KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/721 E., 2025/7542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1366 E., 2024/3154 K.
- İlk derece mahkemesi
- Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/312 E., 2023/169 K.
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali - tescil v müdahalenin önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; .... ilçesi .... köyü 370 parsel sayılı taşınmazın 1.972,96 m² yüzölçümündeki bölümünün orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, bu bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve taşınmaza vaki müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... 17.02.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunduğu, orman sayılan yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu edilemeyeceği, ancak davalıların dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarrufta bulunduklarından taşınmaza haksız bir elatmadan söz edilemeyeceği ..." gerekçesiyle,
davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Kırklareli ili .... ilçesi .... köyü 370 parsel sayılı taşınmazın 05.02.2023 tarihli harita mühendisi bilirkişisi tarafından hazırlanan krokili raporda (B) harfi ile gösterilen 1.972,96 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydında takyidat olması halinde bu takyidatların kaldırılmasına, davacının müdahalenin önlenmesine ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ...
İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " ... davalıların davanın açıldığı tarih itibarıyla varlığı ve geçerliliğini koruyan tapu kayıtlarına dayalı olarak taşınmazda bulunmaları nedeniyle, haksız işgalden bahsedilemeyeceği ..." gerekçesiyle, davacı ... İdaresinin men'i müdahale isteminin reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı ...
İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yapılan incelemede, karar eki sayılan 05.02.2023 tarihli bilirkişi raporunun infaza elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Şöyle ki; dava konusu 370 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün dosya kapsamında mevcut tapu kaydına göre 5.600,00 m² olduğu, orman mühendisi bilirkişileri tarafından düzenlenen 17.02.2023 tarihli raporda, dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 1.972,96 m²lik kısmının kesinleşmiş orman tahdit haritasına göre orman sınırları içinde kaldığı, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 3.627,04 m²lik kalan bölümüne ise bir itirazın söz konusu olmadığı, bu alanın tarım amaçlı kullanıldığı, orman tahdit haritasına göre orman sayılmayan alanda kaldığının belirtildiği,
karar eki sayılan harita mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 05.02.2023 tarihli raporda yer alan krokide ise taşınmazın toplam yüzölçümünün 5.528,16 m², orman sınırları içinde kalan (B) harfi ile gösterilen bölümünün 1.972,96 m², (A) harfi ile gösterilen kalan kısmın yüzölçümünün ise 3.555,21 m² olarak belirlendiği, buna göre 05.02.2023 tarihli krokinin dava konusu taşınmazın dosya kapsamında mevcut tapu kaydında belirtilen yüzölçümü ve yine orman bilirkişi raporundaki tespitlerle çeliştiği, krokinin bu haliyle infaza elverişli bulunmadığı görülmüştür.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın tapu kaydının tesisinden itibaren tüm kayıtları ilgili kurumlardan istenerek dosya arasına alınmalı, daha sonra dosyanın harita mühendisi bilirkişiye tevdi ile krokideki alan farklılığı ve bilirkişi raporları arasındaki miktar yönünden çelişkinin nereden kaynaklandığı hususu da açıklanmak suretiyle, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde ve dışında kalan bölümlerinin ayrı ayrı infaza elverişli olacak şekilde koordinatlı krokide gösterilmesi istenmeli ve taşınmazın tamamının tapu kaydında davalı ... adına kayıtlı olduğu görülmekle güncel kayıtlarına uygun bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, infazda tereddüt yaratacak şekilde çelişki içerir bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/721, K. 2025/7542, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama