KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/3184 E., 2025/4568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/355 E., 2024/552 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/21 E., 2022/326 K.
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1972 yılında yapılan kadastro çalışması neticesinde dava konusu 2989 parsel 3400 m² yüz ölçümüyle, tarla vasfıyla, T.evvel 1934 tarih 418 sıra nolu ve 12.11.1964 tarih 44 sıra nolu tapu kayıtlarına (tedavül kayıtları okunaklı olmadığından okunamadı) istinaden ... adına 1972 yılında tescil edilmiş, 2021 yılında yapılan güncelleme çalışmaları neticesinde 248 ada 3 parsel olarak 3.521,57 m² olarak hesaplanmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli 2989 parselin 1994 yılında kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde kaldığını öne sürerek taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...kesinleşen orman kadastrosuna göre 2989 sayılı parselin Devlet Ormanı içerisinde kaldığının belirlendiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile 2989 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve eylemli orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
"....eldeki dava tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğundan mahkemece dava konusu taşınmazın tahdite göre konumu belirlenerek hüküm kurulması gerekmesine rağmen mahkemece yörede yapıldığı bilirkişi raporunda bildirilen orman tahdidine dair hiçbir araştırma ve inceleme yapılmamış, yapıldığı bildirilen orman tahdidine dair askı ilan cetveli, işe başlama ve bitirme tutanakları, yine bilirkişi raporunun denetimi için zorunlu olan ve dava konusu taşınmaza ait kısmı belirten çalışma tutanakları hiç getirtilmediği..." gerekçesiyle kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderildiği,
İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde; "...kesinleşen orman kadastrosuna göre 2989 sayılı parselin Devlet Ormanı içerisinde kaldığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne, Bursa ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi, 2989 parsel sayılı taşınmaz kesinleşmiş Orman Kadastro sınırları içerisinde yer almakta olup, 14.06.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide gösterilen 3400,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın davalı adına olan tapu kayıdının iptali ve eylemli orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın üzerinde yer alan haciz şerhlerinin kaldırılmasına, karar verilmiş, karara karşı davalı ... tarafından istinaf Kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
"...uzman orman ve harita bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit tutanaklarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın tamamının yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kalan ve böylelikle orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, işbu karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3184, K. 2025/4568, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama