KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/26776 E., 2026/531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/2690 E., 2018/2031 K.
- Suçlar
- Nitelikli cinsel saldırı, şantaj
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ...
5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan ...'un göğüslerine dokunup yanağını sıktığı ve kucaklayarak kanepeye yatırdığı katılan ...'un üzerine uzandığının kabulü ile değişen suç vasfına göre teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine,
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanığın cinsel saldırı ve şantaj suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, unsurları itibariyle oluşan cinsel saldırı ve şantaj suçlarından mahkumiyet yerine beraat hükümleri verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, katılan ...'un istikrarlı beyanları, husumet yokluğu ile sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması karşısında ikamette olanların ilaç ve alkolün etkisi altında olmaları veyahut mesafe itibariyle sesleri duymamalarının olağan olduğu gözetilmeden teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçlarından mahkumiyet yerine beraat hükümleri verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şantaj Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 107/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.04.2017 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.
Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan katılanın adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şantaj Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26776, K. 2026/531, 2 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama