İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/5824 Karar: 2024/11163 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/5824 K.2024/11163

9. Ceza Dairesi 2024/5824 E. , 2024/11163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2014/198 E., 2015/285 K. KATILANLAR: ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti, müstehcenlik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/5824 E. , 2024/11163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2014/198 E., 2015/285 K. KATILANLAR: ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti, müstehcenlik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/5824 E. , 2024/11163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2014/198 E., 2015/285 K. KATILANLAR: ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti, müstehcenlik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEMYİZ EDENLER: Mağdure ... ve katılan mağdure ... vekili, sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi ret, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık hakkında müstehcenlik ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık (pek az sayıda mermi bulundurma) suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik katılan Bakanlık vekilince yapılan itirazın, merci tarafından incelenerek reddine karar verildiği; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçundan kurulan hükme yönelik ise temyiz isteğinin olmadığı anlaşılmış, bu nedenlerle temyiz incelemesinin sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı yapılmıştır. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında mağdureler ..., ... ile katılan mağdure ...'ye yönelik eylemleri nedeniyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik, mağdure ... ile katılan mağdure ...'ye karşı uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti ile 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun'a aykırılık suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın; 1. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, 2. Katılan mağdure ...'ye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, 3. Mağdure ...'a karşı müstehcenlik suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 4. Mağdure ... ile katılan mağdure ...'ye karşı müstehcenlik suçundan mahkumiyeti ile hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, 5. 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 6. Mağdureler ... ve ...'a karşı ayrı ayrı çocuğun cinsel istismarı ve yine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Mağdure ... ile Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, sanığın ...'ye yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyeti gerektiğine, dosya kapsamında 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı noktasında alınan raporlar arasında çelişki olduğuna, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine, alt hadden verilen cezaların yetersiz, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, eğitici ilişkisinin uygulanması gerektiğine, sanığın adli sicil kaydı yeterince incelenmeden bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaatin hatalı olduğuna ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Süre tutum dilekçesi ile bildirdiği usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği 1. Sanığın hileli hareketleri ile 5237 sayılı Kanun'un 103/1.a-b maddeleri yönünden değerlendirme yapılması ve eylemin seçimlik hareketlerden iki fıkrada belirtilen eylemlere girmesi nedeni ile alt sınırdan uzaklaşarak ceza verilmesi gerekirken usul ve kanuna aykırı olarak sadece 103/1-a maddesi yönünden hüküm kurularak alt sınırdan ceza tertibi yoluna gidilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 103/1-a.b maddeleri yine kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma eylemi yönünden de aynı Kanun'un 109/2,3-f,5 maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği, 3. Bütün mağdurlara yönelik eylemlerin 2013 yılı Eylül-Ekim ayları içerisinde gerçekleştirdiğini kabul ettiği, bu tarih itibarı ile de mağdure ... ve diğer mağdurelerin on beş yaşından küçük olduğu, soyut iddia değerlendirmesi yapılırken; aralarında doğum tarihi itibarı ile yaklaşık 10 günlük fark bulunan 04.01.1999 doğumlu mağdure ...'ın anlatımı hükme esas alınırken; ondan 10 gün sonra doğmuş olan 26.12.1998 doğumlu ...'nin anlatımı on beş yaşından büyük olması sebebi ile hükme esas alınmayarak soyut olarak değerlendirilmesinin çelişki oluşturduğuna, 4. Sanık hakkında ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hile ile on beş yaşından küçük mağdureye cinsel istismar eyleminde bulunması yönünden 5237 sayılı Kanun'un 103/1-a, 2,4 ve 109/2,3-f,5 maddeleri gereğince mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirdiğine ilişkindir. D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Cezaların alt hadden belirlenmesinin, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin, ... aleyhine eylemlerde beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Müstehcenlik ile 6136 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği ve esasen bu hususta mahallinde merciince karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Kovuşturma aşamasında on beş yaşından büyük olan mağdure ile velayet hakkına sahip babası Murat'ın sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmaması karşısında, vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. C. Sanık Hakkında Mağdureler ... ve ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları ile Katılan Mağdure ...'ye Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Beraat Kararları Yönünden 1. Suç tarihinde kayden on iki - on beş yaş aralığında bulunan mağdureler ... ve ... ile katılan mağdure ... hakkında Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesince hazırlanan 13.03.2015 tarihli raporlarda kemik yaşlarının on yedi - on sekiz yaş ile uyumlu olduğunun belirtilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suçun niteliği ile oluşumuna etkisi bakımından mağdureler ile katılan mağdurenin öncelikle resmi kurumda doğup doğmadıklarının araştırılarak, resmi kurumda doğmadıklarının anlaşılması halinde anılan Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesince hazırlanan kemik yaşı raporu ile sanığın mağdureler ile katılan mağdurenin on sekiz - on dokuz yaşında olduklarını söylediklerine dair savunmaları dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 2. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde "Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir" ve aynı Kanunun 210/1. maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda mağdure ...'ün kendisine yönelik eylemlerle ilgili aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunması nedeniyle duruşmaya getirilerek iddiaya konu eylemlerle ilgili detaylı ifadesi alınmadan, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma aşamasında kaydedilen görüntülerin duruşmada hazır bulunanlarca izlenerek sanık ile müdafiine diyecekleri sorulmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 3. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, aynı Kanun'un 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İsteği ile Müstehcenlik ve 6136 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure ... vekili, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Mağdureler ... ve ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları ile Katılan Mağdure ...'ye Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Beraat Kararları Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun, olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla