İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/4222 Karar: 2024/7910 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/4222 K.2024/7910

9. Ceza Dairesi 2024/4222 E. , 2024/7910 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/48 E., 2024/32 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince veri

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/4222 E. , 2024/7910 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/48 E., 2024/32 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince veri

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/4222 E. , 2024/7910 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/48 E., 2024/32 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. Maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, ilk derece mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2-1.cümle, 3-a, 4, 53. ile 109/2, 3-b, 5, 43/1, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli ve 2023/264 Esas, 2023/416 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, (sanık sayısınca) aynı Kanun'un 103/2, 3-a, 43/1, 61/7, 53. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; (sanık sayısınca) kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 3-b-f, 5, 43/1, 53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına (sanık sayısınca) ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın katılan mağdur vekili, sanıklar müdafileri, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, talep etmelerine rağmen istinaf mahkemesince bu konuda bir değerlendirme yapılmadığına ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık ...’in yargılamanın hiç bir aşamasında Mahkemenin kabulünde olduğu şekliyle sanık ...’le ormana gittiklerine yönelik beyanı olmadığına, diğer sanığın baskıları sonucu üzerine atılı suça dair beyanda bulunduğuna, katılan mağdurun dava dışı soruşturması süren dosyada da mağdur olarak aynı ifadelerde bulunmasının mağdurun psikolojik rahatsızlığı olduğunu gösterdiğine, HTS kayıtlarına ilişkin aldırılan bilirkişi raporlarını mahkemenin yeterince irdelemediğine, suç tarihleri olarak belirtilen tarihlerde olay bölgesinde ve sanıkların hem kendi hem katılan mağdurla aralarında hiç bir baz eşleşmesi olmadığına, sanığın olay tarihi olarak belirtilen tarihte çalıştığının imza föyü ve baz istasyon kayıtlarıyla anlaşıldığına, arabada sanığa ait DNA örneğinin bulunmadığına, katılan mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları arasındaki çelişkisi değerlendirilmeden nitelikli halin ve zincirleme suç hükümlerinin haksız olarak uygulandığına ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, HTS kayıtlarının da katılan mağdurun iddialarını doğrulamadığına, Mahkemece dosya kapsamında hiç bir delil olmadan suçun iki kez ve birlikte işlendiği kabul edilerek artırım uygulandığına, haksız gerekçeyle takdiri indirim uygulanmadığına, Mahkemece çelişkiye düşülerek hem eylemde mağdurun rızasını kabul edip hemde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılmasına karar verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, Ancak; sanıkların eylemin gerçekleştiği yere cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın mağdurla birlikte gittiklerine dair savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların katılan mağduru ormana götürdükten sonra araç içerisinden çıkmasını engellediklerine yönelik katılan mağdurun çelişkili ifadeleri dışında delil olmadığından sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde yer alıp, 1/4'ten 3/4 oranına kadar cezada artırım yapılmasını öngören düzenlemeye göre müsnet suçtan verilen cezada söz konusu maddeye göre artırım yapılırken somut gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçeyle teşdit uygulanması, 3. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda dosya kapsamıyla uyuşmayan "Sanığın dosyaya yansıyan suçtan pişmanlık duymayan olumsuz kişiliği, suç kastının yoğunluğu" şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı gözetildiğinde bu hususta denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerekirken adli sicil kaydı olmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. 4. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanıklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, 2. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde yer alıp, 1/4'ten 3/4 oranına kadar cezada artırım yapılmasını öngören düzenlemeye göre müsnet suçtan verilen cezada söz konusu maddeye göre artırım yapılırken somut gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçeyle teşdit uygulanması, 3. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda dosya kapsamıyla uyuşmayan "Sanığın dosyaya yansıyan suçtan pişmanlık duymayan olumsuz kişiliği, suç kastının yoğunluğu" şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı gözetildiğinde bu hususta denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerekirken adli sicil kaydı olmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. 4. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan mağdur vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla