İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/10407 Karar: 2023/7465 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/10407 K.2023/7465

9. Ceza Dairesi 2023/10407 E. , 2023/7465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/411 E., 2023/636 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/10407 E. , 2023/7465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/411 E., 2023/636 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/10407 E. , 2023/7465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/411 E., 2023/636 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 Tarihli ve 2022/246 Esas, 2022/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdur ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 27.03.2023 Tarihli ve 2023/411 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi istemine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkemece sadece mağdur beyanlarına ve görgüye dayalı olmayan tanık ifadelerine dayanılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiğine, sanığın %80 şizofreni hastası olduğuna, ağır psikotik hasta olduğu için bakıma muhtaç halde olduğuna, iddia edilen eylem tarihine kadar katılanların sanığa baktıkları için devletten yardım parası aldıklarına, sanık evden ayrılmak isteyince bakım parası alamayacakları için sanığı önce darp edip 2 gün sonrada böyle bir şikayette bulunduklarına, katılanların beyanlarının da çelişkili olduğuna, sanığın iddia edilen suç tarihinde ilaçlarını düzenli kullanıp kullanmadığı belli olmadığı için o dönemde akıl sağlığının yerinde olup olmadığnıın belli olmadığına, bu konuda Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulunun raporundaki çelişkinin giderilmediğine, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin bu konudaki savunmalarını dikkate almadığına, sanığın herhangi bir adli sicil kaydı olmamasına rağmen mahkemece gerekçesiz bir şekilde takdiri indirim yapılmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece mağdur beyanları, savunma, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın mağdurların babaları olan katılan ...'ün dayısı olduğu, sanığın engelli olup, bakım ihtiyaçlarının yeğeni olan katılan ... tarafından karşılandığı için mağdurlar ile aynı konutta yaşadıkları, olay günü katılan ...'in mutfakta yemek yaptığı sırada mağdur ..., mağdure ... ve sanığın odada bulundukları, sanığın mağdure ...'u kucağına oturttuğu ve elini mağdurenin taytının içine soktuğu, ancak iç çamaşırının üzerinde kalacak şekilde eliyle okşadığı ve sıktığı, bu eylemine devam ederken mağdur ...'a yönelik de gel sana bir kere kayayım şeklinde söz söylediği, mağdure ...'un sanığa ne yaptığını sorduğu, sanığın yanlışlıkla olduğunu ifade ettiği ve elini çekerek markete gittiğini söyleyerek evden çıktığı, bu olaydan yarım saat kadar önce de mağdur ... odada yalnız iken mağdur ...'ın özel bölgesine iki eliyle dokunduğu ve bir kere kayayım dediği, mağdur ...'ın sanığa tepki gösterdiği, bu olaylardan yaklaşık bir yıl öncede yine mağdur ...'ın pantolonunun içine elini sokarak tenine değecek şekilde özel bölgelerini avuçladığı ve okşadığı, bu eyleminin de 4-5 ... kadar sürdüğü, ayrıca mağdure ...'a da olay tarihinin daha öncesinde elbisesinin üzerinden arka özel bölgesini elleriyle avuçladığı ve okşadığı, mağdurenin sen ne yapıyorsun diye kızması üzerine elini çektiği anlaşılmış, mağdurların beyanlarının tutarlı olması ve katılan ...'in beyanlarıyla bütünlük arz etmesi, mağdurların abartılı detaylarda bulunmadan hayatın olağan akışına uygun şekilde anlatım da bulunmaları, mağdurların beyanlarına itibar edilebileceğine ilişkin adli görüşmeci raporları ve mağdurların yaşı itibariyle bu derece eksiksiz kurgu yapmalarının olanaklı olmaması dikkate alınarak sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, sanığın mağdurlara karşı olan eyleminin ani ve kesintili olmadığı, okşama şeklinde bir süre sürdüğü ve mağdurların tepki göstermesi sonucu son bulduğu dikkate alınarak eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığı kabul edilerek her bir mağdura yönelik ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, savunma, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter,her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetildiğinde mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Kurulan Hüküm Yönünden 1.Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır. 2. İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Sanığın olay günü gerçekleşen eylem dışında mağdureye yönelik cinsel istismar eyleminde bulunduğuna yönelik herhangi somut bir delil bulunmadığından müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayini, 4. Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesindeki şartları taşımayan ve içeriği itibarıyla yetersiz gerekçeyle söz konusu maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 27.03.2023 tarihli ve 2023/411 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla