KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5480 E., 2025/7507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/47 E., 2022/4 K.
Karar Metni
1.431 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki aktarılan kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı .... vekili ve ihbar olunan .... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Erzurum ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 06... , 2 05... , 1 67... , 1 46... , 148, 133, 118, 1 39... , 1 90... , 10, 1 27... , 1 63... , 25, 1 57... , 1 50... , 1 80... ve 1 88... parsel sayılı sırasıyla 797,48 m², 179,65 m², 305,07 m², 368,43 m², 1.102,59 m², 142,36 m², 86,67 m², 273,56 m², 166,40 m², 6.729,85 m², 1.083,31 m², 1.159,10 m², 1.628,54 m², 536,39 m², 7.214,95 m², 112,95 m² ve 143,68 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ile .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 63... ve 1 64... parsel sayılı sırasıyla 38,31 m² ve 152,74 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacılar ..., ..., ... ve ... Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçesinde özetle; Erzurum ili .... ilçesi .... Mahallesinde bulunan murisleri....tarafından kendilerine kalan taşınmazların adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, Kadastro Mahkemesi tarafından 2008/68 Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. Yargılama sırasında ..., davacılar tarafından tescili talep edilen .... köyünün .... mevkiinde bulunan taşınmazı harici senetle satın aldığı iddiasına dayanarak davaya katılmış ancak daha sonra bu talebinden feragat etmiştir.
Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dava konusu taşınmazların.... adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine tarafından temyiz edilen hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Kadastro Mahkemesinde dava konusu taşınmazlar hakkında yukarıdaki görevsizlik kararı sonrası devam edilen yargılama dışında 2008/26 Esas sayılı dosya üzerinden de yargılama yürütülmüş ve dava konusu taşınmazlar hakkında yine davanın kabulüne dava konusu taşınmazların....adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; devredilen tescil davası ile tutanak asılları birleştirilip davanın görülmesi gerekirken, aynı parseller hakkında tutanak asılları ile devredilen dosya birleştirilmeksizin farklı esaslara kaydedilmek suretiyle iki farklı dosya oluşturulması ve iki kez hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gereğine değinilmiştir.
Bozma kararları sonrası dava dosyaları birleştirilerek yargılamaya Kadastro Mahkemesinin 2014/47 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
Kadastro Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "...dava konusu 1 63... , 1 64... , 2 06... , 2 05... , 1 67... , 1 46... , 1 46... , 1 46... , 1 90... , 1 90... , 1 27... , 1 63... , 1 63... , 1 57... , 1 80... parsel sayılı taşınmazların 1974, 19 84... yıllarında çekilmiş hava fotoğraflarındaki durumu, mülkiyet durumu ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) karşısında durumunun incelendiği, dava konusu taşınmazların sınırlarının belli olduğu, zeminin tarımsal yapıda olduğu, imar-ihyanın olduğu,
1 39... ve 1 50... parsel sayılı taşınmazların ise üzerinde meşe ağaçları, orman alanında görülen orman ağaççıkları ve orman bitki örtüsünün bulunduğu, toprağında orman toprağının belirgin özelliklerinden olan humus ve ölü örtü birikintisinin bulunduğu, toprağında orman toprağı horizon yapısının bulunduğu, eski tarihli çekimli hava fotoğraflarında da orman alanı niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereği orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği, 23.01.2022 tarihli ziraat ve inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından hazırlanan rapor ile dava konusu 1 46... parsel sayılı taşınmazın 4. sınıf tarım arazilerinden olduğu,
çevresinde bulunan tarım arazileriyle benzer özellikte olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp zilyetlikle iktisabının mümkün yerlerden olduğunun tespit edildiği, dava konusu 1 88... parsel sayılı taşınmazın üzerinde 45-50 yıllık iki katlı kargir ev olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp zilyetlikle iktisabının mümkün yerlerden olduğunun tespit edildiği..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, .....
Mahallesi 2 06... , 2 05... , 1 67... , 1 46... , 148, 133, 118, 1 90... , 10, 1 27... , 1 63... , 25, 1 57... , 1 80... ve 1 88... parsel sayılı taşınmazların.... mirasçıları adına tapuya tesciline; ... Mahallesi 1 50... ve 1 39... parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve işbu karar, davalı Hazine vekili ve ihbar olunan Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava, aktarılan kadastro tespitine itiraz davası olup, davalı Hazine tarafından dava konusu taşınmazların orman olduğunun iddia edildiği ve dava konusu taşınmazların da ormanla ilişkisinin olduğu değerlendirildiğine göre, dava konusu taşınmazların orman olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekir. Oysa dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin orman tahdidinin bulunup bulunmadığı tespit edilmemiş, bulunmuyorsa en eski hava fotoğrafları getirtilmemiş ve taşınmazların öncesinin ne olduğu, kapalılık ve açıklık durumu açıkça belirlenmemiştir.
O halde.
İlk Derece Mahkemesince, öncelikle Orman İdaresi bu davaya 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26/d madde hükmü uyarınca katılabileceğinden ve Orman İdaresinin de müdahale talebi bulunduğundan, Orman İdaresinin davaya dahili sağlandıktan sonra İlk Derece Mahkemesince taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı hususu Orman İdaresinden sorulmalı, yapılmış ve kesinleşmiş orman sınırlandırması var ise buna ilişkin harita, tutanak ve belgeler ile kesinleşme tarihini gösteren tutanaklar, şayet kesinleşen orman sınırlandırması yok ise;
bu takdirde en eski tarihli memleket haritaları ve dayanağı hava fotoğrafları ile orman amenajman haritası bulundukları yerlerden getirtilip dosyaya eklenmeli, dava tarihine göre 15-20 yıl öncesine ait iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığının usulüne uygun ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden sorularak,
bulunuyor ise getirtilip dosya arasına konulmalı, yeniden yapılacak keşifte, uzman orman mühendisi bilirkişisi ile ziraat mühendisi, kadastro fen bilirkişisi, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle, getirtilen belge ve bilgiler ile hava fotoğrafları zemine uygulanmalı, stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak,
orman kadastrosu yapılmış ise orman kadastrosu ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli, taşınmazların kesinleşen orman sınırlandırma hattının dışında kalıp kalmadıkları belirlenmeli, kesinleşen orman sınırlandırması bulunmuyorsa 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı hava fotoğrafları, memleket haritası ve orman amenejman haritası gözönünde bulundurularak usulüne uygun şekilde öncelikle belirlenmeli, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ve hava fotoğraflarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafları ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde gösterecekleri ve yine hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazların niteliği ile üzerinde varsa ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, dağılımı,
kapalılık oranı ile tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığı ile kullanılan yerlerden olup olmadığını açıklayıcı, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti halinde davanın reddine karar verilmeli, orman sayılan yerlerden olmadığının saptanması halinde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir.
Bu bağlamda taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak,
taşınmazlar başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanun'un 14/1. maddesinde yazılı 40... dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek,
adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile taşınmazların murislerinden intikal ettiği belirlendiği takdirde diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu ve ilgili Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak,
gerektiğinde tespit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazların sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda ziraat mühendisinden Kanun'un amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5480, K. 2025/7507, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama