KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/2241 E., 2024/5858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/3 E., 2023/16 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 636 parsel sayılı 13.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine dava dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline dair ilk karar, davacı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2016/13308 Esas, 2020/1829 Karar sayılı ilamıyla; " ... dava konusu taşınmazda davalı taraf yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı açıklanarak, davanın kabulüne karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, Bingöl ili ... ilçesi ... Köyü yeni 102 ada 58 parsel (eski 636 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin ... adına yapılan kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın Hazine adına çayır vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, davacı kurum harçtan muaf olduğundan Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereği harç alınmasına yer olmadığına, Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi uyarınca davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2241, K. 2024/5858, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama