Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2022/15296 E. , 2023/2450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat Mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdurelere atanan temsil kayyımının ilk derece mahkemesince gerçekleştirilen yargılama sırasında usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2022/15296 E. , 2023/2450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat Mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdurelere atanan temsil kayyımının ilk derece mahkemesince gerçekleştirilen yargılama sırasında usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelerek davaya katılmadığından, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2019/287 Esas, 2021/83 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 18 yıl 9 ay hapis cezası ve mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 15 yıl hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/709 Esas, 2021/1142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/709 Esas, 2021/1142 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2021/25762 Esas, 2022/1228 Karar sayılı kararı ile "Mağdurelerin aşamalarda başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, babaları olan sanığa iftira attıklarına dair dosyaya sundukları dilekçe içerikleri, savunma, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmaması" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bozma kararı üzerine İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/105 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Tüm dosya içeriği ile mağdurelerin beyanlarından sanığın mağdurelere yönelik atılı çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delillerle kanıtlandığından sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde, hakkında ayrı ayrı beraat hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında "Mağdure ...'in 28.03.2004 doğumlu olduğu, kardeşi mağdure ...'in 10.11.2005 doğumlu olduğu, sanık ...'ın ise mağdureler ... ve ...'in öz babası olduğu, mağdurelerin İzmir ili Selçuk ilçesinde bulunan Şehit... Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nde öğrenci oldukları, Sanığın mağdure ...'e yönelik 2014 yılından beri, mağdure ...'e yönelik ise 2015 yılından berı evleri içinde ve bazı zamanlar da fırından dışarı ekmek dağıtan sanığın işte kullandığı aracın içinde birçok kez cinsel organını mağdurların ön veya arka özel bölgelerine değdirip sürttürdüğü, yine bir çok kez mağdurların memelerine dokunduğu, kalçalarını ve vajinal bölgelerine dokunup okşadığı" iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; 2. Bozma kararına uyan ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemece; "Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında, kızlarını kısıtladığını bu nedenle bu şekilde ifade verdiklerini, üzerine atılı suçları işlemediğini beyan ettiği, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.03.2019 tarihli mağdurlar ... ve ... hakkında düzenlenen raporunda; hymende eski ve yeni yırtık saptanmadığının, anal muayenesinde; anal mukoza ve anal sifinter tonusunun doğal olup, anal yoldan organ veya sair cisim sokma eyleminin tıbbi bulgularına rastlanmadığının, yapılan fizik muayenesinde vücudunda herhangi bir travmatik lezyon saptanmadığının bildirildiği, Tanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın dava konusu olaya ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığının anlaşıldığı, Buna göre mağdurelerin aşamalarda başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, babaları olan sanığa iftira attıklarına dair dosyaya sundukları dilekçe içerikleri, savunma, tanık anlatımları, olayların oluşuna ilişkin maddi bir tespit veya belirlemenin olmaması, görgüye dayalı tanığın bulunmaması, aşamalardaki inkara yönelik savunmalar ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın atılı suçları işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı" şeklindeki gerekçesine binaen sanık hakkında atılı çocuğun cinsel istismarı suçlarından ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Mağdureler Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Mağdurelere atanan temsil kayyımının ilk derece mahkemesince gerçekleştirilen yargılama sırasında usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelerek davaya katılmadığından, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdureler vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/105 Esas, 2022/295 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.