İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/6724 Karar: 2025/1844 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/6724 K.2025/1844

9. Ceza Dairesi 2024/6724 E. , 2025/1844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/ 164 E., 2015/67 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suç

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/6724 E. , 2025/1844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/ 164 E., 2015/67 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suç

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/6724 E. , 2025/1844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/ 164 E., 2015/67 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, sanık ... müdafii tarafından incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, belirlenen tarihte sanık ... müdafiin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan değerlendirmede, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar haklarında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar haklarında atılı suçlardan mahkumiyet kararları verilmiştir. II. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuklar Haklarında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Kayden 01.01.1997 doğumlu olan mağdurenin 03.03.2025 tarihinde sunmuş olduğu dilekçeyle suça sürüklenen çocuklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca, mağdure vekilinin suça sürüklenen çocuklar açısından kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği ile Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri Yönünden 1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230 , 289/g maddeleri ve 1412 sayılı Kanun'un 308/7. maddesi uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanıklar ile suça sürüklenen çocukların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleriyle bunun hukuki nitelendirmesinin belirtilmesi suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince olay tarihinde on yedi yaşı içinde bulunan katılan mağdureye yönelik işlendiği kabul edilen suçlardan kurulan hükümlerin gerekçesinde cebir, tehdit veya hile hususunun nasıl ve ne şekilde gerçekleştiği hususunda açıklama yapılmadan ve denetime elverişli gerekçe içermeden yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle Anayasanın 141 ile 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulması, 2. Katılan mağdurenin suça sürüklenen çocukların kendisine yönelik rızası dışında herhangi bir eylemde bulunmadıklarına dair hükümden sonra 03.03.2025 tarihinde dilekçe sunduğunun anlaşılması karşısında, katılan mağdurenin yeniden beyanı alınarak anılan dilekçe içeriği de açıklattırıldıktan sonra suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3. İlk Derece Mahkemesinde gerçekleştirilen yargılama sırasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimler Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 30.01.2015 tarihli raporda, katılan mağdurede dava konusu olaya bağlı meydana gelen ve "tüm sanıkların müstakil ve müşterek eylemleri ile neden-sonuç ilişkisi (illiyet bağı) içinde ortaya çıkan depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu" rahatsızlıkları saptandığı belirtilerek ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği halde Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 15.05.2015 tarihli raporda mağdurenin ruh sağlığını tüm sanıkların eylemlerinin "birlikte kalıcı ve sürekli olarak" bozduğunun tespit edilmesi karşısında, mevcut raporlar arasında çelişki olduğu gözetilerek katılan mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevk edilip, raporlar arasındaki çelişki giderilerek katılan mağdurenin ruh sağlığının sanıklar ve suça sürüklenen çocukların eylemlerinden dolayı ayrı ayrı mı veya birlikte bozulup bozulmadığına ilişkin tespitten sonra sanıklar ve suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde kararlar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Mağdure Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuklar Haklarında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Mağdure Vekilinin Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği ile Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri ile sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla