Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/11613 E. , 2023/8965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1151 E., 2023/984 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdurlar ... ve ... vekilleri, katı
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/11613 E. , 2023/8965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1151 E., 2023/984 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdurlar ... ve ... vekilleri, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık hakkında mağdur ...'e karşı kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında her bir mağdura karşı çocuğun cinsel istismarı; mağdurlar ..., ... ve ...'ye karşı ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2023 Tarihli ve 2022/419 Esas, 2023/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Mağdur ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Mağdurlar ..., ... ve ...'ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Mağdurlar ..., ... ve ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d) Mağdur ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına Karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/1151 Esas, 2023/984 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan kısmen resen de istinafa tabi hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan mağdur ... ve ... vekilleri, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının mağdurlara karşı çocuğun cinsel istismarı; mağdurlar ... ve ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan; mağdur ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden maddi hesap hatası nedeniyle 5 yıl olarak tayin edilen sonuç cezanın 3 yıl 9 ay; mağdur ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm açısından ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası çıkarılarak sonuç cezanın 5 yıl olarak belirlenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (f) ve (h) bentleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.09.2023 tarihli ve 9-2023/88100 sayılı, mağdur ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddi; mağdurlar ..., ... ve ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı, mağdurlar ... ve ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin onanması görüşlerini içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine, vasfı kabul anlamına gelmemekle birlikte temel cezanın asgari hadden tayin edilmesinin yerinde olmadığına, her iki suç yönünden takdiri indirim uygulaması yapılmasının isabetli görülmediğine ilişkindir. B. Katılan Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi Temel cezaların alt sınırdan tayin edilmesi ve takdiri indirim uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın mağdur ...'a karşı iş yerinde gerçekleştirdiği istismar eylemlerine yönelik hürriyetinden yoksun kılma eylemi olup olmadığı değerlendirilmeksizin zincirleme suç uygulamasının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükümden çıkarılmasının isabetli olmadığına, bütün suçlar yönünden temel cezaların alt sınırdan tayin edilmesinin ve takdiri indirim uygulaması yoluna gidilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir. D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurların aşamalarda birbiriyle çelişen ve genişleyen beyanlarına itibar edilemeyeceğine, olayın adliyeye intikal şekli ve süresinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılan mağdurların beyanlarının tanık beyanlarıyla desteklenmediğine, yine iddiaların teknik delillerle çeliştiğine, bütün ifadelerin soyut olup yan delillerle desteklenmediğine, şüpheden sanık yararlanır gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, kanunun amir hükmü gereğince sonuç cezanın otuz yıldan fazla olamayacağı belirtilmesine rağmen sanık hakkında tayin edilen cezalarda otuz yıl sınırının aşıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Katılan mağdurların aşamalardaki beyanları, savunma, tanık beyanları, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın mağdur sayısınca çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan mağdur ...'a karşı gerçekleştirilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin bir tanesinin katılan mağdurun sanığın evine gitmesi sonrasında diğerlerinin ise birlikte çalıştıkları çay ocağında gerçekleştirildiği, bu nedenle çay ocağında gerçekleştirilen eylemler nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı değerlendirilerek hüküm fıkrasından 43 üncü maddenin birinci fıkrasının tatbikine ilişkin kısmın çıkarılması, katılan mağdur ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm bakımından 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası gereğince bulunan 3 yıl hapis cezasında, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken hesap hatası yapılarak 6 yıl olarak bulunan ceza üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının tatbiki ile sonuç cezanın 5 yıl olarak tespit edilmesi nedeniyle sonuç cezanın doğru uygulama yapılarak 3 yıl 9 ay şeklinde belirlenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esas reddine; diğer hükümler yönünden de istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mağdur ...'e Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında; katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Mağdur ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında; temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin isabetli olduğu, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim uygulamasının yerinde olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir. C.Sanık Hakkında Mağdurlar ..., ... ve ...'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Ancak; olayın intikal şekli, katılan mağdurların aşamalardaki bu yöne ilişkin çelişkili beyanları ile tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın istismar eylemleri sırasında on beş yaşından küçük olan mağdurlara karşı tehdit kullandığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini karşısında, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. 3.Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. D. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar ... ve ...'a Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Katılan mağdurların aşamalardaki bu yöne ilişkin çelişkili beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında her bir mağduru değişik tarihlerde cinsel amaçla evine çağırması şeklindeki eylemlerini tehditle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdur sayısınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. 2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. E.Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'a Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile katılan mağdurun iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, katılan mağdurun hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre 12.07.2019 günü sanıktan ödünç aldığı bisikleti ona teslim etmek için evine giden katılan mağdurun lavabo ihtiyacını gidermek maksadıyla içeri girmesinden sonra istismar eylemine maruz kaldığı, 12.07.2019 gününden önceki yaklaşık 25 güne yayıldığı söylenen istismar eylemlerinin de sanık ile katılan mağdurun aynı iş yerinde birlikte çalıştıkları sırada gerçekleştirildiği anlaşılmakla, sanığın, olaylar öncesi ve sonrası katılan mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmadığı, gözetilerek unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. 2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'e Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/1151 Esas, 2023/984 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Katılan Mağdurlar ..., ... ve ...'a Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C), (D) ve (E) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan mağdur ... vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/1151 Esas, 2023/984 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.