KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2021/6629 E., 2023/1587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/202 E., 2015/36 K.
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Ceza verilmesine yer olmadığına
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2012/202 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve çocuk koruma kanunu ile ilgili yönetmeliğe göre eğitim tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, 17.10.2018 tarihli ve 14-2015/192867 sayılı onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sosyal inceleme raporunda suça sürüklenen çocuğun içinde bulunduğu ve büyüdüğü ortamla ilgili genel değerlendirmelerin yapıldığına, uzman hekim raporuna göre suça sürüklenen çocuğun farik ve mümeyyiz olduğuna, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğun, olay günü yolda yürümekte olan dokuz yaşındaki katılan mağduru bileğinden tutup 500 metre ileride bulunan caminin arkasına götürdükten sonra kıyafeti üzerinden penisine ve kalçalarına dokunduğu kabul edilmiştir.
2. Sosyal inceleme raporunda; suça sürüklenen çocuğun kendisi ile birlikte aynı evde oturan dayısının sürekli el şakaları yapması nedeniyle yaşadığı ortamdaki rol modellerden gördüğü davranışı normalleştirdiği, eylemini cinsel anlamda haz alma amaçlı değil de, rol oynama - rol çalma şeklinde oluşmuş bilinç altına dayalı olarak gerçekleştirdiğinin belirtilmesi ve suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuğun on iki yaşını bir ay önce doldurması dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve sağlık tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun istismar eylemi nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulmadığı nazara alınarak eylemine uyan çocuğun cinsel istismarı suçunun 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrasında belirtilen 7 yıl 6 aylık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.05.2013 tarihli mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Düşme sebebine göre Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları, katılanların ifadeleri ve savunma birlikte değerlendirildiğinde; olay günü suça sürüklenen çocuğun yolda yürümekte olan dokuz yaşındaki katılan mağduru bileğinden tutup cebir uygulayarak cinsel amaçla 500 metre ileride bulunan cami arkasına götürmek şeklinde sübuta eren eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası kapsamında kalan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve bu suçun olağan zamanaşımı süresinin de 10 yıl olduğu değerlendirilmiştir.
2. Suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında tanzim edilen sosyal inceleme raporunun içeriği itibarıyla yeterli olması ve ceza sorumluluğunu belirleme yetkisinin eldeki raporlara göre hakimin takdirinde olması karşısında, '...SSÇ ...'ın suç tarihine kadar olan yaşantısı ile birlikte suç tarihinde 12 yaşını ikmal etmiş ise de, ikmal ettiği yaşın üzerinden suç tarihi itibarıyla sadece bir aylık sürenin geçmiş olması...' şeklindeki dosya kapsamıyla örtüşen gerekçeyle suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve eğitim tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/6629, K. 2023/1587, 22 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama