İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/13868 Karar: 2024/1564 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/13868 K.2024/1564

9. Ceza Dairesi 2023/13868 E. , 2024/1564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/51 E., 2023/284 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/51 Esas, 2023/284 Karar sayılı kararı ile

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/13868 E. , 2024/1564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/51 E., 2023/284 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/51 Esas, 2023/284 Karar sayılı kararı ile

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/13868 E. , 2024/1564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/51 E., 2023/284 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/51 Esas, 2023/284 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2021/25503 Esas, 2022/10936 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile eklenen üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarını işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2020/281 Esas, 2021/173 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli yağma suçundan ise aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Bu kararın sanıklar müdafilerince istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 01.07.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının sanıklar müdafilerine temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2021/25503 Esas, 2022/10936 Karar sayılı kararıyla; ''Olayın oluş şekli, katılanın aşamalardaki beyanlarında sanıklar tarafından darp edildiğini, cep telefonuna el konulduğunu ve cinsel eylemlerin sanıklara ait cep telefonuyla kayıt altına alındığını belirtmesine rağmen hastane raporunda darp veya cebir bulgusu olmaması, sanıklara ait cep telefonlarının incelenmesinde suça konu video kaydına rastlanmaması ve suçun işlendiği evde katılana ait cep telefonu bulunmaması, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi...'' gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/51 Esas, 2023/284 Karar sayılı kararı ile önceki kararında direnilmesine karar vererek, sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, nitelikli yağma suçundan ise aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Tanık beyanlarıyla da teyit edildiği üzere olayın gerçekleştiği iddia edilen zaman diliminde müvekkilin kahvehanede olduğu, katılana ait eşyaların diğer sanıklardan ...'ın katılan ile buluştuğu adreste ortaya çıktığı, müvekkilin kullandığı iddia edilen silahta diğer sanıklardan ...'ın parmak izinin bulunduğu, katılanın aşamalardaki çelişkili ve soyut anlatımları dışında dosyada delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan ... Müdafiinin Temyiz İsteği Dosyada katılanın kurgu şeklinde aktardığı çelişkili anlatımları dışında delil bulunmadığı, tanık beyanlarıyla da sabit olduğu sürece arabadan eşyaları sadece katılan ve müvekkilin taşıdığı, herhangi bir zor kullanımının söz konusu olmadığı, katılanın iddiasının aksine zorla çekildiği iddia edilen cinsel görüntülere sanıkların telefonunda rastlanmadığı, katılana ait eşyaların müvekkille içki içtikleri adreste ortaya çıktığı, katılanın darp iddiasına karşılık doktor raporunda herhangi bir bulguya rastlanmadığı, katılanın kendisi ile ilişkiye girmeyi reddeden müvekkile iftira attığı, bahsi geçen tabancaya olay yerinde rastlanmadığı, müvekkilin elinde parçalara ayrılmış bir tabanca bulunduğu, kolluk kuvvetlerince maske diye tabir edilen nesnenin motor kaskının astarı olduğu, katılanın müvekkilin evinde bıraktığı telefonun müvekkil tarafından jandarmaya teslim edildiği, katılanın aşamalardaki çelişkili ve soyut anlatımları dışında dosyada delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Katılan ... Müdafiinin Temyiz İsteği Müvekkilin tanık beyanlarıyla da sabit olduğu üzere odun motoru satmak dışında kimse ile temasının bulunmadığı, katılanın darp iddiasına karşılık doktor raporunda herhangi bir bulguya rastlanmadığı, katılanın iddiasının aksine zorla çekildiği iddia edilen cinsel görüntülere sanıkların telefonunda rastlanmadığı, müvekkilin ortaya çıkarttığı iddia edilen silahta diğer sanıklardan ...'ın parmak izinin bulunduğu, müvekkilin yüzünde kar maskesi olduğu iddiasının doğru olmadığı, müvekkilin bahsi geçen konuta girmediği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 5237 Sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının tatbik edilmediği, sanık ... ve katılan duruşmaya gelmeksizin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Mahkemenin direnme kararı; olayın oluş şekli, katılanın aşamalardaki beyanlarında sanıklar tarafından darp edildiğini, cep telefonuna el konulduğunu ve cinsel eylemlerin sanıklara ait cep telefonuyla kayıt altına alındığını belirtmesine rağmen hastane raporunda darp veya cebir bulgusu olmaması, sanıklara ait cep telefonlarının incelenmesinde suça konu video kaydına rastlanmaması ve suçun işlendiği evde katılana ait cep telefonu bulunmaması, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası kurulan hükümlerde yeni gerekçeler gösterilmemesi nedeniyle anılan hükümlerin direnme niteliği taşıması karşısında, direnme kararının incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiği anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2021/25503 Esas, 2022/10936 Karar sayılı kararı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla