KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/442 E., 2025/4382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1113 E., 2024/3000 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/223 E., 2023/152 K.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 7143 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi uyarınca 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
7143 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi uyarınca 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında Sultanbeyli ilçesi Mimar Sinan Mahallesi çalışma alanında bulunan, 102 ada 13 parsel sayılı taşınmaz 263,86 metrekarelik yüzölçümü ile kullanıcısının tespit edilememesi nedeniyle Sultanbeyli Belediye Başkanlığı adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili; taşınmazın bahçe olarak müvekkilinin kullanımında olduğu iddiası ile tespite itiraz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda.
"Her ne kadar davacı ... tarafından dava konusu taşınmazın 07.11.1998 tarihli satış senedi ile satın alındığı ve o tarihten itibaren taşınmazın fiilen kullanıldığı iddiasına dayalı olarak zilyetlik tespitinde bulunulmuşsa da; satış senedinde taşınmazın ada parsel bilgilerinin net olarak tanımlanmadığı görüldüğü gibi, satış senedinin Belediyeye bildirildiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı, davacı ... tarafından dava konusu taşınmazın kullanımına ve emlak vergilerinin ödendiğine dair herhangi bir kayıt da bulunmadığı,
davacı tarafından sunulan satış senedindeki satıcı sıfatında bulunan ...'nin taşınmazda hak sahipliğini gösterir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, her ne kadar bir kısım davacı tanıkları taşınmazın davacı kullanımında olduğunu beyan etse de salt tanık beyanlarına dayalı olarak tespitin mümkün olamayacağı, davacı tarafından zilyetliği ispat eder yeterli delil ve belge bulunmadığı anlaşılmakla..." davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilince bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/442, K. 2025/4382, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama