İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/12841 Karar: 2024/258 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/12841 K.2024/258

9. Ceza Dairesi 2023/12841 E. , 2024/258 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/277 E., 2022/305 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDURE : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR : ..., ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklen

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/12841 E. , 2024/258 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/277 E., 2022/305 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDURE : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR : ..., ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklen

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/12841 E. , 2024/258 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/277 E., 2022/305 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDURE : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR : ..., ... SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuklar müdafileri, sanık müdafii katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan Bakanlığın bozma sonrası sanık ... hakkındaki dosya ile birleştirilen suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ... ve ... hakkındaki davada katılan sıfatını almadığı anlaşıldığından Bakanlık vekilinin temyiz istemi sanık hakkında kurulan hüküm ile sınırlı olarak yapılmıştır. Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2018 tarihli ve 2017/391 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddenin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 28 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2019/318 Esas, 2019/1235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2019/318 Esas, 2019/1235 Karar sayılı ilâmının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/1303 Esas, 2021/2411 Karar sayılı kararıyla "...Kayden 08.08.2009 doğumlu olup suç tarihinde dokuz yaşı içerisinde bulunan mağdurenin Çocuk İzlem Merkezinde 24.07.2017 pazartesi günü verdiği ifadesinde babası olan sanığın yanında kaldığı bir aylık dönemde aralıklarla vajinal ve anal yoldan nitelikli cinsel istismar eylemlerine maruz kalıp, en son bir hafta önce perşembe günü (20.07.2017) istismarda bulunulduğunu belirtmesine rağmen annesi olan müşteki ...’nin, soruşturma evresindeki beyanında bir süre ayrı yaşadığı eşi olan sanığın yanında kalan kızının 16.07.2017 tarihinde babasının yanından geldiğinde durumu anlattığını bildirmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında; ilk derece mahkemesince 5271 sayılı CMK’nın 210/1, 236/2. maddeleri uyarınca son istismar eyleminin tarihine dair çelişkinin giderilerek maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdure ile müştekinin teminiyle mağdurenin hangi tarihte annesinin yanına döndüğü, buna göre son eylem tarihinin ne olduğu, alınan doktor raporunda vajinal yoldan organ sokulmasına dair fiziksel tıbbi bulguya rastlanılmayıp, anal muayenede ise taze kanamalı fissür belirlenmesi karşısında, sanığın değişik zamanlarda mağdureye vajinal veya anal yoldan organ sokup sokmadığı, istismar eylemlerinin nasıl gerçekleştiği, mağdurede anılan dönem ile öncesinde herhangi bir kabızlık veya hijyen eksikliğine bağlı sağlık sorunu yaşanıp yaşanmadığı hususlarında beyanlarının alınarak son eylem gününün belirlenmesi ve bu kapsamda mağdurenin iddia edilen son istismardan beş gün sonra Diyarbakır Adlî Tıp Şube Müdürlüğünde görevli adlî tıp uzmanınca 25.07.2017 tarihinde yapılan muayenesi sonrası hazırlanan 09.08.2017 günlü raporda genital muayenede hymende eski ya da yeni travmatik değişim izlenmediği, anal muayenede ise saat 6 hizasında saptanan 0.7 cm’lik taze kanamalı fissürün (mukozal yırtık) küçüğün aktardığı anal yoldan cinsel istismar öyküsüyle uyumlu bulunduğunun belirtilmesi karşısında, mahkemece son eylem tarihinin netleştirilmesinden sonra dava dosyasının İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna gönderilerek belirlenen son eylem tarihi ile 25.07.2017 günlü anal muayenede tespit edilen bulgunun uyumlu olup olmadığı, beş gün sonra saptanan anal kanamalı fissürün iddia edilen nitelikli cinsel istismar eylemi dışında mağdurede mevcut kabızlık veya hijyen eksikliğine bağlı sağlık sorunları nedeniyle de ortaya çıkıp çıkamayacağı, şayet böyle bir durum varsa bunlar arasında tıbben ayrım yapılıp yapılamayacağı hususlarında rapor aldırılması, Mağdurenin aşamalarda sanık dışında ağabeyi ... ile kuzeni ...’in de değişik zamanlarda kendisine organ sokma boyutuna ulaşmaksızın cinsel istismarda bulunduklarını beyan etmesi üzerine adları geçen ... ile ... haklarında yaş küçüklüğü nedeniyle tefrik edilerek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/32447 sırasına kaydedilen dosyada ayrıca soruşturma yapıldığı anlaşıldığından, söz konusu dosyanın akıbetinin araştırılıp, dava açılmışsa derdest olan mahkeme dosyasının mevcut bağlantı sebebiyle iş bu dosya ile birleştirilmesinden, karara çıkmış ise dosyanın tasdikli suretinin temin edilerek incelenmesinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi...", nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/277 Esas, 2022/305 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 28 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına birleşen dosyadaki; suça sürüklenen çocuk ... için sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 31 inci maddesinin kinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına; yine birleşen dosyadaki suça sürüklenen ...'in sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.0222 tarihli ve 9-2022/118912 Esas sayılı Tebliğnamesiyle dosya onama istemiyle Daire Başkanlığımıza gönderilmiştir . II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında üst hadden ceza tayinine ve vekalet ücreti istemine ilişkindir . B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sübuta yöneliktir. C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstemi Sübuta ve sarkıntılık vasfındaki eylem hakkında şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi istemine ilişkindir. III. GEREKÇE Temyize konu yargılama dosyasında ön sorun, daha önce Yargıtay denetiminden geçmemiş olan birleşen kamu davası yönünden kurulan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olup olmadığına dairdir. 5271 sayılı Kanun'un konu ile ilgili düzenlemeleri: "İstinaf Madde 272 - (1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir (3) (Ek cümle: 14.04.2020 - 7242 S.K./17. md) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak; a) (Değişik bent: 31/03/2011-6217 S.K 23. mad.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz.", "Temyiz Madde 286 – (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) ... (3)... ", "Yargıtay kararının gönderileceği merci Madde 304 – (1) (Değişik:20/2/2019-7165/8 md.) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca verilen kararlara ilişkin dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. (2) Yargıtay, dosyayı 303 üncü maddede belirtilenlerin dışında kalan hâllerde yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan bölge adliye mahkemesine veya diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderir. (Ek cümleler:20/2/2019-7165/8 md.) Ancak bozma kararı, a) İstinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine, b) Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine ya da bozma kararının içeriği doğrultusunda Yargıtayca uygun görülmesi halinde bölge adliye mahkemesine, gönderilir. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği hallerde, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Hüküm, mahkemenin hukuka aykırı olarak kendisini görevli veya yetkili görmesinden dolayı bozulmuşsa, Yargıtay aynı zamanda dosyayı görevli veya yetkili mahkemeye gönderir. (4) İlk derece mahkemesi tarafından doğrudan temyiz yolu açık bulunan hükümlerle ilgili olarak verilen karara ilişkin dosya, hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir.", "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri Madde 307 – (1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. (2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir. (3) (Ek:20/2/2019-7165/9 md.)(2) Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir. (4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. (Değişik ikinci cümle: 24/11/2016-6763/36 md.) Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. (Ek iki cümle: 24/11/2016-6763/36 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez. (5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindedir. Bunların dışında 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanununun 18 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre yabancı ülkeye iade hakkında Ağır Ceza Mahkemelerince verilen kararların doğrudan temyize tabi olduğu düzenlenmiştir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan ve 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçen bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçme tarihinden sonra ilk derece ceza mahkemelerinden verilen hükümlerin, 6706 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince iade talebi hakkında verilen kararlar ve 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince bozma kararı sonrası bölge adliye mahkemelerine değil, fakat hükmü veren ilk derece mahkemesine tevdi edilen dosyalar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 307 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına göre verilen hükümler dışında kalanlarının istinaf kanun yoluna tabi olduğu tartışmasızdır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasının Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesi tarafından verilen 2021/129 Esas 2021/1058 Karar sayılı kararıyla, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/277 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, birleştirilen kamu davası yönünden kurulan hükmün, ilk derece mahkemelerinden verilen ve doğrudan temyiz kanun yoluna tabi hükümlerden olmadığı halde, istinaf incelemesinden geçmeden temyiz incelemesine gönderildiği, bu hüküm yönünden istinaf incelemesi yapılması gerektiği, istinaf mahkemesince verilen hükmün temyiz edilmesi halinde Dairemiz tarafından inceleme yapılabileceği hususu gözetilmeksizin dosyanın kül halinde temyize tabi olduğu gerekçesiyle Yargıtay'a gönderilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma sebep ve kapsamına göre suça onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir . IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin, sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2022 tarih ve 2021/277 Esas, 2022/305 Karar, nolu ilamının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla