İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/4793 Karar: 2023/5851 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/4793 K.2023/5851

9. Ceza Dairesi 2023/4793 E. , 2023/5851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2052 E., 2023/67 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ve

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/4793 E. , 2023/5851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2052 E., 2023/67 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ve

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/4793 E. , 2023/5851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2052 E., 2023/67 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/418 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2022/2052 Esas, 2023/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ile müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın mağdureye yönelik atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Tüm dosya kapsamı, olayın mağdure üzerinde yarattığı travma, sanığın atılı suçu işlediğinin maddi deliller ile ortaya konmuş olması ve sanığın pişmanlık göstermemesi hususu dikkate alındığında sanığa takdiri indirim uygulanmadan üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve sanığın ceza almasına rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Bakanlık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu olayın; "Sanığın, üçüncü derece dahil kan veya kayım hısımlığı bulunan mağdureye yönelik zincirleme şekilde vücuda organ sokulması suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği, mağdure ile sanık arasındaki ilk cinsel ilişkinin Manisa ili Alaşehir ilçesinde çadırda 2021 yılı Ocak ayı gibi gerçekleştiği, akabinde taraflar arasında toplamda 8-10 defa cinsel ilişki gerçekleştiği, son cinsel ilişkinin Manısa ile Salihli ilçesinde 2021 yılı Temmuz ayı gibi meydana geldiği, Sanığın mağdurenin öz dayısı, yani annesinin erkek kardeşi olduğunun nüfus kayıtlarından anlaşıldığı, mağdure ile sanık arasında birden fazla kere cinsel ilişki gerçekleştiğinin her iki taraf beyanıyla ve adli raporla sabit olduğu, mağdurenin yaşı açısından yapılan değerlendirmede ise, mağdurenin annesinin 20.08.2021 tarihli ihbarı üzerine olayın soruşturulmaya başlandığı mağdurenin de çadır kurmadan iki ay önce sevgili olduklarını ve ilk ilişkinin çadır kurduktan iki hafta sonra olduğunu beyan ettiği, mağdurenin ilk cinsel ilişki tarihini 2021 ocak ayı gibi tariflediği, sanığın 2020 Ekim ya da Kasım ayı gibi sevgili olduklarını beyan ettiği; mağdurenin nüfus kayıtlarına göre doğum tarihinin 09.05.2007 olduğu, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından elektronik ortamda 04.09.2022 tarihinde gönderilen belge ekinde bulunan doğum raporunda 11.03.2007 tarihinde mağdurenin annesı olan ... isim ve soy isimli hastanın saat 02:20 canlı kız çocuğu dünyaya getirdiğinin belirtildiği, dolayısıyla mağdurenin ilk cinsel ilişki tarihi olan 2021 yılı Ocak ayı itibarı ile 15 yaşından küçük olduğunun tespit edildiği, Dosya kapsamına alınan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 17.08.2022 tarihli raporunda mağdurenin suç tarihi itibarı ile akıl hastalığı ve akıl zayıflığının bulunmadığının, kendisine karşı işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığının, ruh bakımından kendini savunabileceğinin, beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtildiği, Mağdure ve sanık aşamalarda mağdurenin zorlaması ile cinsel ilişkiye girdiklerini beyan etmişlerse de, mağdurenin rızasının yaşı itibarıyla hukuk düzenince korunmadığı, mağdurenin cinsel muayenesıne ilişkin 26.08.2021 tarihli rapor içeriği, sanık ikrarı karşısında sanığın, üçüncü derece dahil kan veya kayım hısımlığı bulunan mağdura yönelik zincirleme şekilde vücuda organ sokulması suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmüştür." şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanığın çocuğun nıtelikli cinsel istismarı suçundan yukarıdaki "HUKUKİ SÜREÇ" başlığı altındaki (1) numaralı bölümde yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılıp, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık ile müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık ile müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunduğu, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2022/2052 Esas, 2023/67 Karar sayılı kararında sanık ile müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla