Kullanım kadastrosu sonucunda, İstanbul ili ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 33... parsel sayılı ve 28.696,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve .... İdaresinin 09.08.2010 tarihli yazısı uyarınca eylemli orman olduğu şerhi yazılarak, ağaçlık vasfıyla ... adına.
1 33... parsel sayılı ve 5.843,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve eylemli orman olduğu şerhi ile ağaçlık vasfıyla ... adına. 1 33... parsel sayılı ve 2.559,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve eylemli orman olduğu şerhi ile ağaçlık vasfıyla ... adına.
1 33... parsel sayılı ve 9.355,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 20 yıldır...., ... ve ...'ın kullanımında olduğu belirtilerek, bahçe vasfıyla ... adına 11.08.2010 tarihinde tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davalar yönünden verilen kararın, davacılar ..., ..., .... İdaresi vekili, ... ve müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.03.2022 tarihli ve 2021/3795 Esas, 2022/1848 Karar sayılı ilamıyla; birleşen 2010/2785 Esas sayılı dosya davacısı ..., birleşen 2010/2934 Esas sayılı dosya davacısı ..., birleşen 2010/3020 Esas sayılı dosya davacısı ....
İdaresi vekili ve 2010/2956 Esas sayılı dosyada asli müdahil müdahil ... vekili temyiz itirazlarının reddine, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; dosya arasında bulunan 2007, 20 10... yılı ortofoto fotoğraflarına göre de, dava konusu taşınmazın talep edilen alanda kalan kısımlarının bölgede yapılan kullanım kadastrosu uygulamaları sırasında çevre ormanlarla aynı nitelikteki ağaçlarla kaplı bulunduğu, dolayısıyla eylemli orman niteliğinde olduğu anlaşıldığına göre, 1 33... parselden ifrazına karar verilen (A) ve (B1) hafleriyle belirtilen kısımlar yönünden de davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek,
hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Birleşen 2010/2934 Esas sayılı dosya davacısı ...'in... Mahallesi 1 33... parsel yönünden açtığı davanın reddine; Dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ....Mahallesi 1 33... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tesciline," karar verilmiş; hükme karşı, ... vekili tarafından tavzih talebinde bulunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli tavzih kararıyla talebin kabulüne. "Birleşen 2010/2934 Esas sayılı dosya davacısı ...'in .... Mahallesi 1 33... parsel yönünden açtığı davanın reddine," ibaresinin çıkartılmasına, "Birleşen 2010/2934 Esas sayılı dosya davacısı ...' in ....
Mahallesi 1 33... parselin bilirkişi raporunda (E) harfiyle gösterilen kısmı yönünden mahkememizin 07.02.2018 tarihli ve 2010/2950 Esas, 2018/4 Karar sayılı kararının hüküm kısmındaki 9. maddesi ve 9.maddenin C) bendi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/1009 E. 2019/109 K. sayılı kararı ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2021/3795 E., 2022/1848 K. sayılı 02.03.2022 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiğinden, 1 33... parselden tefrik edilen ve (E) harfiyle gösterilen 3.927,
87... lik kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına" ibaresinin yazılmasına ve bu şekilde 3. maddenin düzeltilmesine karar verilmiş, tavzih kararına karşı ... İdaresi vekili, ... vekili, ... vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
Her ne kadar birleşen dosya davacıları ve müdahiller tarafından tavzih kararı temyiz edilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince Dairemiz bozma ilamı uyarınca karar verilmiş olup, temyiz edenlerin aleyhine hüküm oluşturulmamış olmasına ve temyiz edenlerin taleplerinin Dairemiz ilamıyla reddedilmiş ve tavzih edilen bölüm bozma kapsamı dışında bırakılmış olduğu da dikkate alındığında tavzih talebini temyiz etmekte hukuki yararları bulunmadığından temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.