KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/790 E., 2025/4716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2085 E., 2024/1998 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/17 E., 2024/35 K.
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca 2021 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Ankara ili Polatlı ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı olan eski 791 parsel sayılı 3694,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 181 ada 359 parsel numarasıyla ve 1024,78 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama (güncelleme) kadastrosu çalışmaları sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün haksız şekilde eksiltildiği iddiasına dayanarak güncelleme tespitinin iptali ile taşınmazın eski yüzölçümüyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Dava konusu eski 791 parsel sayılı taşınmazın 1969 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 474 kök parsel numarası ile sınırlandırma ve tespitinin yapıldığı, taşınmazın bulunduğu ... mahallesinde 1991 yılında arazi toplulaştırma çalışmaları yapıldığı, eski kök 474 parsel sayılı taşınmazın 2737 m²si ayırma çapı ile ayrılarak uygulamaya dahil edildiği ve geriye 2113 m²sinin uygulama dışı kaldığı, taşınmazın 1999 yılında DSİ tarafından kamulaştırma işlemi ile üç parçaya ifraz edildiği,
ifraz işlemi yapılırken toplulaştırma sırasında uygulamaya dahil edilen 2737 m²lik kısım fark edilmeden yani bu işlem hiç yapılmamış gibi kök parselin tapulamada tespit edilen yüzölçümü olan 4850 m² olarak hesap edilerek (600 m²lik) kısım 789 parsel numarasını, (556 m²lik) kısım 790 parsel numarasını, (3694 m²lik) kısım ise işbu davaya konu 791 parsel sayılı numaraları alarak tapuya tescil edildiği ancak toplulaştırmaya giren kısım 791 parsel nolu taşınmazın bulunduğu yerde kalmakta olup aslında 791 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün (3694-2737=) 957 m² olması gerekirken sehven 3694 m² olarak tescil edildiğinin anlaşıldığı;
dava konusu eski 791 parsel sayılı taşınmazın yenileme çalışmaları neticesinde 1024,78 m² yüzölçümü ile sınırlandırma ve tespitinin yapıldığı, eski yüzölçümü 957 m² olması gerekirken sehven 3694 m² olarak tescil edildiği bu nedenle taşınmazın yüzölçümünde 67,78 m² artış olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli ...
Mahallesi (eski 791) yeni 181 ada 359 parsel sayılı taşınmazın güncelleme tespiti gibi tesciline karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş. Bölge Adliye Mahkemesi kararı yine davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/790, K. 2025/4716, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama