beyanlarda bulunarak;
bildiklerinden beri ... ... tarafından ekilip biçildiğini, ... ...'in keşfi yapılan taşınmazlardan başkalarından satın almak yada Hazine ve mera parsellerinden sürerek kazandığı herhangi bir taşınmaz yok diye bildiklerini, taşınmazların babası ... ...'den kaldığını, ... ile ... arasında mal paylaşıp paylaşılmadığını bilmediğini söylemiş, davacı tanığı 1937 doğumlu ... dahi, taşınmazların öncesinde ... ...'e ait tarlalar olduğunu, ... ...'in başkalarından satın almak suretiyle kazandığı taşınmaz bulunmadığını, kendisinin çocukluğunda dahi bu taşınmazların ... ... tarafından sürüldüğünü, sonradan sürmeye başladığı taşınmaz olmadığını,
... ile ... arasında mal paylaşımının yapılıp yapılmadığını bilmediğini, ...'e taşınır mal, taşınmaz mal yada para verilmediğini, keşfi yapılan taşınmazlar dışında ... ...'in köyde birkaç parça taşınmazının daha bulunduğunu bu taşınmazların ... ... tarafından satın alınan yerler olduğunu bildirmiş, davalı tanıkları 1946 doğumlu Kaşif ... ile 1936 doğumlu ...'de taşınmazların kök muris ...'dan kalan yerler olduğunu, ... ile ... arasında taksim yapılıp yapılmadığını bilmediklerini bildirmişlerdir.
Yapılan keşif sonucunda; 1956 doğumlu yerel bilirkişinin yaşı itibariyle öncesini bilemediğini söylemesi dışında davacı tanığı da dahil olmak dinlenenlerin tamamı taşınmazların kök muris ...'dan kaldığını, mirasçıları arasında taksim yapılıp yapılmadığını duymadıklarını/bilmediklerini bildirmişler; davacı tanığı ... ise ...'e, taşınmaz, taşınır mal yada para verilmediğini söylemişlerdir.
Bu itibarla taşınmazların tamamının kök muristen kaldığı tartışmasız olup, davacı tarafça kendi murisleri ... ... tarafından başka yollarla edinildiği ispatlanamadığı gibi, kök muris ...'ın ölümüyle 18 yaşında bulunan oğlu ... tarafından taşınmazların ekilip biçilmesinin tereke adına olduğunun kabulü gerektiği, kök murisin ölüm tarihinde henüz 1 yaşında olan ... ile ilerleyen zaman içinde terekenin taksim edildiğinin de ispat edilemediği açıktır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair hükmünün onanması gerekirken maddi hataya dayalı olarak bozulduğu anlaşıldığından davalı ... mirasçıları vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3760, K. 2023/6775, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama