Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/7190 E. , 2023/7607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/206 E., 2023/85 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hük
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/7190 E. , 2023/7607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/206 E., 2023/85 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2012 tarihli, 2011/74 Esas, 2012/471 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü, altıncı fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 08.05.2017 tarihli, 2014/7467 Esas, 2017/2491 Karar sayılı kararı ile; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla TCK'nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması," gerekçesiyle bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli, 2017/261 Esas, 2018/49 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Kararın sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 18.04.2022 tarihli, 2021/19697 Esas, 2022/3562 Karar sayılı kararı ile; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay gecesi evde uyumakta olan kızı mağdurenin pijamasının içinden tenine temas edecek şekilde göğüslerini okşaması şeklinde sübuta eren eyleminin sarkıntılığı aştığı gözetilip, buna göre belirlenecek lehe kanuna göre mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli, 2022/206 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, ile 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaksızın sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine yöneliktir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine yöneliktir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, mağdurenin sanığa iftira attığı, sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdurenin öz babası olan sanığın, eşinden ayrılması sonucunda tek başına yaşamaya başladığı, kızı olan mağdurenin ise devlet güvencesi altında yetiştirme yurduna verildiği, bir süre sonra mağdurenin koruyucu aile olarak amcasına verildiği, babası ile görüşmelerinin ise haftada bir gece yatışı olmayacak şekilde ayarlandığı, ancak babasının özlediğini beyan etmesi ve mağdurenin de babası olan sanığın özlemi nedeni ile mağdurenin bir iki gece babasının evinde aynı odada ve aynı çek yatta babası ile birlikte yattığı, sanığın mağdurenin uyuduğu esnada mağdurenin gögüslerini ve vücudunun üst kısmını okşayıp ellemek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu sırada mağdurenin uyanarak tepki göstermesi üzerine, annesi olan eşi ile de aynı şeyleri yaptığını beyan ettiği, mağdurenin, annesi olmadığını söylemesi üzerine özür dileyerek eylemini sonlandırdığı, alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre, sanığın mağdureye uyguladığı cinsel istismar nedeni ile mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu, her ne kadar mağdure tarafından mahkeme huzurundaki ifadesinde bu eylemin birden fazla kez olduğu beyan edilmiş ise de, şikayet dilekçesi, ilk ifadeleri ve görevsiz mahkemedeki beyanlarında bir kez olduğunu beyan ettiği, bu nedenle eylemin tekerrür etmediği konusunda mahkeme heyetince vicdani kanaat oluştuğu, bununla birlikte her ne kadar sanık savunmasında kızının sevgisini ve şefkatini yanlış anladığını ve mağdureyi dövdüğü için kendisine iftira attığını savunmuş ise de, bozma öncesi dinlenen tanık ...’nin ifadesinde, mağdurenin babasından her dönüşünde moralinin bozuk olduğu, hatta babasının yanına gitmek istemediğini sürekli söylediğini beyan etmesi, ayrıca mağdurenin beyanında babasının kendisine yaptığı eylemi şefkatle yapmadığı, kendisine "seni annene benzetiyorum" diyerek eylemi cinsel ... ile yaptığını beyan etmesi karşısında, olay tarihi itibari ile mağdurenin yaşının on beşten büyük olduğu da göz önünde alındığında, mağdurenin her iki eylem arasındaki farkı anlayabilecek yaşta olduğu kanaatine varılarak, sanığın kızının sevgisini ve şefkatini yanlış anladığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, yine mağdurenin namus ve iffetini ortaya koyacak şekilde öz babasına böyle bir isnatta bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilerek, sanığın iftira atıldığı yönündeki savunmasına da itibar edilmemiş, sanığın eyleminin sarkıntılığı aşar nitelikte çocuğun cinsel istismarı olduğu kanaatine varılmıştır. IV. GEREKÇE Bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli, 2022/206 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.