KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/572 E., 2023/6605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... 1. Bölge Müdürlüğü tarafından ...olarak açılan tapu kaydının boş bırakılan malik hanesinin doldurulması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, kadastro tutanağının olağan usullere göre tamamlanması için Kadastro Müdürüğüne iadesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... 1. Bölge Müdürlüğü vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Sokağında bulunan eski 1781 ada 1 ve 1843 ada 3 parsel ... taşınmazların tamamının ...Vakfı adına kayıtlı olduğunu, 1781 ada 2 parsel ... taşınmazın da malik hanesi açık olarak kayıtlı iken yapılan şuyulandırma sonucu 114 pafta 2943 ada 1 parsel ...
143,00 m² yüzölçümündeki arsa vasıflı taşınmaza dönüştüğünü ve taşınmazın 89/143 hissesinin ...Vakfı adına kaydedildiğini, ancak 54/143 hissesinin malik hanesinin açık olarak tescil edildiğini, 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5737 ...
Kanun uyarınca, taşınmazların tasarruf edenlerinin veya maliklerinin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyetinin vakıf adına tescil edileceğini ileri sürerek, anılan Kanun hükümleri gereğince taşınmazın 54/143 hissesinin davacı Vakıf adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve Asliye Hukuk Mahkemesince, taşınmazın malik hanesinin boş bırakılması nedeniyle davada, Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Kadasto Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, müdahil ... vekili, ... Tapu Sicil Müdürlüğünde bulunan 28.07.1953 tarihli ve 2147 ... ... Kadastro Müdürü ... ... tarafından davacı idareye yazılan yazıda arsanın Kilise akarı olduğunu ve kilise mütevelli heyeti tarafından 16.10.1952 tarihli beyannamenin verildiğini, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2943 ada 1 parsel ... 143 m2 yüzölçümlü taşınmazın 54/143 hissesinin evvelinde 1781 ada 2 parsel olduğunu belirterek, taşınmaz hissesinin malik hanesinin müvekkili adına doldurulması istemiyle davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " dava konusu taşınmazın malik hanesinin boş bırakılmasının, idari işlem mahiyetindeki kadastro çalışmalarındaki hatadan yada ihmalden kaynaklandığı, gerek 766 ... Yasa, gerekse 3402 ...
Kanun uyarınca kadastro mahkemelerinin görevine giren bir durumun bulunmadığı bu kapsamda tamamlanmayan kadastro çalışmaları neticesinde malik hanesinin açık bırakılmasına yönelik hatalı idari tasarruf sonucunda, kadastro işlemlerinin tamamlanmadığının kabul edilmesi gerekeceği, somut olay açısından, öncelikle kadastro işlemlerinin usulünce tamamlanması gerektiğinden, kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için dosyanın kadastro müdürlüğüne iade edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı " gerekçesiyle, dava konusu taşınmazın kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine,
esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiş, hükme karşı, davacı ...
1. Bölge Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, " taşınmazın malik hanesinin açık kalmasının sebebinin idari işlem eksikliğinden kaynaklandığı anlaşıldığı dolayısıyla idare tarafından kadastro işlemlerinin olağan usule göre tamamlanıp mülkiyet sütununun doldurulması gerektiği " gerekçesiyle, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... Bölge Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 10.04.1953 tarihinde, 2613 ... Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, defterdarlık ve Vakıflar Başmüdürlüğü ile yapılan yazışmalar sonunda malikinin tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle, malik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiştir. 2613 ... Kanun' un 22/H maddesinde, " Yapılacak ilanlar ve tahkik üzerine sahibi bulunamayan gayrimenkuller Devlet namına kaydolunur.
Bu malların on seneye kadar hükmen müstahikkı çıktığı takdirde namına kaydı tashih edilir ve satılmış ise bedeli verilir. " hükmüne yer verilmiş olup, buna göre, sahibi bulunamayan taşınmazların Devlet adına kaydedileceği anlaşılmakta olup, 09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 ...
Kadastro Kanunu'nun Geçici 4. maddesi, Kanunun yürürlüğünden önce düzenlenmiş tapulama tutanakları ve kadastro beyannameleri ile verilmiş komisyon kararlarının geçerliliğini koruyacağı ve süresi içinde itiraz durumunda 3402 ... Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükmünü amirdir. Ayrıca, 3402 ...
Kanun'un 10/4. maddesinde de, " Aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerin uygulanmasında sonuca varılamayan veya çözümü kanunlarla mahkemelerin takdirine bırakılan konular, kadastro komisyonu tarafından gerekçe gösterilmek suretiyle tutanak ve ekleriyle birlikte kadastro mahkemesine devredilir. " hükmüne yer verilmiştir.
Bu düzenlemeler dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda; 2613 ... Kanun hükümleri uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, Kanun hükümlerine aykırı olarak, çekişmeli taşınmaz hakkındaki kadastro işleminin usulünce tamamlanmadığı ve malik hanesi boş bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; kadastro işlemleri tamamlanmadan malik hanesi bırakılan dava konusu taşınmazın kadastro işlemlerinin tamamlanması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş olması doğru olduğundan; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ...
Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/572, K. 2023/6605, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama