İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/1223 Karar: 2023/7730 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/1223 K.2023/7730

9. Ceza Dairesi 2023/1223 E. , 2023/7730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/260 E., 2022/566 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 53

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/1223 E. , 2023/7730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/260 E., 2022/566 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 53

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/1223 E. , 2023/7730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/260 E., 2022/566 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen, 25.09.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/322 Karar sayılı karar ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/322 Karar sayılı kararının sanık müdafileri, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/18735 Esas, 2022/2183 Karar sayılı kararı ile, Mahkemece sanık hakkında lehe kanun tespit edilirken 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra ve 02.12.2016 günü yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeden önceki hale göre belirlenecek ceza miktarına göre uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde 6763 sayılı Kanun değişikliğinden sonraki ceza miktarı esas alınarak karar verilmesi suretiyle lehe kanunun yanlış belirlenmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/566 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında temel ceza belirlenirken ve zincirleme suça ilişkin artırım yapılırken üst sınırdan uygulama yapılması ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi ve zincirleme suça ilişkin artırımın üst sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafilerinin Temyiz İsteği Ceza miktarı bakımından kazanılmış hakka riayet edilmeyerek fazla ceza tayin edildiğine, sanığın eylemlerinde fiziksel temas olmadığına, bu eylemlerin cinsel nitelik taşımadığına, delillerin etkin şekilde değerlendirilmediğine, mağdurenin tanıklarca doğrulanmayan çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceğine, mahkumiyet için yeterli delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece ''..Sanığın, suç tarihlerinde 9 yaşında olan mağdure ...'ın ailesiyle komşuluk ilişkisi nedeniyle sık sık görüştüğü dönemde, mağdurenin ve ailesinin kendisini aile büyüğü ve 'Dede' gibi algılamasından da istifade ederek, 2011 yılı Ağustos ayının ilk haftasında komşuları olan tanık ...'nun evinde komşuluk ilişkisi nedeniyle aynı evde misafirlikte bulundukları sırada, misafirlikte bulundukları evde teras bahçesinde oynarken mağdurenin yanına oyun oynama bahanesiyle gittiği, birlikte biraz oynadıktan sonra oturma odasına gittikleri, burada bulundukları sırada sanığın, mağdurenin elbiseleri üzerinde olduğu halde cinsel organıyla oynadığı, mağdurenin ayıp olduğunu söyleyerek itiraz etmesi üzerine mağdureye birşey olmayacağını, anne veya babasına söylememesini söylediği, ancak eve gittiklerinde mağdurenin olanları annesine anlattığı, ayrıca sanığın mağdureye erkeklik organının kızların organına sokulması durumunda su geldiğini ve bu şekilde çocukların doğduğunu da söylediği, mağdurenin bunları da annesine anlattığı, ancakannesinin, kızlarının yaşının küçük olması nedeniyle söylediklerine ilk aşamada inanmadığı, fakat olayı takip etmeye karar verdiği, sonrasında 05.09.2011 günü sanık ... ve eşi ile tanık ... ve eşinin birlikte katılanın evine oturmaya gittikleri, burada belirli bir süre oturduktan sonra mağdurenin sanığı oynamak için odasına çağırdığı, birlikte oturma odasına gittikleri, bir süre oynadıktan sonra, sanığın bu kez de mağdurenin cinsel organıyla oynamaya başladığı, pantolonunu ve külotunu aşağıya indirdiği, diliyle mağdurenin cinsel organını yaladığı, daha sonra kendi pantolonunun fermuarını açıp cinsel organını çıkarttığı ve ovuşturduğu, mağdureye kendisini sevdiği için pipisinin sertleştiğini söylediği, daha sonra cinsel organını yerine koyup pantolon fermuarını kapattıktan sonra mağdureyi üzerinde elbiseleri olduğu halde kucağına oturttuğu, mağdureye sarıldığı, ileri geri hareketler yaptığı ve bu sırada onu sıkı bir şekilde tuttuğu, bu şekilde tatmin olduğu, mağdurenin 'Anneme, babama söylerim' dediğinde ise sanığın 'Anne ve babana söyleme ayıp olur kızarlar' dediği, daha sonra mağdurenin olanları annesine anlattığı ve olayın bu şekilde gerçekleştiği mahkememizce kabul edilmiştir....'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/566 Karar sayılı kararında sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla