Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/12104 E. , 2022/10545 K. "İçtihat Metni" TALEP EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEPTE BULUNULAN İLGİLİ DAİRE KARARI : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/06/2022 tarihli ve 2022/8282 Esas, 2022/7021 Karar TALEPLE İLGİLİ MAHKEME KARARI : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 20/11/20
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/12104 E. , 2022/10545 K. "İçtihat Metni" TALEP EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TALEPTE BULUNULAN İLGİLİ DAİRE KARARI : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/06/2022 tarihli ve 2022/8282 Esas, 2022/7021 Karar TALEPLE İLGİLİ MAHKEME KARARI : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 20/11/2020 tarih ve 2018/2286 Esas, 2020/1475 Karar TALEPLE İLGİLİ HÜKÜM : CMK'nın 286/2-d maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle Temyiz İsteminin Reddi SUÇ : Cinsel Taciz Cinsel taciz suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/02/2018 tarih ve 2017/1055 Esas, 2018/303 Karar sayılı beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 20/11/2020 tarih ve 2018/2286 Esas, 2020/1475 Karar sayılı kararı ile beraat hükmünün kaldırılarak mahkumiyetine dair verilen hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 30/06/2022 tarihli ve 2022/8282 Esas, 2022/7021 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddi yönündeki kararına karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 14/09/2022 tarihli ve 9 - 2021/25449 sayılı yazısı ile "ilk kez bölge adliye mahkemesi ceza dairesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünün temyizinin kabil olup olmadığına dair. 2- "Temyiz" başlıklı CMK'nın 286. maddesi; "(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; ... d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,... Temyiz edilemez" hükmünü, Aynı kanunun "İstinaf" başlıklı 272. maddesi; "(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir (3) (Ek cümle: 14.04.2020 - 7242 S.K./17. md) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak; a) (Değişik bent: 31/03/2011-6217 S.K 23. mad.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmünü, TCK'nın "Cinsel Taciz" suçunu düzenleyen 105. maddesinin; "(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./61. md) Suçun; a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından, c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, e) Teşhir suretiyle, işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz." hükmünü getirdiği, Anayasa Mahkemesinin 15/02/2019 tarihli Resmi Gazete yayınlanan 27/12/2018 tarihli 2018/71-118 E/K sayılı kararı ile iptal edilen CMK'nın 286/2-d madde metninin de "(Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları" şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Maddede yeniden yapılan 20/02/2019 tarihli 7165 sayılı yapılan düzenlememenin yürürlük tarihi 28/02/2019'dur. Usul hükümlerinde yapılan değişikliğin derhal yürürlüğe girmesi ve ve yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hemen uygulanması gerektiği açıktır. Bu madde yönünden 7165 sayılı yasada farklı bir yürürlük tarihi belirlenmemiştir. Bu nedenle üst sınırı iki yıl hapis cezasının gerektiren suçlarla ilgili olşarak 28/02/2019 gününden itibaren verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin kabil olup olmadığının yasa hükmünün 7165 sayılı yasa ile yeniden düzenlenen şekline göre belirlenmesi gerekecektir. CMK'nın 286/2-d maddesinin iptal edilen metni üst sınırı iki yıl hapis cezası olan suçlarla ilgili bölge adliye mahkemesince verilen tüm kararları temyiz kapsamı dışında tutarken yeniden düzenlenen hali ile, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve CMK'nın 272/3 maddesinde yazılı istisnalar dışında kalan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin temyizinin kabil olduğu hüküm altına alınmıştır. Mahkumiyet hükmünün ilk defa bölge adliye mahkemesince verilmesi haline bakıldığında hapis cezasından çevrilmeden doğrudan verilen 3.000.- TL ve altındaki adli para cezaları dışındaki mahkumiyet hükümler hapis veya adli para cezası olup olmadığına bakılmaksızın temyizi kabil olacaktır. İlk defa bölge adliye mahkememi tarafından verilen hapis cezasının miktarına bakılmaksızın temyizi kabil olacaktır. 3- Somut olayda; İlk derece mahkemesince verilen beraat hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılarak sanığın TCK'nın 105/1, 105/2-d, 43/1, 62, 52/2-4. maddelerinin uygulaması ile 6750.- TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkumiyet ilk kez bölge adliye mahkemesi tarafından verilmiş ve CMK'nın 272/3 maddesi kapsamı dışındadır. Bu nedenle hükmün temyizinin kabil olduğu düşüncesine varılmış olmakla Yüksek Dairenini red kararına karşı CMK'nın 308. maddesi gereğince itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurmak gerekmiştir." itiraz isteminde bulunulmuştur. Dosya incelenerek gereği düşünüldü: UYAP kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... hakkında, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2017 tarih ve 2017/4412 Esas sayılı iddianamesi ile katılan ... Karacaya yönelik TCK'nın 105/1.-1 fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçundan açılan kamu davasında, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/02/2018 tarih ve 2017/1055 Esas, 2018/303 Karar sayılı kararında "Her ne kadar sanık ... hakkında katılan ... Karaca'ya karşı cinsel taciz suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçun sabit olmadığı müştekiye kendi fotoğrafı ile beraber cinsel organının görüntüsünü gönderen kişinin hakkında kamu davası açılan sanık olup olmadığının tesbit edilemediği" gerekçeiyle sanığın beraatine karar verildiği, Hükmün katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 20/11/2020 tarih ve 2018/2286 Esas, 2020/1475 Karar sayılı kararında "Dairemizce duruşma açıldıktan sonra mağdureye gönderilen fotoğraftaki erkek cinsel organının sanığa ait olup olmadığı hususunda rapor aldırılmış, düzenlenen raporda yapılan genital muayenesinde resmi gönderen cinsel organın sanığa ait olduğunu tespit ettirebilecek fiziki bir farklılık tespit edilemediği belirtilmiştir. Bir sosyal medya kullanımı olan instagramın sahibi şirket instagram hesaplarının kime ait olduğunu bildirmediğinden iloveeskisehir isimli instagram hesabının kim tarafından açıldığı ve kullanıldığı tespit edilememiştir. Sanık her aşamada hakkında ki suçlamaya reddederek fotoğrafları ve mesajı kendisinin göndermediği söylemiştir. Mağdure sanığı daha önceden tanımamaktadır, yanında çalıştığı... ve arkadaşı ...'ın halı sahada maç yaptıktan sonra takım arkadaşları ile çektirdikleri fotoğrafın facebookta paylaşılması üzerine instagram üzerinden kendisine gönderilen fotoğraftaki kişinin halı sahada maç yapan kişilerden birisi olduğundan şüphelenen mağdurenin bu fotoğrafları göstererek tanık ...'a sorması üzerine sanığın kimliğini tespit edebildiği, sanığın tüm savunmalarında mağdureye iloveeskisehir isimli instagram hesabından gönderilen fotoğraftaki kişinin kendisinin olduğunu kabul ettiği, yine savunmalarında bu resimlerin facebookta bulunan resimler olduğu, herkes tarafından ulaşılabileceğini ileri sürmüş ise de sanık ile mağdurenin yazışırlarken sanığın kendisi olduğunu söyleyerek fotoğraf gönderdiği ve birbirinden farklı iki ayrı fotoğraf gönderdiği dolayısıyla üçüncü bir kişinin mağdureyle mesajlaşırken facebooktan rastgele bulduğu bir kişiye ait fotoğrafın mağdurenin yanında çalıştığı kişi ile arkadaşı olan ...'ın halı sahada maç yaptıkları kişi olması ve bu mesajların halı saha maçından bir iki gün sonra başlaması facebooktaki yüzbinlerce fotoğraftan seçtiği sanığa ait fotoğrafın mağdure gibi Eskişehir ilinde yaşayan bir kişiye ait olması hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmekle iloveeskisehir isimli instagram hesabındaki yazışmaların sanık tarafından yapıldığı kabul olunmuştur. Sanığın instagram hesabı üzerinden mağdureye tanışmak ve buluşmak istemesi ve ayrıca kendisine ereksiyon halindeki erkek cinsel organ fotoğrafları göndererek cinsel taciz suçu işlediği" gerekçesiyle beraat hükmünün kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı TCK nın 105/1-1 cümle, 105/2-d, 52/2-4 maddeleri uyarınca 6.750. TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, İstinaf ilamının, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda " İlk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama sonucunda sanığın cinsel taciz suçundan beraatine dair verilen karara yönelik istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak sanığın bu suçtan mahkumiyetine dair kurulan hüküm 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d. maddesi uyarınca kesin olup temyiz edilemediği "gerekçesi ile temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince reddine oy birliği ile karar verildiği, İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı şeklindeki 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d maddesindeki ilk düzenlemenin 15/02/2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 gün ve 2018/71 esas, 2018/118 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine; mezkur maddenin, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20/02/2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile yeniden düzenlendiği, buna göre; ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkumiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen adli para cezasına ilişkin kararının CMK'nın 272/3. fıkrası kapsamında istisna niteliğindeki bir karar olmadığı, sanığa isnat edilen eylemin kanuni düzenlemesindeki ceza miktarı itibariyle temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR; Dairemizce verilen temyiz isteminin reddi kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK’nin 308/3. maddesi uyarınca İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.