İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/3614 Karar: 2023/3416 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/3614 K.2023/3416

9. Ceza Dairesi 2023/3614 E. , 2023/3416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci madde

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/3614 E. , 2023/3416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci madde

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/3614 E. , 2023/3416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Mahkumiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bor Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2015 tarihli ve 2015/855 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır. 2. Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/1108 Esas, 2016/578 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 03.11.2020 tarihli ve 4-2016/284762 sayılı tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmiştir. 4. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 09.02.2023 tarihli ve 2020/29736 Esas, 2023/933 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Sanık; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki suçun yasal unsurlarının oluşmadığını, katılanla rızası ile devamlı yapmış olduğu telefon görüşmelerinin tekrarı şeklinde görüştüğünü, cevap vermeyince aradaki ilişki ve samimiyetten dolayı merak saiki ile kendisini aradığını, alt sınırdan ayrılarak teşdiden cezalandırılmasının hakkaniyete uygun olmadığını, katılana karşı hiçbir tehdit unsuru içerir iletişiminin olmadığını, katılanı tehdit ettiği şeklindeki gerekçenin dosya kapsamına uygun olmadığını, zira tehdit kabul edilse dahi katılanın eski eşi için söylediği laf olduğunu, cinsel tacize ilişkin suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığını, sunulmuş olan fatura ve makbuzlara göre katılanla birlikte Türkiye'nin değişik kentlerindeki otellerde kaldıklarının delili olduğunu, olay tarihinden önce ve sonra katılanla birlikte gayri resmi evlilik hayatı yaşadığını, halen birlikte olduklarını, katılanın şikayetçi olmasının tek sebebinin eski eşinin ceza almasını sağlamak için katılanın zoraki olarak ifade verdiğini, katılanın yaşı, olayların seyri, birlikte geçirdikleri süreler nazara alındığında suçların kanuni olan kasıt ve maddi ile manevi unsurlarının oluşmadığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; "Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerin değerlendirilmesinde; sanık ... ***'in dosya içerisinde mevcut 13.08.2015 tarihli telefon inceleme tutanağına göre katılan ... ***'nın 0 539 ... ** ** nolu hattına 0 534 ... ** ** nolu hattan 01.06.2015 - 13.08.2015 tarihleri arasında 219 kez, 0 532 ... ** ** nolu hattan 15.06.2015 - 08.08.2015 tarihleri arasında 11 kez, 0 532 ... ** ** nolu hattan 29.06.2015 - 21.07.2015 tarihleri arasında 97 kez, 0 533 ... ** ** nolu hattan 06.06.2015 - 09.07.2015 tarihleri arasında 136 kez arama yaptığı, ayrıca yine dosya içerisinde mevcut facebook çıktılarına göre sanığın facebook sayfasından; - 09.07.2015 tarihinde saat 23:34'de katılana hitaben "Mlğm üç güne kadar haber alamasam gelecem yanına cvp beklşyom eski noyun vastanı kullanıyon inretnet üzerinden biliyom ama bana neden kapattın bilmiyom şerefsiz mi tehdit etti seni mlğm bana bişe demeni bekliyom şerefsiz böyle dinleyerek haraket edersen hiç iyi etmezsin mlğm ben ile alaymı ediyon şerefsizin yanına vermişsin acil cvp bekliyom yoksa gelirim mlğm sensiz olmaz sensiz yaşamaktansa gelirim ister öldür ister döv ama sensiz olmaz bunu bil mlğm eskinoyubdan varsata giriyon biliyom acil cvp bekliyom mlğm" - 09.07.2015 tarihinde saat 23:29'da "mlğm engeli kaldırırmısın beden cvp vermiyon şerefsşzin sözüyle yaparsan sonumuz hiç iyi olmaz mlğm şerefsize meydanı bırakmam şerefsize yar etmem mlğm gel kadınım ol mlğm bklyom cvp yazarmısın mlğm gelirsem kapıya dayanırsam şaşırma mlğm" şeklinde paylaşımda bulunduğu, Katılan tarafından ibraz edilen What shap çıktısında ise katılan ile daha önceleri çektirmiş oldukları fotoğrafı kastederek "bende fekse atammı fıtınuzu" şeklinde tehdit içerikli mesaj gönderdiğinin tespit edildiği, ''Bende fekse atammı fıtınuzu'' şeklinde mesajı ile sair tehdit suçunu '' , pek çok kez katılanın telefonunu arayarak kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu ; meleğim sensiz olmaz '' , ''Şerefsize yar etmem mlğm gel kadınım ol mlğm bklyom'' şeklindeki mesajları ile de cinsel taciz suçunu işlediği, katılan beyanları, telefon inceleme tutanağı, facebook ve what shap çıktıları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu açısından sanığın aramalarının sıklığı , kastının yoğunluğu, amaç ve saiki göz önünde bulundurularak temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmak gerekmiştir. Sanığın kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaat getirilmemiş olması dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasındaki yasal imkansızlık nedeniyle hükmün ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde denetim süresi içinde tekrar suç işlemiş olması sebebiyle verilen cezanın türü, sabıkasının bulunması, sanığın kişilik özellikleri ve suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat getirilmediğinden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümler uygulanmayarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle sanık hakkında mahkumiyet hükümlerini tesis etmiştir. IV. GEREKÇE A. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasının "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde olduğu, Bor Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mağdureye yönelik cinsel taciz iddiasıyla ilgili açılmış bir dava bulunmadığı gibigibi anılan eksikliğin sanığa ek savunma hakkı tanımak sureti ile giderilemeyeceği gözetilmeksizin iddianame dışına çıkılarak, sanık hakkında bu suçtan da mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı olarak görülmüştür. B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Sanığın işlediği kabul edilen kişilerin huzur ve sükununu bozma ile tehdit suçlarının üst sınırlarının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükümleri kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. C. Tebliğname Yönünden Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/1108 Esas, 2016/578 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, açıklanan gerekçe içeriğine göre Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla