Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/3906 E. , 2024/8886 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/260 E., 2023/532 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahmumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri, suça sürüklenen çocuk müdafileri, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahke
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/3906 E. , 2024/8886 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/260 E., 2023/532 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahmumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri, suça sürüklenen çocuk müdafileri, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2022 tarihli ve 2021/457 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın kayda göre on dört yaşında olan katılan mağdure ile oral yoldan, suça sürüklenen çocuğun da anal ve vajinal yoldan cinsel ilişkide bulunduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine dair kurulan kararın sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri, katılan Bakanlık vekili ile katılma talebinde bulunan dernek vekilinin istinaf yoluna başvurması ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/1783 Esas, 2022/1697 Karar sayılı kararı ile katılma talebinde bulunan derneğin suçtan zarar gören sıfatı olmadığından istinaf talebinin reddi ile diğer istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olup, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri, katılan Bakanlık vekili ile katılma talebinde bulunan dernek vekilinin temyiz yoluna başvurmaları ile Dairemizin 13.03.2023 tarihli 2023/26 Esas, 2023/1351 Karar sayılı kararı ile hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılması gerekliliğiyle kararın bozulmasına karar verilmekle, bozma kararı üzerine devam olunan yargılamada hastane doğumlu olduğu anlaşılan katılan mağdurenin yaşı hususunda hataya düşülmediğinin kabulü ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Üst sınırdan ceza tayini ile kendisini vekil ile temsil eden kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Psikolojik rahatsızlığı bulunan katılan mağdurenin soyut iddiaları dışında mahkumiyete elverişli delil bulunmadığına, keza olayın intikal aşamasında da sanığın ismine yer verilmeyip sonradan soruşturmaya dahil edilmesinin şüphe doğurduğuna, suçun işlendiğinin kabulünde dahi katılan mağdurenin yaşının küçük olduğunun tespit ve teşhis olunamayacağı gözetilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesince lehe değerlendirme yapılması gerektiğine, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile hata hükümlerinin uygulanmayarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir. C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstemleri Maddi gerçeğe aykırı olarak eksik soruşturma ve kovuşturma yapılarak, adli raporlar arasındaki esaslı çelişki dahi giderilmeden olayın intikal süresi, katılan mağdurenin çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı beyanları dikkate alınmadan gerekçesiz bir şekilde savunma haklarının ihlali suretiyle kurulan mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, alınan HTS kayıtlarının tek yanlı değerlendirildiğine, Mahkemede yapılan gözlemin taraflar huzurunda iken duruşma tutanağına geçirilmediğine ve hata hükümlerinin usulünce değerlendirmeyerek fiili olarak bozma kararına direnildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin ve temel ceza tayinine dair gerekçelerin hukuka uygun olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafileri ve sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.