Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/7420 E. , 2024/1441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1358 E., 2016/511 K. SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 in
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/7420 E. , 2024/1441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1358 E., 2016/511 K. SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/1358 Esas, 2016/511 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın cinsel taciz suçundan aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11.01.2023 tarihli ve 2021/12781 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile "...Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan katılan ...'a tebliğe çıkarıldığı ancak söz konusu tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmaması veya tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki adresine aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiği, buna karşılık muhatabın beyan adresi ile mernis adresinin aynı olması durumunda ise öncelikle şerhsiz tebligatın anılan Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğe çıkarılıp, bila tebliğ iade edilmesi halinde aynı adrese adı geçen Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden doğrudan şerhli tebliğ yapılması gerektiği gözetilmeden yokluğunda verilen gerekçeli hükmün katılanın duruşmada beyan ettiği adres yerine doğrudan mernis adresine gönderilmesi suretiyle yapılan tebliğ işleminin usûlsüz olduğu belirlenmiştir. Mevcut açıklamalar ışığında, inceleme konusu gerekçeli kararın adı geçen katılana usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ ve tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,..." karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Kararın bozulması gerektiğine, hakkında erteleme hükmü uygulanmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Dosya kapsamında yapılan incelemede sanık hakkında katılana yönelik cinsel taciz suçundan Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2014 tarihli ve 2014/3146 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2015 tarihli suç duyurusu ile sanık hakkında aynı eylemlere ilişkin kamu davası açıldığının anlaşılması ve dosya kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca sanık hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirildiğine ve dava açılmadan önce bu kararın kaldırıldığına dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığının anlaşılması karşısında, öncelikle anılan hususlar araştırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabul ve uygulamaya göre; sanığın katılana yönelik cinsel taciz suçunu oluşturan mesajları 01.06.2014, 02.06.2014 ve 05.06.2014 tarihlerinde gönderdiği ve bu tarihler itibariyle sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulanma imkanının bulunmadığının gözetilmemesi, 3. Sanığın işlediği kabul edilen eylemin suç tarihi itibarıyla lehe sayılıp, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/1358 Esas, 2016/511 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi. ...